Heartworm türkçesi Heartworm nedir

  • Köpeklerin kalp ve pulmoner arterisinde bulunan parazit türü.
  • Tropik ve subtropik bölgelerde köpek ve diğer etçillerin sağ kalbi ve akciğer atardamarlarında parazitlenen, sivrisineklerle taşınan filaryal nematod türü, filaria immitis, dirofilaria magalhaesi, dirofilaria immitis.
  • Kalp kurdu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Heartworm ingilizcede ne demek, Heartworm nerede nasıl kullanılır?

Heartworm disease : Genellikle köpeklerde seyrek olarak insanlarda dirofilaria cinsi nematodların neden olduğu öksürük, göğüs ağrısı ve bazen hemoptizis gibi belirtilerin görüldüğü enfeksiyon, dirofilaryozis. Kalp kurdu hastalığı.

Heartwood : Öz kerestesi. Göbek kerestesi. Öz odun. Özodunu. Ağcın göbeğindeki sert odun.

Heartwarming : Memnun edici. Dokunaklı. İç açıcı. Hayat dolu. Sevindirici.

Heart action : Kalp fonksiyonu.

Heart and soul : Canı gönülden. Tamamen. Seve seve.

Heart blocks : Kalp blokları. Kalp durgusu. Kalp bloğu. Sinoatriyal blok, atriyoventriküler bloklar, his demeti dal blokları gibi, kalpte sinirsel, organik, toksik, enfeksiyon gibi nedenlerle sinüs düğümünden çıkan uyarımların kalbin çeşitli kısımlarında tutularak iletiminin gecikmesi veya tamamen kesilmesi olayı.

Heart bypass operation : Damar değiştirilerek kan akışının hasarlı bir kan damarının çevresine yönlendirildiği ameliyat. (kalp) baypas ameliyatı.

 

Heart breaker : Kalp kırıcı. Üzüntü veren kimse. Kalp kıran kimse. Üzüntü ve kedere neden olan kimse.

Heart attack : Kalp krizi. Koroner atardamarın tıkanması veya kalp kası infarktüsü.

Heart block : Kalp durgusu. Kalp bloğu.

İngilizce Heartworm Türkçe anlamı, Heartworm eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heartworm ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wood : Ağaçlık. Sertleşmiş ölü ksilem hücrelerinden oluşmuş karmaşık yapı. Ahşap. Koru. Tahtadan yapılmış. Küçük orman. Odun. Orman. Tahta.

Tree : Ağaç. Darağacı. Ağaçtan. Odunsu kök, gövde ve dallarla yapraklardan oluşan, uzun ömürlü, gelişkin bitki. Gövdelerinde sekonder kalınlaşmanın ve odunlaşmanın olduğu, boyları 3 m'den daha uzun olan çok yıllık bitkiler. Mil. Çizimsel gösterimi, bir dizi dallanmalardan oluşması bakımından, bir ağaca benzeyen veri yapısı. Çarmıh. Çıkmaza sokmak. Bilişim, biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Nightcrawler : Yer solucanı. Solucan. Toprak solucanı. Geceleri çıkan solucan. Yersolucanı. Olta solucanı.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

 

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Angleworm : Yersolucanı. Olta solucanı. Solucan.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Wiggler : Olta solucanı. Sivrisinek larvası. Bir taraftan diğerine hareket eden şey veya kimse. Yersolucanı. Tezgah üzerinde parça kenarını veya ortasını bulmaya yarayan bir gereç. Toprak solucanı. Solucan.

Heartworm synonyms : oligochaeta, class oligochaeta, fishworm, oligochaete, oligochaete worm, nightwalker, abdominal palpation, crawler, a dna, a c syndrom, abattoir, fishing worm, a c deformity, abdomen, abdominal fat necrosis, red worm, abdominal distention, abaxial, dew worm, a clay, a amplitude mod, duramen.