Hung on türkçesi Hung on nedir
- Dayanmak.
- Bekletmek (telefon).
- Bağlı olmak.
- Asılmak.
- Ümidini yitirmemek.
- Sallanmak.
- Asmak.
- Takmak.
- Beklemek (telefon).
- Germek.
- Israr etmek.
- Tutunmak.
- Asılı durmak.
Hung on ile ilgili cümleler
English: We hung on in spite of all the troubles.
Turkish: Tüm sıkıntılara rağmen katlandık.
English: He hung on to his job.
Turkish: O, işine sarıldı.
English: The child hung on his mother's arm.
Turkish: Çocuk annesinin kolunu tuttu.
English: His pictures were hung on the wall.
Turkish: Onun resimleri duvarda asılı.
English: A portrait was hung on the wall.
Turkish: Duvarda bir portre asılıydı.
Hung on ingilizcede ne demek, Hung on nerede nasıl kullanılır?
Hung : Büyük penise sahip olmak. Kilitlenmiş (bir bilgisayar). Penisi büyük olmak. Saplanmış. Ortak bir karara varamayan (bir jüri). Boynundan bir iple asılarak idam edilmiş. Asılı. İliştirilmiş. Askıda. Asma.
On : Olmakta olan. Makbul. E doğru. Yanmak. De. Çakırkeyif. Üzerinde. Hazır. Giyilmiş. Yönünde.
Hung around : Aylak aylak dolaşır. Başı boş gezerek oyalanır.
Hung jury : Karar çoğunluğunu sağlayamayan juri. Jürinin gerekli karar çoğunluğunu sağlayamaması. Bir duruşmada ortak bir karara varamayan jüri. Kararda oybirliğine varamayan jüri.
Hung mesh ceiling : Asılı metalik ağ tavan. Ses dağılımının denetiminde kullanılabilen madeni ağ tavan.
Hung up : Kapamak (telefon). Ertelemek. Telefonu kapatmak. Asmak. Kapat.
İngilizce Hung on Türkçe anlamı, Hung on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hung on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Entreats : Dilemek. Eteğine sarılmak. Rica etmek. Üstelemek. Yalvarmak. Yakarmak.
Dilly dally : Oyalanma. Oyalanmak. İşi ağırdan almak. Vakit öldürmek.
Affixes : Yapıştırmak (pul). Eklemek. Basmak (damga). İliştirmek. Atmak (imza).
Dawdle along : Oyalanmak. Ağır davranmak. Ağırdan almak.
Arrive : Üstesinden gelmek. Varmak. Bir ereğe ulaşmak. Başarmak. Vasıl olmak. Gelip çatmak. Başarı kazanmak. Ulaşmak. Doğmak. Ayak basmak.
Fixate : Tesbit etmek. Katılaştırmak. Sabitleştirmek. Bağlamak. Gözlerini dikmek. Yapıştırmak.
Abides : Kurala uymak. Çekmek. Sadık kalmak (vaade veya karara). Beklemek. Uymak. İkamet etmek. Kalmak. Durmak. Baki kalmak.
Dangle : Asılı tutmak. Asılıp sallanmak. Sallamak. Sarkıtmak. Sarkmak. Asılı durup sallanmak. Asıp sallamak. Sarkma.
Crowd : Kalabalık etmek. Doluşmak. Birikmek. Sıkıştırmak. Üşüşmek. Kalabalık. Toplanmak. Ortaklaşa bir uyarı sonucu belli bir yerde toplanan ve dikkatlerini bu uyarının yol açtığı ortak duygusal ilgi üzerinde toplamış olup herhangi bir anda ortak eyleme geçebilecek olan insan topluluğu.
Accosted : Yaklaşıp konuşmak. Yanaşmak. Her iki yönden destekli. Sarkıntılık etmek.
Hung on synonyms : clings, gibbeted, hook, assemble, haltering, bothers, clung, entreat, draping, be suspended, insisted, distending, get a toe hold, dallied, distends, droop, fit on, adhere, claimed, caught, base on, bag, flex, distend, fasten on, base upon, affix, abide by, dillydallies, extend, be among the living, lifts, appertain.

Bu kısımda Hung on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hung on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hung on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hung on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.