Housesit türkçesi Housesit nedir

  • Evinde bulunmayan bir kimsenin yokluğu sırasında evine göz kulak olmak.
  • Evinde bulunmayan bir tanıdığın evine göz kulak olmak.

Housesit ile ilgili cümleler

English: Ali is housesitting.
Turkish: Ali birinin evine göz kulak oluyor.

English: We're housesitting.
Turkish: Biz birinin evine göz kulak oluyoruz.

English: I'm housesitting.
Turkish: Birinin evine göz kulak oluyorum.

Housesit ingilizcede ne demek, Housesit nerede nasıl kullanılır?

Housesits : Evinde bulunmayan bir tanıdığın evine göz kulak olmak. Evinde bulunmayan bir kimsenin yokluğu sırasında evine göz kulak olmak.

Housesitting : Evinde bulunmayan bir tanıdığın evine göz kulak olmak. Evinde bulunmayan bir kimsenin yokluğu sırasında evine göz kulak olmak.

As safe as houses : Tam güvenlik altında. İnsanın evi gibi emniyetli.

Pair of semi detached houses : Tasarları bir olan, bitişik iki evden oluşan bir yapı birimi. İkizev.

Prefabricated houses : Prefabrike konutlar. Prefabrik konutlar. Prefabrik ev.

Row houses : Sıraevler. Küçük bir alanda yoğun yerleşmeye olanak veren, birbirine benzeyen ya da aynı tasarlara uyularak yapılmış, yapıtasarcılık özellikleri hemen hemen aynı olan, aynı yan duvarı paylaşan, birbiri ardına dizilmiş konutlardan oluşan dizi.

Boardinghouses : Pansiyon.

 

Blockhouses : Gözetleme binası. Koruğan. Korugan. Beton sığınak.

Houses : Barındırmak. Evde oturmak. Eve yerleştirmek. Evler. Ev sağlamak.

Bathhouses : Soyunma odalarının olduğu bina. Kabinli bina (plaj veya göl vb kenarında). Banyo (halka açık). Hamam.

İngilizce Housesit Türkçe anlamı, Housesit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Housesit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hogwash : Mantıksız şey (gayriresmi). Boş. Boş şey. Zırva. Atmasyon. Değersiz şey. Domuz yemeği. Saçmalık. Saçma. Domuzlara verilen yemek artıkları.

Rot : Zırvalamak. Zırva. Çürüme. Bozulmak. Diş çürümek. Çürümek. Saçmalık. Takılmak. Bozmak. Çürütmek.

Bunkum : Tavşan. Boş laf. Değersiz şey. Saçma. Palavra. Saçmalık. Martaval. Boş şey. Tavşancık. Zırva.

Buncombe : Değersiz şey. Saçmalık. İllinois eyaletinde yerleşim yeri. Palavra. Saçma. Boş şey. Zırva. Boş laf. Kitle iletişim araçlarına yönelik verilen demeç.

Bull : Aynasız. Sakçı. Borsacı. Kocaman erkek hayvan. Erkek fil. Polis. Saçma. Hisselerin değerini yükseltmek. Boğa. Piyasayı yükseltmek (borsa).

Bunk : Saçmalık. Palavra. Yatak (gemi.). Sıvışmak. Ranza. Saçma. Tabanları yağlamak. Zırva. Tüymek. Ranzada yatmak.

Guff : Saçmalık. Osurmak. Gaz çıkarmak. Yellenmek. Boş laf.

Bullshit : Palavra sıkmak. Saçmalamak. Değersiz şey. Zırva. Bok (argo terim). Saçma!. Saçmalık. Saçma. Boş şey. Zırvalamak.

Crap : Zırva. Ivır zıvır. Süprüntü. Sıçmak. Boktan laf. Bok. Çerçöp. Pislik. Ivır zıvır döküntü. Değersiz eşya.

Shit : Dışkılamak. Sıçıp batırmak. Zırva. Lavuk. Sıçma. Bok. Aşağılık herif. Anasını. Bir boka yaramaz kimse. Bok herif.

Housesit synonyms : irish bull, dogshit.