Hydroid türkçesi Hydroid nedir

  • Hidrozoonlarda tek bir silindir gövdeden oluşan polip.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hidroit.
  • Hidroid.
  • Eşeysiz bir hidrozoa polip özelliği ile ilgili (zooloji).
  • Birçok yosunun kökünde su taşıyan doku şeridini oluşturan hücreler topluluğu. hidrozoonlarda tek bir silindir gövdeden oluşan polip.

Hydroid ingilizcede ne demek, Hydroid nerede nasıl kullanılır?

Dehydroisoandrosterone : Dehidroizoandrosteron.

Hydro extract : Santrifüjlemek. Suyunu almak.

Hydro : Ilıca. Su (ile ilgili). Kaplıca. Hidro. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Deniz uçağı.

Hydroacoustic : Hidroakustik.

Hydroallantois : Hidroallantois. Gebelikte allantois sıvısının aşırı artması.

Hydrobromic : Hidrobromik asit ile ilgili. Hidrobromik aside özgü (kimya). Hidrobromik.

Hydrobromic acid : Brom asidi. Hidrobromik asit.

Hydrobromate : Hidrobromat.

Hydrocarbon : Hidrokarbon. Hidro karbon. Hidrokarbür. Karbonlu hidrojen. Biyoloji, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hidrojen ve karbon bileşimi. Yalnızca karbon ve hidrojen öğelerinden oluşan bileşik. Yalnızca hidrojen ve karbondan oluşan bileşik. Sadece hidrojen ve karbondan oluşan bileşik.

Hydrobios : Suda yaşayan hayvan ve bitkilerin bulundukları ortam. Su yaşamı.

İngilizce Hydroid Türkçe anlamı, Hydroid eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Hydroid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Planula : Planula. Döllenmiş yumurta gelişim evresi. Hidrozoan selentere familyasından bir larva. Sölenterlerin suda serbest yüzen silli larvası. Sölenterlerin, suda serbest yüzen silli larvası.

Hydrozoa : Hem bitişik hem de serbestçe yüzen türleri dahil eden tatlı su yad da deniz selentere sınıfı (zooloji). Hidrozoa.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Hydra : Polip (zooloji terimi). Hidra (zooloji terimi). Çok başlı yılan (mitoloji terimi). Püsküllü bela. Suyılanı (takımyıldızı). Hidra. Suyılanı. Çok başlı yılan.

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

 

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Hydroid synonyms : siphonophore, sertularian, class hydrozoa, aardvarks, coelenterate, aardvark, hydrozoan, a chromosome, aardwolf, abacus bodies, acacia, cnidarian, abiotic environment, a protein, a site.

Hydroid ingilizce tanımı, definition of Hydroid

Hydroid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Related to, or resembling, the hydra. Of or pertaining to the Hydroidea.