Humanist türkçesi Humanist nedir
- Beşeriyetçi.
- İnsancıl.
- Yardımsever.
- Hümanist.
- İnsancı.
Humanist ingilizcede ne demek, Humanist nerede nasıl kullanılır?
Humanist ethics : İnsanın mutsuzluğuna yol açan geleneksel anlayışın yerine doğalcı bir bakış açısı koyan, insanın ön yargı ve batıl inançlardan kurtulması durumunda mutluluğun kendiliğinden geleceğini ve bireyin mutluluğundan erdeme kolaylıkla geçileceğini savunan etik görüş. Hümanist etik.
Humanistic : Hümanistik. Hümanistçe. İnsancıl. İnsani. İnsanca.
Humanistically : İnsancıl olarak. İnsancıl bir şekilde. İnsani bir şekilde. İnsani açıdan. Hümanist bir bakış açısıyla. Hümanistik bir şekilde.
Humanists : Yardımsever. Hümanistler. Hümanist. İnsancıl.
Humanise : (britanya ingilizcesi) insanlaştırmak. Modernleşmek. İnsancıllaştırmak. Modernleştirmek. Uygarlaşmak. İnsansı özellikler vermek. İnsallaştırmak. İnsanlaştırmak. Uygarlaştırmak (humanize olarak da yazılır). İnsanlaşmak.
Scientific humanism : Bilimsel insancılık. İnsanı biyolojik-toplumsal bir varlık olarak düşünen, onun zekasıyle bir uygarlık yaratabileceğini ileri süren; deneysel araştırma yöntemlerinin evrensel uygulanışına önem veren; doğru, gerçek vb. kavramların insancı değerler olduğunu ve bunlar üzerine insanlarca yapılan deneme sonuçlarına göre yargıda verilebileceğini ileri süren çağdaş bir düşünce akımı.
Classical humanism : Ortaçağda, aristoteles'e dayanan skolastik görüşü bırakarak, insanlık sevgisini işleyen yazın ürünlerini, özellikle yunan, latin klasiklerini, bağımsız olarak incelemeye yönelen bir düşünce çığırı. Klasik insancılık.
Dehumanise : (britanya ingilizcesi) insanlıktan çıkarmak. Canavarlaştırmak. Canavara dönüştürmek. Makineleştirmek. İnsanlıktan çıkarmak. Rutinleştirmek (dehumanize olarak da yazılır). İnsan özelliklerinden veya ruhundan mahrum bırakmak. İnsanlığını yitirmek. Kişiliksizleştirmek. İnsanlıktan çıkartmak.
Humanism : İnsancılık. Xıv., xv. ve xvı. yüzyıllarda ortaçağın skolastik düşünce düzenine bir tepki olarak doğan, yunan-roma uygarlıklarının diline, yazınsal ve tarihsel yapıtların incelenmesine ağırlık veren eğitim felsefesi. insan varlığını her şeyin ölçüsü olarak kabul eden, bütün varlıkların ve gerçeklerin insana göre açıklanması gereğini ileri süren felsefe görüşü. 3-insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan öğreti. Eski yunan ve roma kültürünü en yüksek kültür örneği diye alan ve ortaçağın skolastik düşünüşüne karşı xıv. yüzyılda doğan felsefe bilim ve sanat görüşü. insanlık sevgisini en yüce amaç ve olgunluk sayan anlayış. Ademiyyet. Hümanizm. Beşerperestlik. Eğitim, tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. İnsanlık. İnsan onuruna saygıyı sağlamak, onun gönencini ve bütün yönleriyle gelişmesini gerçekleştirmek, bu amaçla toplumsal yaşamda gereken elverişli koşulları yaratmak ülküsü. İnsancıllık.
Humanised : Modernleşmek. Uygarlaşmak. İnsanlaştırılmış. Uygarlaştırmak (humanize olarak da yazılır). İnsani özellikler verilmiş. İnsanlaşmak. İnsansı özellikler vermek. (britanya ingilizcesi) insanlaştırmak. İnsanileştirmek. Medenileştirilmiş.
İngilizce Humanist Türkçe anlamı, Humanist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Humanist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Friendlier : Arkadaşça. Samimi. Arkadaş canlısı. Daha dostça. Sıcak. Sokulgan. Cana yakın. Dostça.
Humane : İnsanlığa yakışan. Merhametli. Sevecen. İyiliksever. Yufka yürekli. Uygar. İnsan. Beşeri.
Classical scholar : Yunan ve latin edebiyatı bilgini.
Classical : Eski, bilinen ve nitelikli yapıt ya da yerleşmiş düşünce. Başal. Klasik. Klasik biçimde olan. Klas. Eski dile ait. Olağanüstü. Mükemmel.
Humanitarian : Yardımsever kimse. İnsanlara yardım etmek isteyen kimse. İyiliksever. İnsanlara yardım etmek isteyen. İnsancıl (kimse). İnsani. İnsancıl kimse.
Friendly : Samimi. Arkadaşça. Sıcakkanlı. Dostluk maçı. Sokulgan. Dostça. Arkadaş canlısı. Sıcak. Dost.
Accommodating : Yardımcı. Değişime açık. Değişmeye hazır. Uygun. Mezhebi geniş. Uysal. Yerleştirme. Yumuşak başlı. İyiliksever.
Humanists : Hümanistler.
Cooperative : Elbirliğiyle yapılan. Yardıma hazır. Yardımcı. İşbirliği. Ortak. Ortaklarının belirli iktisadi çıkarlarını korumak, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin gereksinimlerini işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet yoluyla karşılamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli tüzel kişiliğe sahip şirket. Kooperatif. Müşterek.
Student : Stajyer. Talebe. Araştırıcı. Gözlemci. Öğrenci. Mektepli. Öğrenim görmek amacıyla herhangi bir öğretim kurumunda okuyan kimse. bir öğretmenin gözetimi ve yol göstericiliği altında belli bir konu üzerinde çalışan kimse. Tilmiz. Okuvcu.
Humanist synonyms : philologue, philanthropic, benevolent, complaisant, good natured, humanistic, scholarly person, philanthropical, benefactor, caring, gracious, chivalrous, forthcoming, philanthropist, classicist, bookman, accommodative, man of letters, scholar, humanitarians, human, philologist, beneficent, charitable, friendliest.
Humanist zıt anlamlı kelimeler, Humanist kelime anlamı
Inhumane : İnsanlık dışı. Zalim. Acımasız. Kaba. Merhametsiz. İnsafsız.
Humanist ingilizce tanımı, definition of Humanist
Humanist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the scholars who in the field of literature proper represented the movement of the Renaissance, and early in the 16th century adopted the name Humanist as their distinctive title.

Bu kısımda Humanist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Humanist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Humanist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Humanist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.