Hotpot türkçesi Hotpot nedir

  • Et ve patates yahnisi.
  • Et ve patates yahnisi (britanya).
  • Yahni.

Hotpot ingilizcede ne demek, Hotpot nerede nasıl kullanılır?

Hotplate : Ocak üzerindeki metal yüzey. Sıcak yemek. Portatif ısıtıcı.

Hotplates : Portatif ısıtıcı.

Shotpeening : Püskürtmeli sertleştirme.

Hot air : Hava cıva. Boş laflar. Atmasyon. Havacıva. Boş laf. Sıcak hava. Boş sözler. Havagazı. Hava gazı. Anlamsız konuşma.

Hot atom chemistry : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kızgın öğecik kimyası. Kalımlı öğeciklerin yerine ışınetkin yerdeşleri konulduğunda, bu yerdeşler bozunurken yol açtıkları kimyasal değişiklikleri inceleyen kimyasal fizik dalı.

Hot blast stove : Sıcak hava fırını.

Hot chocolate : Sıcak çikolata. Çikolata tozu. Sütlü kakao.

Hot cell : Sıcak hücre. Yüksek düzeyli radyoaktif malzemenin depolanması ve uzaktan yönlendirilmesi amacıyla kullanılan kurşun camla kaplı oda.

Hot carcass weight : Sıcak karkas ağırlığı. Hayvan kesildikten hemen sonra belirlenen karkas ağırlığı.

Hot blooded : Sıcak kanlı at ırkları. Öfkeli. Kızgın. Sıcak iklime sahip doğu veya orta asya orijinli at ırkları. Çabuk heyecanlanan. Sinirli. Asabi. Tutkulu. Atılgan.

İngilizce Hotpot Türkçe anlamı, Hotpot eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hotpot ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fricassee : Salçalı yemek yapmak. Salçalı et. Beyaz soslu et yahnisi. Yahni pişirmek.

Ragout : Tas kebabı. Sebzeli yahni.

Stew : Kaynamak. Kısık ateşte pişirmek. Endişelenmek. Üzüntü. Yavaş yavaş pişirmek. Sıcak basmak. Güveç. Heyecan. Sıcaktan boğulmak.

Stewed : Sarhoş. Ağır ateşte pişirilmiş. Fitil gibi. Pişir. Küfelik. Haşlama. Fazla demlenmiş. Pişirilmiş.

Mulligan : Güveç.

Fricasseed : Salçalı et. Yahni pişirmek. Salçalı yemek yapmak.

Gallimaufry : Karmakarışık iş. Karmakarışık şey.

Hotpot synonyms : mulligans, ragouting, stew meat, fricassees, hot pot, gallimaufries, haggis, ragouts, fricasseeing.