Hinge ligament türkçesi Hinge ligament nedir

  • Menteşe bağı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Yassı solungaçlıların iki kabuğunu birleştiren elastik eklem.

Hinge ligament ingilizcede ne demek, Hinge ligament nerede nasıl kullanılır?

Hinge : Reze. Menteşe. Bağlı olmak. Menteşe takmak. Dönmek. Dayanmak. Menteşelemek. Eklem. Vareste olmak. Esas.

Ligament : Bağdoku. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı. ligament. Köprü. Lıgament. Bağ. Bağ doku. Hareket eden birkaç kemiği birleştiren kuvvetli, telli sık bağ dokusu şeridi. yassı solungaçlılarda iki kabuğu bağlayan menteşe şeklindeki yapı, ligament. Ligament. Kiriş.

Hinge joint : Reze eklem. Mafsallı ek yeri. Mafsal derzi. Sadece öne ve arkaya harekete izin veren eklem. Oynar eklem. Menteşe birleşim yeri.

Hinge pin : Panoları açılır kapanır biçimde birleştiren saplama. Menteşe saplaması.

Hinged : Menteşelenmiş. Oynaklı. Açılır kapanır. Hareketli. Menteşeli. Rezeli. Mafsallı.

Hingeless : Menteşesiz. Menteşesi olmayan.

İngilizce Hinge ligament Türkçe anlamı, Hinge ligament eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hinge ligament ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.

Abiotic environment : Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.

 

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Hinge ligament synonyms : acacia, abambulacral area, abacus bodies, abiotic factor, a cells, aardvark.