Heater türkçesi Heater nedir

  • Kalorifer.
  • Isıtaç.
  • Fırın.
  • Soba.
  • Isıtan aygıt.
  • Şofben.
  • Bir ortamın sıcaklığını artırmaya yarayan aygıt.
  • Ocak.
  • Tabanca.
  • Isıtmaç.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Isıtıcı.
  • Isıtma aygıtı.

Heater ile ilgili cümleler

English: Our electric heater did not work well.
Turkish: Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmadı.

English: Our electric heater does not work well.
Turkish: Elektrikli ısıtıcımız iyi çalışmıyor.

English: Have you ever switched off the heater in winter?
Turkish: Sen hiç kışın ısıtıcıyı kapattın mı?

English: I warned little Mary to leave the kerosene heater alone.
Turkish: Küçük Mary'yi gazyağı ısıtıcısına dokunmaması için uyardım.

English: Our dorm's having heater problems.
Turkish: Bizim yurt ısıtıcı problemleri yaşıyor.

Heater ingilizcede ne demek, Heater nerede nasıl kullanılır?

Heater plug : Sıkıştırma ateşlemeli motorlarda soğuk motora yol verirken, sıkıştırılan havanın sıcaklığının yeterli düzeye çıkmasını sağlamak amacıyla, emme borusu ya da yanma odası içine yerleştirilen önısıtıcı. Kızdırma bujisi. Isıtma bujisi. Isıtıcı fileman. Ön ısıtma bujisi. Isıtma ateşliği.

Heater plug filament : Isıtma ateşliği içinde bulunan ve üzerinden elektrik akımı geçirilince ısınan tel. Kızdırma bujisi ulamanı. Isıtma ateşliği direnç teli.

 

After heater : Son ısıtıcı.

Air heater : Tenek ısıtıcısı. Hava ısıtıcısı. Hava ön ısıtıcısı.

Bath heater : Termosifon.

Gas heater : Gaz ısıtıcısı. Gazlı ısıtıcı. Şofben. Gaz ile sıcak su hazırlayan aygıt. Gaz su ısıtıcısı. Gaz sobası.

Feed water heater : Besleme suyu ısıtıcısı.

Immersion heater : Daldırmalı su ısıtıcısı. Daldırma ısıtıcı. Daldırma tip ısıtıcı. Isıtılacak suya daldırılacak şekilde tasarlanmış su ısıtıcısı. Dalgıç ısıtıcı. (britanya) su ısıtıcısı. Daldırma tipi ısıtıcı. Elektrikli su ısıtıcısı. Daldırma tipi su ısıtıcısı.

Car heater : Binitlerde motor soğutma suyu ısısından yararlanılarak ısı sağlayan aygıt. Oto kaloriferi. Binit ısıtacı. Oto ısıtacı.

Core type induction heater : Çekirdek tipi endüksiyon ısıtıcı.

İngilizce Heater Türkçe anlamı, Heater eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heater ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hearth : Aile ocağı. Ritmik kasılmalarıyla kanın dolaşımını sağlayan ve devam ettiren, değişik sayıda odacıklara ayrılmış veya tüp biçiminde, kaslı bir organ. kalp. Şömine tabanı. Demirci ocağı. Yurt. Ocak tabanı. Yuva. Şömine. Yürek.

 

Bakeshop : Ekmek fırını. Pişirilmiş yiyecekler satılan dükkan.

Stinger : Uçaksavar roketatar. Diken. Sokan hayvan. İğne (akrep vb.). Arı iğnesi. Isırgan otu. Kırıcı söz. Akrep iğnesi. İçe oturan söz.

Acid salt : Asit tuz. Aynı zamanda asit olan tuz. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuzu. Sodyum klorit.

Alcohols : İspirto. Alkol. Alkoller. İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh).

Equalizers : Beraberlik golü. Dengeleyici. Ekolayzer. Eşitleyiciler.

Cookstove : Yemek pişirmek için kullanılan fırın. Mutfak (ocak).

Calorific : Isıtan. Isı veren. Kalorisel. Kalorifik. Isıl. Isı ve sıcaklıkla ilgili olay, süreç ve tepkimelerin genel niteliği. Kalorili. Isı üreten.

Smoke : Dumana tutmak. (arıları) dumanla sersemletmek. İs yapmak. Tüttürmek. Duman tütmek. Dumanı geri vermek. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Tütmek. Füme etmek (eti veya balığı). Sigara içmek.

Calefactive : Sıcaklık sağlayan. Isı ileten. Isıtan.

Heater synonyms : hot pad, hot water heater, kerosine heater, demister, oilstove, heating pad, hot water tank, gun, warmer, cookers, pitch, oil heater, colts, bakeries, bullet, aldehydes, association, handgun, warmers, heaters, additive, bakehouse, active passive metal, radiators, brasier, device, furnace, gat, bakeshops, furnaces, water heater, firebox, calorifics.

Heater ingilizce tanımı, definition of Heater

Heater kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, heats.