Hoody türkçesi Hoody nedir

  • Kapşonlu svetşört.
  • Kapşon.
  • Kapüşonu olan sweatshirt t-shirt veya başkaca bir üstlük giyecek (argo terim).
  • Kapüşonlu giyecek giyen genç kimse.
  • Kapüşon.

Hoody ile ilgili cümleler

English: Ali wore a hoody.
Turkish: Ali bir kapüşonlu ceket giydi.

Hoody ingilizcede ne demek, Hoody nerede nasıl kullanılır?

Hood lock : Kaput mandalı. Kaput kilidi.

Chimney hood : Davlumbaz. Baca şapkası.

Cockpit hood : Pilot mahalli üst kapağı. Kokpit üst kapağı.

Exhaust hood : Aspiratör. Davlumbaz. Atık gaz davlumbazı. Egzoz davlumbazı.

Folding hood : Körük.

Hooded lantern : Mapa. Gırgır ağlarının alt kısmında yer alan ve ağın alttan kapatma düzeneğinde görev yapan istinga halatının içinden geçtiği halkalar. gemi içini aydınlatmaya yarayan, içinde zeytinyağı bulunan siperli fener.

Stove hood : Davlumbaz. Aspiratör.

Hooded crow : Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kargagiller (corvidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, başı kara, vücudu kül renginde olan, avrupa ve ön asya'da orman, çayır ve bahçelerde yaşayan bir tür. kül rengi karga. Leş kargası.

Lens hood : Alıcı merceğini zararlı ışınlardan korumak üzere mercek önüne takılan ve merceğin önünde gölgeli bir alan sağlayan yardımcı donatım. Işık siperliği. Güneşlik. Mercek kapağı. Güneş diyaframı. Alıcı merceğini dış etkenlerden korumak için mercek ucuna takılan kapak. Parasoley. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Parasol.

 

Rain hood : Börkenek.

İngilizce Hoody Türkçe anlamı, Hoody eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hoody ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Outlaw : Suçlu ilan etmek. Sürmek. Yasal haklardan yoksun bırakmak. Feshetmek. Yasaya karşı gelen kimse. Sürgün. Yasaklamak. Huysuz at. Yasal haklardan mahrum etmek. Yasadışı ilan etmek.

Exhaust hood : Egzoz davlumbazı. Aspiratör. Davlumbaz. Atık gaz davlumbazı.

Crook : Dolandırıcı. Kıvrılmak. Hırsız. Madrabaz. Sapı kıvrık baston. Kanca. Dümenci. Piskopos asası. Bükülmek. Dönemeç.

Toughie : Çıkmaz. Zor durum. Bıçkın. Açmaz. Kabadayı.

Felon : Habis. Mücrim. Dolama. Cani. Çok ciddi bir suç işlemiş kişi (suçlu). Cinayet. Suçlu. Zalim.

Covering : Koruma. Örtü. Örtme. Kat. Sığınak. Eli, ayağı, yüzü, deriyi; süt, yağ, un vb. yiyecekleri doğaüstü zararlı güçlerin etkisinden korumak amacıyla örtme, saklama. Deniz yüzünün yükselmesi ya da oluşum deyimleriyle, kıyıların ve karaların su altına girmesi. Kapama. Perde.

Burnous : Bilhassa araplar ve berberiler tarafından giyilen yünden yapılan tek parça uzun kapşonlu pelerin. Kukuleta.

Thug : Cani. Gangster. Katil. Haydut. Eşkıya. Şaki.

Hood : Kaporta. Kukuleta giydirmek. Başlık. Yeraltı dünyasından biri. Kukulete. Kukuleta. Motor kapağı. Katlanır araba üstü. Örtü. Körüklü örtü.

Malefactor : Cani. Mücrim. Kötülük eden kimse. Suçlu kimse. Suçlu. Kötülük eden. Cani kimse.

 

Hoody synonyms : range hood, strong armer, tough, bully, criminal, punk, goon, hoodlum, hoods.

Hoody zıt anlamlı kelimeler, Hoody kelime anlamı

Hoody antonyms : unwooded, nonwoody.

Hoody ingilizce tanımı, definition of Hoody

Hoody kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, in Scotland, the hooded gull. The hooded crow.