Heliotrope türkçesi Heliotrope nedir

  • Ayçiçeği.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Pırıldak.
  • Hodangiller (boraginaceae) familyasına ait heliotropium türlerine verilen ad. taze yaprakları ezilerek siğil üzerine sürülen, bazı türleri ateş düşürücü, safra söktürücü ve yara kurutucu olarak kullanılan, tek veya çok yıllık otsu, tüylü beyaz veya sarımtırak çiçekli bitkiler.
  • Güneş çiçeği.
  • Günebakan.
  • Papatyagiller (compositae) familyasından, sarı çiçekli, aken tipi meyveli, meyveleri kuruyemiş olarak yenen ya da yağ eldesinde kullanılan, bir yıllık otsu bir bitki türü. çekirdek, gündoğdu, günaşık.
  • Açık mor.
  • Siğil otu.
  • Bambulotu.
  • Vanilya çiçeği.
  • Kantaşı.
  • Kediotu.
  • Helyotrop.

Heliotrope ingilizcede ne demek, Heliotrope nerede nasıl kullanılır?

Heliotropes : Vanilya çiçeği. Pırıldak. Bambulotu. Kantaşı. Kediotu. Günebakan. Güneş çiçeği. Helyotrop.

Heliotropic : Güneş yönüne doğru dönen (biyoloji terimi). Fototropizm. Işığa yönelen. Helyotropik. Işık etkisiyle yön değiştiren.

Heliotropic wind : Helyotropik rüzgar. Güneşi izleyen rüzgar.

Heliotropically : Güneşe doğru. Güneş yönüne doğru dönen bir şekilde. Işığa yönelen bir şekilde. Helyotropik bir şekilde.

Heliotropism : Güneş ışığı yönüne dönme veya o yönde büyüme eğilimi. Günedoğrulum. Helyotropizm. Güne yönelim. Heliotropizm.

 

Epitheliotropic : Epitel hücrelerine karşı eğilim gösteren. Epiteliotropik. Epitelyotropik.

Equine multisystemic epitheliotropic disease : Multisistemik epiteliotropik sendrom. Atların multisistemik epiteliotropik hastalığı.

Apheliotropism : Güneşte büyüme veya yüz çevirme eğilimi (botanik terimi).

Heliotherapy : Güneş tedavisi. Güneş ışığı tedavisi. Güneşle tedavi. Helyo tedavi. Helyoterapi. Heliootama. Güneş ışığı ve sıcaklığıyla tedavi. Güneşin ve mor ötesi ışınlarının mikrop öldürücü özelliğinden yararlanılarak geliştirilen bir yara tedavi biçimi. Güneşle sağaltım.

Epitheliotropic lymphoma : Epitel hücrelerine karşı afinite gösteren t lenfositlerden köken alan, düzensiz, büyük ve solgun lenfositlerin varlığıyla belirgin lenfoid doku tümörü. özellikle yaşlı köpeklerde nispeten yaygındır. Epiteliotropik lenfom.

İngilizce Heliotrope Türkçe anlamı, Heliotrope eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Heliotrope ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Girasole : Opal.

Bloodstone : Parlatma tozu. Kan taşı. Jasp.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Blinkering : At gözlüğü. Flaşör. Çakar söner ışık. İşaret lambası. Sinyal ışığı. Flaş lambası. Göz. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). Atın göz siperi.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

 

Hematite : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Olijist. Hematit. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, koyu gri, kara; çizgi kırmızı; sertlik 5-6.5 özgül ağırlık 5.2-5.3; hekzagonal.). Kan taşı.

Specular iron : Parlak demir. Hematit. Yansıtıcı demir.

Blinker : Sinyal ışığı. Yanıp sönen sinyal lambası (devamlı). İşaret lambası. İşaret lambası (aut.). Flaşör. Çakar. Flaş lambası (aut.). Atın göz siperi. Çakar söner ışık.

Heliotrope synonyms : calcedony, heliotropes, agate, heliographs, agates, heliograph, haematite, abambulacral area, abramis zone, aardvark, girasoles, allheals, lilacs, acacia, cherry pie, abductor muscle, bloodstones, styptic pencil, chalcedony, allheal, helianthus, lilac, a cells, whitetop, abo blood groups system, aardwolf, abiotic factor, valerians, abacus bodies, common valerian, valerianella, valerian, a chromosome.

Heliotrope ingilizce tanımı, definition of Heliotrope

Heliotrope kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An instrument or machine for showing when the sun arrived at the tropics and equinoctial line.