Households türkçesi Households nedir

Households ile ilgili cümleler

English: It is a shameful fact that, while there are lands where people suffer from hunger, within Japan there are many households and restaurants where much food is thrown away.
Turkish: İnsanların açlık çektiği yerler varken, Japonya'da birçok yiyeceğin atıldığı bir sürü meskenlerin ve restoranların olması yüz kızartıcı bir gerçektir.

English: In ten years, all households will have Internet connection.
Turkish: On yıl içinde tüm evler internet bağlantısına sahip olacak.

English: This tradition is followed in most households.
Turkish: Bu gelenek birçok evde uygulanır.

Households ingilizcede ne demek, Households nerede nasıl kullanılır?

Households expenditure : Bir ülkede belli bir dönemde tüketicilerin mal ve hizmetlere yapmış oldukları harcamaların toplamı. Tüketici harcamaları.

Household article : Yurda giren ya da çıkan yolcuların, göç nedeniyle getirdikleri ya da götürdükleri ev malları. Ev eşyası.

Household budget : Aile bütçesi. Hanehalkının belli bir dönemde elde ettiği gelirler ile çeşitli mal ve hizmetlere yaptığı harcamalar.

Household chief : Ev başkanı. Genellikle ev halkının geçimini sağlayan ve en çok saygı gördüğü düşünülen ev halkı üyesi.

 

Household chore : (gündelik) ev işi. Ev rutini veya işi.

Institutional household : Yatılı okul, cezaevi, sayrılıkevi gibi kurumlarda yaşamakta olanların oluşturdukları küme. Kurumsal ev halkı.

Household insects : Barınak böcekleri. Pire, tahrakurusu, karasinek, hamamböceği, giyimgüvesi gibi, çoğunlukla evlerde yaşayan ve genel olarak konakçıya gece saldıran böcek çeşitleri; evcil böcekler.

Household level hunger : Açlık sınırı. Gıda yoksulluğu konumundakilerin gelir düzeyi. türkiye’de açlık sınırı dört kişilik aile için hesaplanmaktadır.

Head of household : Evin reisi. Evin direği.

Household system : Bir ailenin ya da klanın gereksediği tüketim maddelerinin kendisince üretim ve yapımı. Aile ekonomisi sistemi. Ev yapımı.

İngilizce Households Türkçe anlamı, Households eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Households ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nuclear family : Karı, koca ve evlenmemiş çocuklardan kurulu olan sanayileşmiş ve kentleşmiş toplumlarda oluşan aile biçimi. Çekirdek kodak. Çekirdek aile. Nükleer silaha sahip oldukları bilinen beş ulus (abd, rusya, ingiltere, fransa ve çin). Anne baba ve çocuktan olusan aile.

Possessor : Malsahibi. Mal sahibi. İye. Elinde tutan. Hakim olan. Sahip. Eldeci. Zilyet. Malik.

Foster home : Koruyucu ev veya aile.

Foster family : Koruyucu aile. Evlat edinen aile. Bırakılmış ya da öksüz kalmış bir çocuğun bakımını yasaya uygun bir biçimde üzerine alan aile. Evlat edinilmiş aile. Bakıcı aile.

Home : Ev. Sinyallere göre yönelmek. Yerleştirmek. (kuş) yurda dönmek. Hedeflemek. Aile ocağı. Özerklik. Bakımevi. Yurda dönmek (kuş). Melce.

 

Owner : Sahip. Kiraya veren. Zilyet. Malik. Mal sahibi. Mutasarrıf. İye.

Families : Soy. Küme. Aile. Sülale. Familya.

Menage : Aile. Ev işleri. Ev idaresi.

Householders : Hane sahibi. Evi yöneten kimse. Mal sahibi. Evsahibi. Aile reisi. Kiraya veren. Evden sorumlu olan. Kiracı. Ev sahibi.

Extended family : Sülale. Genişletilmiş aile. Büyükbaba ve büyük anne ile evli oğullarının, bunların karılarının ve çocuklarının birlikte oluşturdukları, aynı zamanda geniş aile diye de adlandırılan toplumsal ve ekonomik birlik. Geniş aile. Büyük aile. Anne baba ve onların çocukları ve diğer akrabalardan oluşan sosyal birim. Geleneksel aile.

Households synonyms : weekend warrior, social unit, conjugal family, family, menage a trois, householder, unit, household, homeowner, house, menages, broken home.