Hocked türkçesi Hocked nedir

  • Alman şarabı.
  • Rehine vermek.
  • İç diz.
  • Diz içi kirişlerini kesmek.
  • Topal etmek.
  • Rehin.
  • Ren şarabı.
  • Rehin bırakmak.

Hocked ile ilgili cümleler

English: Ali could see that Mary was shocked.
Turkish: Ali Mary'nin şok olduğunu görebiliyordu.

English: Ali and Mary both looked shocked.
Turkish: Ali ve Mary'nin her ikisi de şok olmuş görünüyorlardı.

English: Ali and Mary were both shocked by what John did.
Turkish: Ali ve Mary her ikisi de John'un yaptıklarına şok oldular.

English: Ali looked completely shocked.
Turkish: Ali tamamen şoke uğramış görünüyordu.

English: Ali is shocked.
Turkish: Ali şok olmuş.

Hocked ingilizcede ne demek, Hocked nerede nasıl kullanılır?

Be shocked : Şok olmak. Şoke olmak. Aklı durmak. Kanı donmak. Kulaklarına inanamamak. Neye uğradığını şaşırmak. Sarsılmak. Dumur olmak.

Being shocked : Şoke edilmiş olma. Korkutulmuş olma. Korkutulma. Şoke edilme. Şoka uğratılma.

Chocked : Tıkanmış. Kızağa çekmek. Destek koymak. Takozla desteklemek. Kısık.

Shocked : Çarpılmış. Sarsılmış. Şaşkın. Şoklanmış. Cin çarpmışa dönmüş. Beyninden vurulmuşa dönmüş. Şoke. Şaşkına dönmüş. (çok) şaşırmış.

Was shocked : Şoke oldu. Şoke edildi. Dehşete düştü. Şoka girdi. Sarsıldı. Dehşete düşürüldü.

 

Hocker : Puf. Tabure.

Shilling shocker : Peş para etmez roman. Ucuz roman.

Hockey : Hokey.

Shocker : Değersiz kitaplar. Heyecanlı roman. Elektroşok cihazı. İnsanı şoke eden şey. En kötü örnek. Heyecanlı hikaye. Çekilmez tip. Sarsan şey. Katlanılmaz kimse.

Hockeys : Hokey.

İngilizce Hocked Türkçe anlamı, Hocked eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hocked ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mortgages : İpotekler. İpotek.

Guaranty : Kefalet. Garanti altına alma. Kefil. Güvence. Tekeffül etmek. Teminat. Emniyet. Garanti. Garantör.

Pawning : Tehlikeye atılma. Terhin etme. Terhin. Rehnetme. Rehin vermek. Tehlikeye atılan. Rehin mukabili ikraz. Rehine koymak. Tehlikeye atmak.

Hypothec : Tutu. İpotek. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması. Sağlanca.

Pouch : Cep. Torba. Göz altında oluşan torbamsı şişlik. Poş. Kese. Avurt. Torbacık. Cebe indirmek. Torba ya da cep biçiminde herhangi bir yapı. cep. Biyoloji, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Breast pocket : Göğüs cebi.

Hamstrings : Kösteklemek. Dirsek kirişi. [#sakat Sakatlamak]. Dizardı kirişi. Aksatmak. Diz arkasındaki kiriş. Baltalamak. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Topuk kirişini keserek sakatlamak.

Hock : İç diz (hayvan). Diz içi (hayvan). Beyaz alman şarabı.

Lames : Eksik. Sakat. Yavan. Topallamak. Topal. Aksak. Sakatlamak.

Hocked synonyms : slash pocket, glory hole, storage locker, pocket flap, patch pocket, rhine wine, hip pocket, depositum, lazaretto, vest pocket, guaranties, compartment, hocking, lame, hamstringing, hobbles, hostage, garment, liens, hostages, hocks, hobbled, lamed, rhenish, lamest, lameds, hypothecation, hobble, locker room, pawns, guarantying, hamstrung, hamstring.

 

Hocked zıt anlamlı kelimeler, Hocked kelime anlamı

Unobstructed : Tam. Tıkanmamış. Kapatılmamış. Açık. Engellenmemiş. Engelsiz.

Straight : Düz. Düzgün. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düz hat. Eşcinsel olmayan kimse. Düz çizgi. Doğruca. Dosdoğru. Kent. Düz (çizgi).