Hooded seal türkçesi Hooded seal nedir

  • Balonlu fok.
  • Etçiller (carnivora) takımının, fokgiller (phocidae) familyasından, 5 m kadar uzunlukta, kara ve mavi kül rengi, erkeğinin burnunun üstünde deriden oluşmuş şişen bir torba bulunan, atlantik okyanusu'nda yaşayan bir tür.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Hooded seal ingilizcede ne demek, Hooded seal nerede nasıl kullanılır?

Hooded : Kukuletalı. Kapüşonlu. Sorguçlu. Kapşonlu. Körüklü. Başlıklı. Başlık şeklinde olan. İbikli. Başlığa benzeyen. Tepeli.

Seal : Kapatmak. Ayıbalığı avlamak. Damga. Belirlemek (yazgı). İlişkili olduğu iyenin adını taşıyan madeni damga. Mühürlemek. Kaşe. Fok. Fok avlamak. Karara bağlamak.

Hooded crow : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kargagiller (corvidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, başı kara, vücudu kül renginde olan, avrupa ve ön asya'da orman, çayır ve bahçelerde yaşayan bir tür. kül rengi karga. Leş kargası.

Hooded lantern : Mapa. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

Acidproof seal : Ekşite dayanıklı sızdırmaz. Ekşitten etkilenmeyen gereçlerden yapılmış sızdırmaz.

 

Affix a seal : Mühür basma. Mühür ekleme. Mühür basmak.

İngilizce Hooded seal Türkçe anlamı, Hooded seal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hooded seal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.

 

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Borudişli. Yerdomuzu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Hooded seal synonyms : a chromosome, abambulacral area, aardvarks, aardwolf, acacia, abiotic environment.