Holdout türkçesi Holdout nedir
- Sözleşme imzalamayı reddetme.
- Daha iyi şartlar elde etmeyi ümit ederek bir anlaşmanın imzalanmasını erteleyen kimse.
- Anlaşmayı reddetme.
- Reddetme.
- Anlaşmazlık.
- İşi kolaylaştırmayı reddeden kimse.
- Bir şey yapmayı reddetme.
- Anlaşmayı erteleyen.
- Anlaşmayı imzalamayı reddeden kimse.
- İşbirliği yapmayı reddeden kimse.
Holdout ingilizcede ne demek, Holdout nerede nasıl kullanılır?
Holdouts : Reddetme. Anlaşmayı erteleyen. Anlaşmazlık. Sözleşme imzalamayı reddetme. Daha iyi şartlar elde etmeyi ümit ederek bir anlaşmanın imzalanmasını erteleyen kimse. İşi kolaylaştırmayı reddeden kimse. Anlaşmayı reddetme. İşbirliği yapmayı reddeden kimse. Anlaşmayı imzalamayı reddeden kimse. Bir şey yapmayı reddetme.
Holdover : Nakli yek-n. Erteleme. Sözleşme süresi uzatılmış kimse. Nakli yekun (muhasebe). Süresi uzatılmış şey. -den kalma. Nakli yekun. Bir önceki dönemden kalma.
Holdovers : Süresi uzatılmış şey. Nakli yekun. Bir önceki dönemden kalma. Nakli yekun (muhasebe). Sözleşme süresi uzatılmış kimse. -den kalma. Erteleme.
Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.
Hold a crowd back : Kalabalığı zaptetmek.
Hold aloof : Uzak durmak. İlişki kurmamak. Yaklaşmamak.
Hold down : İşgal etmek. Baskı altında tutmak. Baskılamak. Zaptetmek. Sınırlandırmak. Tutmak. Elinde tutmak. Sürdürmek. Üstesinden gelmek.
Hold against : Yüzüne vurmak. Aleyhinde kullanmak. Yüklemek (suçu). Ön yargıyla davranmasına neden olmak.
Hold a postmortem : Başarısız bir durumu ameliyat masasına yatırmak.
Hold a secret : Sır saklamak.
İngilizce Holdout Türkçe anlamı, Holdout eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Holdout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rig : Hile ile yönetmek. Giydirmek. Hile yapmak (seçimde vb.). Teçhizat. Süslemek. Kendi çıkarına göre ayarlamak (bir şeyi yasalara aykırı olarak). Teçhiz etmek. Yalancıktan yapmak. Allayıp pullamak. Düzmece bir şekilde kurmak.
Negotiator : Delege. Murahhas. Temsilci. Arabulucu. Müzakereye memur kimse. Görüşmeci.
Altercation : Kavga. Atışma. Tartışma. Münakaşa. Çekişme. Ağız kavgası.
Controversion : Çekişme. İhtilaf. Tartışma.
Declinations : Açılım. Yatma. Azalma. Sukut. Geri çevirme. Zayıflama. Sapma. Eğim. Yokuş.
Compunctions : Esef. Nedamet. Utanma. Yerinme. Tereddüt. Pişmanlık. Vicdan azabı.
Disconformity : (jeoloji) tümü hemen hemen aynı eğimde olan bir tortu kayalıkları dizisi arasındaki kırıklık. Düzensizlik. Üst üste ve birbirine koşut katmanların sıralanışında, aşınma yüzünden bir eksikliğin bulunması. Aşınma uyumsuzluğu. Uyumsuzluk.
Disaccord : Uyumsuzluk. Uzlaşmamak. Fikir ayrılığı. İhtilaf. Uyuşmamak. Ahenksizlik. Aynı fikirde olmak. Uyuşmazlık. Farklı görüşte olmak.
Conflict : Bilgisayar, eğitim, tiyatro, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Çatışmak. Savaşmak. Çarpışma. Uyuşmamak. Oyun kişileri arasındaki çatışma. iç çatışma: tinsel olan çatışma. bir kişinin kendi kendiyle olan çatışması. dış çatışma: hareketlerle ve sözlerle olan çatışma. karşıt güçlerin ve duyguların çarpışması. Çekişmek. Uyuşmazlık. Çatışma.
Denials : Geri çevirme. İnkar. Yalanlama. Ret. İtiraz. Yadsıma. Red. Tekzip.
Holdout synonyms : ambiguities, negotiant, disavowal, discord, difference of opinions, argument, brushoff, controversies, brushoffs, compunction, disagreement, ambiguity, altercations, disaffiliation, cheat, swindle, difference, disaffiliations, controversy, disapprovals, declining, disapproval, treater, disavowals, holdouts, declination, denial, disclaimer, disagreements.

Bu kısımda Holdout kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Holdout ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Holdout anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Holdout ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.