Hemimorph türkçesi Hemimorph nedir

  • Bakışım derecesinin eksilmesi yoluyla, bakışım ekseni ucay olan kristal biçimi.
  • Jeoloji alanında kullanılır.
  • Hemimorf.
  • Yarıbiçimli.

Hemimorph ingilizcede ne demek, Hemimorph nerede nasıl kullanılır?

Hemimorphite : Kalamin. Hemimorfit.

Hemimelia : Hemimeli. Bacakların alt kısımlarının doğuştan yokluğu.

Hemimellitic : Hemimelik.

Hemimetabole : Yan başkalaşma gösteren. hemimetabol. Yarı başkalaşan. Hemimetabol.

Hemimetabolous : Yarı başkalaşan.

Hemimetabolus metamorphosis : Hemimetabol gelişme. Yarı başkalaşım.

Hemimetabolous hemimetaboly : Bazı böceklerde nimf ve ergin evreleri kapsayan, çekirgelerde olduğu gibi yumurtadan çıkan yavruların ergine benzediği, ancak eşey organları ve kanatlarının tam olarak gelişmediği bir başkalaşma tipi. paraziter böceklerin kimi dizilerinde (bitler) yumurtadan çıkan larva fonksiyonel genital organların ve kanatların (şayet kanatlıysa) bulunmaması dışında erişkinlere (imago) benzerler. gelişim süreci boyunca sayısı türe göre değişen birkaç gömlek değişimi olmaktadır. bu yavaş gelişim boyunca son gömlek değişiminden sonra olgun ve fertil erişkinler meydana gelir ve üreme başlar, hemimetabol gelişme. Yarı başkalaşım.

Hemimetbolous : Yarıbaşkalaşma geçiren. Yarıbaşkalaşan.

 

Hemimetaboly : Eksik metamorfoz. Bazı böceklerde nimf ve ergin evreleri kapsayan, çekirgelerde olduğu gibi yumurtadan çıkan yavruların ergine benzediği, ancak eşey organları ve kanatlarının tam olarak gelişmediği bir başkalaşma tipi. hemimetaboli. Yanbaşkalaşım. Böceklerde, kurtçuk evresi görülmeyen başkalaşma çeşidi. (bitler, yarımkanatlılar ve hamamböcekleri, yarıbaşkalaşma geçiren böceklerdendir.). Yarıbaşkalaşma. Yarı başkalaşım.

İngilizce Hemimorph Türkçe anlamı, Hemimorph eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hemimorph ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alkali rocks : Alkali kayaç. Öteki bileşenlere oranla, alkalilerin çokluğu gibi ayırt edici bir özellik gösteren ve genel olarak sodyumlu piroksen, sodyumlu amfibol ya da feldspatsıları kapsayan magmatik kayaçlar. Alkali kayaçlar.

Acrozone : Uç kuşağı. Belirli bir taşıl türünün, cinsinin ya da başka bir bölümleme biçiminin, bütün ucunu kapsayan ya da onu belirten katmanlı kayaçlar. Menzil zonu.

Alcalic fumarole : Alkali tüten. 100-200 derece sıcaklıkta, nh2 cl, co2, h2s ve h2o bileşimli gazlar çıkaran fumaroller.

Abysal environment : 2000 m.nin altındaki derin deniz dibi ortamı. Derin ova.

Advance of aglacier : Buzul ilerlemesi. Buzulun önden uzanması.

Absolute age : Bir kayacın ya da bir katmanın yıl ve sayıyla belirtilen yaşı. Kesin yaş. Mutlak yaş. Salt yaş.

Adventive cone : Bir yanardağın yamacında ve eteğinde, çoğunlukla bir yarık üstünde bulunan lav ya da tüf konisi. Parazitik koni. İlerleme konisi. Ek koni. İlerleme hunisi.

Algonkian : Kambriya dönemi katmanlarının altına gelen, içinde tanımlanamayan taşıl kırıntıları bulunan eski bir oluşuk. (kayaçları genel olarak arkeene oranla daha az başkalaşmıştır.). Algonkiyen. Alkongien. Kuzey amerika yerlileri tarafından konuşulan dil ailesi. Bir prekambriyen sistemi.

 

Agricultural geology : Tarımsal jeoloji. Tarım yerbilimi. Tarım ve toprak konularıyle uğraşan yerbilim dalı.

Abrasive power : Akarsuyun ve akarsuyla taşınan katı maddelerin, devimsel enerjileri arasındaki orantı.(akarsuyun devimsel m . v2 enerjisi = m . v2; taşınan maddelerin devimsel enerjisi = -»- dir. m = suyun kütlesi, v = akarsuyun hızı, m = maddelerin kütlesi, v = taşınan maddelerin hızı.). Aşındırıcı kuvvet. Akarsuyun aşındırma gücü. Aşındırıcı güç.

Hemimorph synonyms : adjacent rock, absolute chronology, acid fumarole, abyss, after shock, aggregats.