Humanist ethics türkçesi Humanist ethics nedir

  • İnsanın mutsuzluğuna yol açan geleneksel anlayışın yerine doğalcı bir bakış açısı koyan, insanın ön yargı ve batıl inançlardan kurtulması durumunda mutluluğun kendiliğinden geleceğini ve bireyin mutluluğundan erdeme kolaylıkla geçileceğini savunan etik görüş.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Hümanist etik.

Humanist ethics ingilizcede ne demek, Humanist ethics nerede nasıl kullanılır?

Humanist : İnsancıl. Hümanist. Yardımsever. Beşeriyetçi. İnsancı.

Ethics : Töre bilim. Törebilim. Aktöre. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Etik. Ahlak. Yarar, iyi, kötü vb. ile ilgili sorunları inceleyen, töresel bir davranış yasası geliştiren, neyin uğrunda savaşmaya çabalamaya değer olup, hangi davranışın iyi olduğu, neyin yaşama anlam kazandırdığı gibi soruları kendine konu edinen inceleme dalı. törenin özünü, ortaya çıkışını ve gelişimini, töresel ölçüleri ve bunların tarihsel özelliğini belirleyen yasaları inceleyen kuramsal çalışma, bk. aktöre toplumbilimi. Ahlak kuralları. Ahlak ilke ve sorunlarını inceleyen, insan davranışlarını "doğruluk-yanlışlık" ve "iyilik-kötülük" gibi değer yargıları bakımından çözümleyen bilim dalı. Ahlakbilim.

Humanistic : Hümanistçe. Hümanistik. İnsancıl. İnsanca. İnsani.

 

Humanistically : İnsancıl olarak. İnsani açıdan. Hümanistik bir şekilde. Hümanist bir bakış açısıyla. İnsancıl bir şekilde. İnsani bir şekilde.

Humanists : Hümanistler. Yardımsever. Hümanist. İnsancıl.

Analytical ethics : Metaetik. Analitik etik.

İngilizce Humanist ethics Türkçe anlamı, Humanist ethics eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Humanist ethics ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi.

Abdominal ovariectomy : Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Abdominal ovaryektomi.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Abdomen : Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Abdomen.

 

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında.

Abattoir : Mezbaha. Kesimevi. Salhane. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

Humanist ethics synonyms : a band, abdominal pain, abamectin, a amplitude mod, a c deformity, a clay.