Hematites türkçesi Hematites nedir
Hematites ingilizcede ne demek, Hematites nerede nasıl kullanılır?
Hematite : Olijist. Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kantaşı. Kan taşı. Hematit. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, koyu gri, kara; çizgi kırmızı; sertlik 5-6.5 özgül ağırlık 5.2-5.3; hekzagonal.).
Hematitic : Hematite özgü. Hematit gibi. Hematite benzeyen. Hematit (kantaşı) ile ilgili.
Hematic : Kansal. Kana etki eden ilaç. Hematik. Kanlı.
Hematidrose : Hematidroz. Kanlı terleme, hematidrozis.
Hematidrosis : Hematidrozis. Kanlı ter çıkarma. Hematidroz.
Hematinic : Hematinik. Kan yapıcı. Hematik. Hematin (oksitlenmiş hemoglobinden elde edilen pigment) ile ilgili.
Anathematise : Kınamak. Yasaklamak. Yasaklamak (ayrıca anathematize). Kiliseden aforoz etmek. Lanetlemek. Aforoz etmek.
Anathematisation : Lanet (ayrıca anathematization). Aforoz duyurma eylemi. Lanetleme eylemi.
Anathematization : Aforoz duyurma eylemi. Lanetleme eylemi. Lanet (ayrıca anathematisation).
Anathematize : Afaroz etmek. Yasaklamak. Kiliseden aforoz etmek. Kınamak. Lanetlemek. Aforoz etmek.
İngilizce Hematites Türkçe anlamı, Hematites eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hematites ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hematite : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Mineral. (fe2o3; metalimsi parıltı, koyu gri, kara; çizgi kırmızı; sertlik 5-6.5 özgül ağırlık 5.2-5.3; hekzagonal.). Olijist.
Infectious disease : İnfeksiyöz hastalık. Taşınabilir hastalık. Vücutta patojenik organizmaların gelişiminden kaynaklanan hastalık. Bulaşan hastalık. Bulaşıcı hastalık. Başkalarına geçirilebilir hastalık. Enfeksiyöz bir etken veya onun ürünlerinin konak vücudunda bulunmasından dolayı normal fonksiyonlarını yerine getirememesi sonucu konakçının sağlık durumunda meydana gelen değişiklik, enfeksiyöz hastalık, kontagiyöz hastalık. etken, bakteri, virüs, mantar veya parazit olabilir, konaktan diğer konağa bulaşabilir veya konağın kendi mikroflorasından kaynaklanır.
Bloodstones : Güneş çiçeği. Jasp. Kediotu. Parlatma tozu. Günebakan.
Styptic pencil : Kan kesici ilaç. Berberlerin kanamayı durdurmakta kullandığı çubuk. Kan kalemi.
Specular iron : Yansıtıcı demir. Parlak demir.
Haematite : Olijist.
Heliotropes : Vanilya çiçeği. Helyotrop. Kediotu. Bambulotu. Pırıldak. Günebakan. Güneş çiçeği.
Viral hepatitis : Bir virüsten kaynaklanan ağır hastalık. Viral hepatit.
Bloodstone : Kediotu. Jasp. Güneş çiçeği. Günebakan. Parlatma tozu.
Agates : Misket. Bilye. Akik. Akik renginde. Agat. Akik taşı.
Hematites synonyms : liver disease, delta hepatitis, hepatitis delta, agate, iron ore, emery, heliotrope.

Bu kısımda Hematites kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hematites ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hematites anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hematites ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.