House sparrow türkçesi House sparrow nedir

  • Ev serçesi.
  • Serçe.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Kuşlar (aves) sınıfının, ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, serçegiller (passeridae) familyasından, sırtı kırmızı kahverengi, karnı kül rengi ak, dişisi kül renginde olan, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan bir tür. evcil serçe.

House sparrow ingilizcede ne demek, House sparrow nerede nasıl kullanılır?

House : Barınmak. Konut. Eve yerleştirmek. -de bulunmak. Kamara. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçim ve büyüklükte konut. kat iyeliğine göre kullanılan çokbarklı yapılardaki bağımsız bölümlerden her biri. İskan etmek. Barındırmak. Meclis. Ev.

Sparrow : Sparrow roketi. Dağbülbülü. Çitserçesi. Becet. Serçe.

House agent : Emlakçı.

House arrest : Ev hapsi. Gözaltı. Evde göz hapsi.

House board : Salon aydınlatma ana çevirgeci. Seyirci salonunun, dinlenme yerlerinin ve seyircinin bulunduğu yerlerin ışıklarını açıp kapayan ana çevirgeç.

House curtain : Ana perde. Sahneye veya salona açılan perde. Sahneyi salona açan ve kapayan büyük perde.

İngilizce House sparrow Türkçe anlamı, House sparrow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak House sparrow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardvarks : Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller.

 

English sparrow : Serçe kuşu.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Sparrow : Dağbülbülü. Sparrow roketi. Becet. Çitserçesi.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

 

Chipping sparrow : Bir tür amerikan serçesi.

Chippies : Can sıkıcı. Tatsız. Bir tür amerikan serçesi. Çentik. Balık ve patates kızartması satılan yer. Sarhoşluktan olan. Çentikli.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

House sparrow synonyms : a cell, aardvark, sparrows, passer, abambulacral area, aardwolf, chippy, acacia, a site, abiotic environment, abacus bodies, abiotic factor, a chromosome.