Grieved türkçesi Grieved nedir

Grieved ile ilgili cümleler

English: They grieved for their father.
Turkish: Kendi babaları için üzüldüler.

Grieved ingilizcede ne demek, Grieved nerede nasıl kullanılır?

Be deeply grieved : Yüreği kan ağlamak.

Be grieved : Müteessir olmak. İçerlemek. Kahrolmak. Kahırlanmak.

Aggrieved : Mağdur. Kırılmış. Dertli. Kederli. İncinmiş. İncitilmiş. Mazlum. Üzgün. Haksızlığa uğramış. Üzüntülü.

Aggrievedly : İncitilmiş bir halde. Mağdur bir halde.

Be aggrieved : Mağdur olmak.

Grievance : Kindarlık. Sıkıntı. Kincilik. Şikayet. Şikayete sebep olan durum. Yakınma. Şikayete yol açan durum. Sıkıntı sebebi. Sorun. Dert.

Grievance committee : Şikayet komitesi. Şikayeti inceleyen komite. Yakınma kurulu. İşçilerle işveren arasında çıkan anlaşmazlıkları ve yakınmaları çözümlemekle görevli kurul.

Grievers : Üzgün olan kimse. Matem tutan kimse. Keder verici. Ağıt yakan kimse. Yaslı kimse.

Griever : Matem tutan kimse. Yaslı kimse. Keder verici. Ağıt yakan kimse. Üzgün olan kimse.

Aggrieve : Kederlendirmek. Rencide etmek. Mağdur duruma düşürmek. Kırmak. Gücendirmek. Üzmek. Mağdur etmek. İncitmek.

İngilizce Grieved Türkçe anlamı, Grieved eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Grieved ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dismals : İç karartıcı. Sıkıntılı. Üzücü. İç karartıcı durum. Kasvetli. Kasvetlilik durumu. Sönüklük. Loş ve sıkıntı verici. Sönük.

Aggrieves : Kırmak. İncitmek. Gücendirmek. Rencide etmek. Mağdur etmek. Mağdur duruma düşürmek.

Blue : Blue. Har vurup harman savurmak. Umutsuz. Morali bozuk. Sınav. Çivit. Çivitlemek. Hüzünlü. En iyi doğrusal yansız tahminci.

Desolates : Kimsesiz bırakmak. Perişan etmek. Tenha. Boş bırakmak. Kuş uçmaz kervan geçmez. Harap etmek. Terketmek. Issız.

Dolefuller : Üzüntülü. Keyifsiz. Üzgün. Sıkıntılı. Efkarlı. Kasvetli. Hüzünlü.

Bother about : Aldırmak. Endişelenmek. Canını sıkmak. Canı sıkılmak.

Desolating : Tenha. Perişan etmek. Kuş uçmaz kervan geçmez. Issız. Terketmek. Kimsesiz bırakmak. Boş bırakmak. Harap etmek.

Afflicted : Üzgün. Dertli. Hastalığa yakalanmış. Bağrı yanık. Uğramış. (hastalık) çeken. Bedensel özürlü. Özürlü (zihinsel veya bedensel). Tutulmuş.

Agonised : Acı çektiğini belli eden. Üzüntülü (ayrıca agonized). Aşırı derecede üzücü. Üzüntülü. Acı ve kaygıyla nitelendirilen. Istırap ile tanımlanan.

Sorry : Saçma. Esef etmek. Kepaze. Eseflenmek. Üzgün. Üzgünüm. Pişman. Acı. Gamlı. Zavallı.

Grieved synonyms : well grooved, sorer, sorest, droopier, deject, carking, gloomings, heartsore, affect, dejecting, agitate, disconsolate, sorrowful, bemoan, grieves, gloomed, affected by, sorriest, touched, afflict, aggrieving, affects, bitterer, bitter, gloom, desolate, broken hearted, sympathize with, mourn, droopy, bring under, hot, glooms.

Grieved zıt anlamlı kelimeler, Grieved kelime anlamı

Unestablished : Yerleştirilmemiş. Oluşturulmamış. Kurulmamış.

Colorful : Renk renk. Rengarenk. Renkli. Parlak. Hareketli. Ala. Canlı.