Honour türkçesi Honour nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Şereflendirmek.
  • Toplumun saygıya değer saydığı şeyleri korumayı, beslemeyi ve geliştirmeyi gerektiren, doğru ve aktöreli olmayı zorunlu kılan tarihsel nitelikli bir aktöre ulamı.
  • İtibar etmek.
  • Onurlandırmak.
  • …e şeref vermek.
  • Onur nişanı vermek.
  • Şeref.
  • Şeref vermek.
  • Kabul etmek (çek).
  • Saymak.
  • Onur.
  • Saygı göstermek.
  • Onur vermek.

Honour ile ilgili cümleler

English: You must avoid misbehaving in order to be a honourable person.
Turkish: Onurlu bir insan olmak için edepsizlik etmekten kaçınmalısın.

Honour ingilizcede ne demek, Honour nerede nasıl kullanılır?

In honour of : İzafeten. Onuruna. Şerefine. Adına. -in şerefine.

Acceptance for honour : Hatır kabulü. Bittavassut kabul. Araya girilme yolu ile kabul etme. Araya girme suretiyle kabul. Kefil olma. Ödeğin ilgilisince kabul edilmemesi durumunda bir başkasınca kabulü. araya girme yoluyla yapılan kabul. Aracılıkla kabul. Aracılı kabul. Kefalet.

Affair of honour : Şeref meselesi. Namus meselesi.

Committee of honour : Şeref komitesi. Onur kurulu. Uyarma ve dikkat çekme gibi cezaları gerektiren küçük disiplin olaylarını incelemek ve sonuçlandırmak, okul düzenine aykırı hareketler olup olmadığını denetlemek amacıyla bir öğretmenin başkanlığında çalışan kurul.

 

Debt of honour : Namus borcu.

Maid of honour : Baş nedime. Nedime.

Man of honour : Şerefli adam. Dürüst kimse. Namuslu adam.

Medal of honour : Şeref madalyası.

Glory and honour : Şan ve şeref.

Guest of honour : Şeref konuğu. Onur konuğu. Şeref misafiri.

İngilizce Honour Türkçe anlamı, Honour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Honour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fame : Şöhret. Yaymak. Söylenti. Nam. Söylemek. Ün. Ad. Şan. Rivayet.

Celebrity : Tanınmış kimse. Meşhur kişi. Şöhret. Ünlü. Ün. Ünlü kimse. Ünlü kişi.

Graced : Lütfetmek. Süslemek. Teşrif etmek.

Hold in high esteem : Hürmet etmek. Hayran olmak. Çok beğenmek. Hayran kalmak. Büyük saygı göstermek. Beğenmek. Baş tacı etmek. El üstünde tutmak. Büyük sevgi beslemek.

Dignifying : Değer vermek. Büyütmek. Yüceltmek. Paye vermek.

Toast : Yanmak. Şerefine içmek. Tebrik etme. Kadeh kaldırmak. Isıtmak (el veya ayak vb'ni ateş vb'nin önünde). Tost yapmak. Sıhhatine içmek. Kızartmak. Sağlığına içmek. Isınmak.

Certifying : Deli raporu vermek. Belge vermek. Onaylayan. Doğrulamak. Kanıtlamak. Tasdik etmek. Havale etmek. Tasdiklemek. Garantilemek.

Favoring : İyilik etmek. Tutmak. Doğrulayıcı. Yardımda bulunmak. Kayırmak. Desteklemek. Benzemek. Doğrulayan. Dikkat göstermek.

Honour synonyms : do honor to, reflect credit upon somebody, priding, repute, renown, accredit, defer, acculturation, do obeisance to, esteems, kudos, grace, privilege, give credit to, consider, count, count down, account, credit, agnation, prided, assume, aesthetic, standing, defer to, abilities, drink, favor, consist of, eclats, alienation, agression, bring honor to.

 

Honour zıt anlamlı kelimeler, Honour kelime anlamı

Disrepute : Kötü şöhret. Kötü nam. Kötü ün. İtibarsızlık. Şerefsizlik. Adı çıkmışlık.

Dishonor : Leke sürmek. Namusunu kirletmek. İki paralık etmek. Sözünü tutmamak. Şerefini beş paralık etmek. Namusuna dokunmak. Şerefini sarsmak. Rezil etmek. Namusuna leke sürmek. Şeref ve haysiyetini kırmak.

Disesteem : Saymamak. İtibarsızlık. Hor görmek. Saygısızlık etmek. İtibar etmemek.

Honour antonyms : infamy.