Hydromedusa türkçesi Hydromedusa nedir
- Hidraların, özellikle döl değişimi gösterenlerinde, tomurcuklanma ile meydana gelen medüz dölüne verilen genel ad.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Hidromedüz.
Hydromedusa ingilizcede ne demek, Hydromedusa nerede nasıl kullanılır?
Hydromechanics : Su ve diğer sıvılar mekaniği bilimi. Hidromekanik.
Hydromel : Hidromel. Bal şerbeti.
Hydromeningitis : Seröz sıvı artışıyla belirgin beyin zarı yangısı. Hidromeningitis. Hidromenenjit.
Hydromeningocele : Kafatası üzerindeki bir açıklıktan beyin zarlarının veya omurga üzerindeki bir açıklıktan omurilik zarlarının beyin-omurilik sıvısıyla dolu kese biçiminde dışarı taşması. Hidromeningosel.
Hydrometallurgical : Sıvısal metalbilime özgü.
Chemical hydrometer : Kimyasal hidrometre.
Hydrometallurgy : Hidrometalürji. Sıvısal metalbilim. Hidrometalurji.
Hydrometer : Elektrolitin yoğunluğunu ölçerek akımsakların doluluğunu belirten aygıt. Bir sıvının özgül ağırlığının ölçülmesine yarayan aygıt. (dibi ağırca, dereceli bir yuvağın yüzdürülmesine dayanır.). Su sayacı. Su yüksekliği göstergesi. Asit ölçer. Suölçer. Sıvıölçer. Sıvı yoğunluğu ölçeri. Yoğunlukölçer. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Physohydrometra : Fizohidrometra. Döl yatağı boşluğunda gaz ve sıvı toplanması.
Hydrometry : Ağırlık ölçümü. Hidrometri. Sıvıların özgül yerçekimlerinin ölçülmesi. Yerçekimi ölçümü. Hidrometre kullanma sanatı. Özgül ağırlık ölçümü.
İngilizce Hydromedusa Türkçe anlamı, Hydromedusa eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Hydromedusa ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Acacia : Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Salkım ağacı. Arap zamkı. Akasya sakızı.
Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.
Hydromedusa synonyms : abambulacral area, a cell, abacus bodies, a chromosome, a cells, aardvark.
Hydromedusa ingilizce tanımı, definition of Hydromedusa
Hydromedusa kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any medusa or jellyfish which is produced by budding from a hydroid. They are called also Craspedota, and naked-eyed medusæ.

Bu kısımda Hydromedusa kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Hydromedusa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Hydromedusa anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Hydromedusa ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.