Hydranth türkçesi Hydranth nedir

  • Hidrant.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hidrozoon kolonilerinde beslenme için özelleşmiş birey.

Hydranth ingilizcede ne demek, Hydranth nerede nasıl kullanılır?

Fire hydrant : Yangın hidrantı. Yangın söndürme musluğu. Yangın hortumlarının takılabileceği mekanlardaki yerüstü su borusu. İtfaiye vanası. Yangın musluğu.

Hydrant : Yangın söndürme amacıyla kent su döşeminden suyun alındığı ağız. Musluk. Alma ağzı. Hidrant. Yangın musluğu. Ana musluk. Su ağzı. Ağız. Hortum takılan su borusu.

Hydrants : Hidrant. Yangın musluğu. Hortum takılan su borusu. Hidrantlar.

Dehydrant : Dehidrasyon maddesi. Susuzlaşmaya neden olan madde. Susuzlaştırmaya sebep olan madde.

Hydranencephaly : Hidranansefaü. Hidranensefali. Beyin yarım kürelerinin gelişmemesi ve onların yerini beyin-omurilik sıvısının doldurmasıyla belirgin doğuştan görülen bir yapılış bozukluğu. kuzu ve buzağılarda akabane, mavidil, rift vadisi humması, wesselbron hastalığı, chuzan ve cache vadisi humması ve pestivirüs gibi viral enfeksiyonlarda biçimlenir.

Green hydra : Çok hücrelilerin (metazoa), sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumunun, hidralar (hydrozoa) sınıfından, tatlı sularda yaşayan, er dişi, medüz dölü bulunmayan bir tür. Yeşil hidra.

 

Hydrangea : Ortanca otu. Ortanca. Asya'ya özgü bir çalı türü.

Hydracid : (kimya) hidrojen içeren ama oksijen içermeyen asit. Oksijensiz asit. Hidrasit.

Brown hydra : Çok hücrelilerden (metazoa), sölenterler (coelenterata) alt bölümünün, knidliler (cnidaria) filumunun, hidralar (hydrozoa) sınıfından, esmer renkli, medüz dölü bulunmayan, tatlı sularda yaşayan bir tür. Kara hidra.

Hydra headed : Çok başlı. Yok edilmesi güç.

İngilizce Hydranth Türkçe anlamı, Hydranth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hydranth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya sakızı. Akasya. Mimoza. Salkım ağacı.

 

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler.

Aardvark : Yerdomuzu. Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Humidify : Nemlendirmek. Rutubetlendirmek. Rutubet.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Slake : Dindirmek (susuzluk). Söndürmek. Dindirmek (susuzluğu). Gevşetmek. Gidermek (susuzluk vb). Gidermek (susuzluk vb.). (susuzluğunu) gidermek. Söndürmek (kireç). Yatıştırmak. Dindirmek.

Hydranth synonyms : furnish, a chromosome, a cells, provide, a protein, abductor muscle, abiotic factor, hydrant, hydrants, render, a site, slack, abambulacral area, moisturize, abacus bodies, moisturise, supply.

Hydranth zıt anlamlı kelimeler, Hydranth kelime anlamı

Dehumidify : Rutubet almak. Nemini gidermek. Kurutmak. Nem almak. Nemsizleştirmek. Havadaki nemi veya rutubeti almak. Rutubetini gidermek. Nemini almak. Nemini düşürmek. Rutubetini gidermek (hava).

Dehydrate : Dehidre etmek. Dehidrate etmek. Su kaybetmek. Suyunu gidermek. Suyunu almak. Kurutmak. Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek. Suyunu çıkarmak.

Stay : Bastırmak. Dayanmak. Oyalanmak. Bırakmamak. Erteleme. Sabitlemek. Durmak. Kalış. Bastırmak (açlığı). Durdurmak.

Hydranth ingilizce tanımı, definition of Hydranth

Hydranth kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the nutritive zooids of a hydroid colony. Also applied to the proboscis or manubrium of a hydroid medusa.