Hypertonic türkçesi Hypertonic nedir

  • Aşırı kas gücü veya gerginliği olan.
  • Yüksek geçişim basınçlı.
  • Çokgerçili.
  • Ozmotik basıncı, hücrenin ozmotik basıncından yüksek olan. vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha yüksek ozmotik basınca sahip olan.
  • Hipertonik.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • İzotonik bir sıvıdan daha yüksek ozmotik basınca sahip olan. bir hücrenin ozmotik kuvvetinden yani 300 mosm'den daha yüksek ozmotik basıncı sebebiyle ozmozdan dolayı suyun hücreden çıkışına sebep olan ortam.
  • Yüksek basınçlı.
  • Aşırı kasılmış.

Hypertonic ingilizcede ne demek, Hypertonic nerede nasıl kullanılır?

Hypertonic dehydratation : Hipertonik dehidratasyon. Organizmanın elektrolitten daha çok su kaybetmesi veya susuzlukta olduğu gibi sıvı alımının su kaybından daha az olması sonucu oluşan dehidrasyon.

Hypertonic hyperhydratation : Hipertonik hiperhidratasyon. Hipertonik tuz çözeltilerinin alınmasından sonra hücre dışı sahada sodyum artışı ve hücre içi sahadan su çekimine neden olan hiperhidratasyon durumu. bunun sonucu intrasellüler hipovolemi ve interstisiyel ödem oluşumuna neden olur.

Hypertonic solution : Hipertonik çözelti. Yüksek geçişim basınçlı çözelti. Basıncı izotonik eriyik basıncından yüksek, vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha yüksek ozmotik basınca sahip eriyik.

 

Hypertonicity : Hipertoniklik. Aşırı kas gücü veya gerginliği ile sonuçlanma durumu. Hipertonisite.

Vasohypertonic : Vazohipertonik. Kan damarları gerginliğinin artması.

Hyperterminal : Üst uçbirim. Hiper uçbirim.

Hypertermy : Hipertermi. Anormal yüksek vücut sıcaklığı, sıcak çarpması.

Hypertension : Tansiyon yüksekliği. Hipertansiyon. Yüksek tansiyon.

Hypertape : Hiperteyp.

Hypertext format : Hipermetin şekli. Hipermetin biçimi.

İngilizce Hypertonic Türkçe anlamı, Hypertonic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypertonic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

 

Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

Acacia : Akasya. Mimoza. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Hypertonic synonyms : high pressure, aardwolf, abramis zone, abiotic environment, aardvarks, a cell, a chromosome.

Hypertonic zıt anlamlı kelimeler, Hypertonic kelime anlamı

Hypotonic : Azgergili. İzotonik bir sıvıdan daha düşük ozmotik basınca sahip olan. Ozmotik basıncı, hücrenin ozmotik basıncından düşük. vücut sıvılarının ozmotik basıncına oranla daha düşük ozmotik basınca sahip. Gevşek (doku). Karşılaştırıldığı şeyden daha düşük ozmotik basınca sahip olma (kimya). Zayıf kuvvet veya gerginlikte kaslı olma. Düşük geçişim basınçlı. Hipotonik.

Isotonic : İzotonik. Başka bir çözelti ile aynı osmotik basınca sahip olan çözelti ile ilgili (kimya, fizyoloji). Tuz derişimi aynı. Aynı ozmotik basınca sahip olma durumu; hücrenin ozmotik basıncına eşit ozmotik basınca sahip, içine konulduğunda hücrenin içine su giriş çıkışı olmayan sıvı. Aynı ozmotik basınca sahip olma durumu. hücrenin ozmotik basıncına eşit ozmotik basınca sahip, içine konulduğunda su giriş çıkışı olmayan sıvı. Aynı geçişmeli. Aynı ozmotik basınca sahip, ozmotik basınçları eşit olan. Eşgergili. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Eş basınçlı.