Hoes türkçesi Hoes nedir
- [#çapa Çapalamak].
Hoes ile ilgili cümleler
English: Air those shoes!
Turkish: Şu ayakkabıları havalandır.
English: Ali asked Mary when she was going to buy a new pair of shoes for her youngest daughter.
Turkish: Ali Mary'ye en genç kızı için ne zaman bir çift yeni ayakkabı alacağını sordu.
English: Ali asked Mary to take off her shoes before she entered his house.
Turkish: Ali Mary'nin evine girmeden önce ayakkabılarını çıkarmasını istedi.
English: Ali and Mary both need new shoes.
Turkish: Ali ve Mary her ikisinin de yeni ayakkabılara ihtiyacı var.
English: Ali asked everyone to take their shoes off.
Turkish: Ali herkesden ayakkabılarını çıkarmalarını istedi.
Hoes ingilizcede ne demek, Hoes nerede nasıl kullanılır?
Adidas shoes : Adidas ayakkabılar. Adidas (spor malzemesi imal eden şirket) tarafından üretilen spor ayakkabıları veya pabuçları.
Ankle high shoes : Boğazlı ayakkabı. Bilek yüksekliğinde ayakkabı. Ayak bileklerine kadar gelen ayakkabılar.
Ankle shoes : Atkılı ayakkabı.
Ankle strap shoes : Atkılı ayakkabı.
Arteria bronchoesophagea : Aorta thoracicadan birinci a. intercostalis dorsalisin yanında veya onunla çıkan ve ramus bronchalis ile ramus esophageusa ayrılarak bronş ve yemek borusuna giden atardamar. Arterya bronkoözofagea.
Can you repair these shoes : Bu ayakkabıyı tamir edebilir misiniz.
Cloth shoes : Bez ayakkabı.
Echoes : Taklit etmek. Yankılar. Hatırlatmak. Yansıtmak. Yankılanmak.
Fitness shoes : Spor ayakkabısı.
Basketball shoes : Basketbol oynarken giyilmek için tasarlanmış ayakkabı. Basketbol ayakkabısı. Basketbol spor ayakkabısı.
İngilizce Hoes Türkçe anlamı, Hoes eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hoes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spudding : Çapa ile kesmek. Kısa ve kalın şey. Spatula. Çapa. Mala. Patates. Tirpit. Tirpidin. (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma.
Grubbing : Ot ve kökleri temizlemek. Kök ayıklama. Toprağı eşelemek. Ağır iş yapmak. Didiklemek. Kazı. Eşelemek. Yemek yemek. Kazmak. Didinmek.
Situation : Şartlar. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. İş. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Halet. Mevki. Konum. Görev. Yer. Memuriyet.
Spud up : Çapayla sökmek.
Hoe : Çapa. Mala. Gelberi. Bahçe çapası. Çapa ayağı. Orospu. Önüne gelen herkesle yatan kimse.
Spud out : Çapayla sökmek.
Scuffle : Didişmek. Boğuşmak. İtişip kakışmak. Kavga. İtişmek. Ayaklarını sürümek. Boğuşma. Saç saça başbaşa kavga etmek. İtişip kakışma. Saç saça baş başa kavga etmek.
Place : Yazdırmak. Ev. Vermek (para). Oturtmak. Sıra. Yer. Yerleştirmek. Kim olduğunu çıkarmak. Mevki.
Spud : (kutlama vb amacıyla) yumruk çakma. Tirpidin. Çapa ile kesmek. Çapa. Kısa ve kalın şey. Mala. Kazma. Patates. Spatula. Tirpit.
Grub : Toprağı eşelemek. Toprağı kazmak. Kök sökmek. Larva. Eşelemek. Ağır iş yapmak. Yemek yemek. Ot ve kökleri temizlemek. Yiyecek. Kazmak.
Hoes synonyms : hoe handle, dutch hoe, scuffle hoe, tool, hoed, grubs, position, grubbed, hoeing.

Bu kısımda Hoes kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hoes ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hoes anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hoes ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.