Hugged türkçesi Hugged nedir

Hugged ile ilgili cümleler

English: Ali gently hugged Mary.
Turkish: Ali nazikçe Mary'ye sarıldı.

English: Ali hugged his dog.
Turkish: Ali köpeğine sarıldı.

English: Ali and Mary hugged each other.
Turkish: Ali ve Mary birbirlerine sarıldılar.

English: Ali and I hugged each other.
Turkish: Ali ve ben birbirimize sarıldık.

English: Ali and Mary hugged and kissed.
Turkish: Ali ve Mary sarıldı ve öpüştü.

Hugged ingilizcede ne demek, Hugged nerede nasıl kullanılır?

Chugged : Kafaya dikmek. Pat pat ederek gitmek. Vuruntu sesi. Pat pat. Lıkır lıkır içmek. Pat pat etmek. Tıkırtılı bir ses çıkarırken hareket etmek (güçsüz patlama sesi, çalışan bir motorun tıkırtısı). Nefes almadan içmek. Teklemek.

Hugger : Saran. Sarılan. Kucaklayan.

Hugger mugger : Karışık. Gizlilik. Gizli. Karışıklık. Örtbas etmek. Altüst. Düzensizlik. Gizlemek. Sır tutma. Sır.

Huggermugger : Karışık. Örtbas etmek. Ketumiyet. Düzensizlik. Gizlilik. Gizli. Karışıklık. Gizlemek. Gizli tutmak. Düzensiz.

Huggers : Sarılan. Saran. Kucaklayan.

Chuggers : Su yüzeyinde duran ve hareket ettiğinde patlama sesi çıkaran tıkaç. Hayır kurumu adına sokakta para toplayan tip. Basma düğmesi. Hayır kurumu adına sokakta gördüğü insanlardan para isteyen profesyonel para toplayıcı.

 

Thuggee : Adam öldürme. (thuglar tarafından gerçekleştirilen) adam öldürme. Hindistan'da 600 yıl boyunca varlığını sürdüren bir katiller ve hırsızlar tarikatı.

Thuggeries : Eşkiyalık. Haydutluk. Katillik.

Thuggery : Adam öldürme. Haydutluk. Eşkıyalık. Eşkiyalık. Katillik.

Charles brenton huggins : Charles huggins (1901-1997). Hormonların kanserin yayılmasının kontrolünde ve bazı kanser türlerinin (prostat kanseri gibi) iyileştirilmesinde kullanılabileceğini keşfetmesinden dolayı (peyton rous ile birlikte) 1966 yılı nobel fizyoloji veya tıp ödülü'nü kazanan kanada doğumlu amerikalı bir fizyolog hekim ve kanser araştırmacısı.

İngilizce Hugged Türkçe anlamı, Hugged eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hugged ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bosomed : Döş. Göğüslü. Gizlemek. Merkez. Kucak. Orta. Saklamak. Balkon. Bağır.

Bind : Tutmak. Sargılamak. Yarayı sarmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Bağlamak. Zorunlu bırakmak. Ciltlemek. Sarmak (çimento) tutmak. Fazla sıkmak. Engel olmak.

Embraces : Bağrına basmak. Yakalamak. Kucak açmak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Beslemek (ümit). Ele geçirmek.

Cuddle : Sarılma. Kucağına alıp okşamak. Kucaklama. Sokulmak (birbirine). Sarılıp yatma. Birbirine sokulmak.

Bosom : Gizlemek. Yakın. Döş. Balkon. Koyun. Sine. Çok yakın. Bağır. Merkez. Koyun merkez.

Beset : Sıkıntı vermek. Dört bir yandan saldırmak. Rahat bırakmamak. Etrafını çevirmek. Rahat vermemek. Etrafını sarmak. Kuşatmak. Sıkıştırmak.

 

Embraced : Kapsamak. Sarmaş dolaş olmak (argo terim). Yakalamak. Kabul edilmiş. Sarmalanmış. Sarılınmış. Kucaklanmış.

Brobdingnagian : Devasa. Dev. Dev gibi. Çok iri kimse. Gulliver's travels (gulliver'in gezileri) eserindeki hayali devler ülkesi'nden olan kimse.

Commandeered : Müsademe etmek. Askerliğe mecbur etmek. El koymak. (bir uçağı vb) kaçırmak. Kendine maletmek. Askeri hizmette kullanmak üzere el koymak. Kendine mal etmek. Askeri nedenlerle el koymak. Askeri bir hizmete mecbur etmek.

Be wraped up in : Aklı kalmak. Kendini kaptırmak. Düşkün olmak. Dalmak.

Hugged synonyms : embark on, binds, colling, espouse, adopt, commandeering, brood over, stick to, clung, big, bandaged, begirt, arm, assimilate, hugs, wade in, commandeers, canoodle, bundle, stick around, bandages, strong, batch, begird, vast, assimilating, toughened, cannodle, cling, bundling, cuddles, wire in, clings.

Hugged zıt anlamlı kelimeler, Hugged kelime anlamı

Tender : Bakıcı. Teklif etmek. İhale. Hassas. Kolaylıkla incinen. Kolay incinir. Yumuşak. Keşif bedeli. Arz etmek. Fiyat teklifi.

Weakness : Zayıflık. Zaaf. Güçsüzlük. Hasta oluş. Halsizlik. Kuvvetsizlik. İnginlik. Zayıf taraf. Cansızlık. Sönüklük.

Weak : Zayıf. Hastalıklı. Takatsiz. Güçsüz. Kuvvetsiz. Sertliği az olan, karanlık bölümleriyle aydınlık bölümleri arasında kesin ayırım bulunmayan (görüntü). Yavan. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Halsiz. Aciz.

Hugged antonyms : delicate, frail, small, little.