Hypothecated türkçesi Hypothecated nedir

  • İpotekti.
  • İpotek edilmiş.
  • Teminat olarak taahhüt edilmiş (hukuk terimi).

Hypothecated ingilizcede ne demek, Hypothecated nerede nasıl kullanılır?

Hypothecated asset : İpotek edilmiş değer. İpotekli varlık.

Hypothecate : Rehin etmek. Terkin etmek. İpotek. İpotek etmek. Haciz etmek. Rehin olarak vermek. Rehin vermek. Rehine koymak.

Hypothecates : Terkin etmek. Rehin etmek. Haciz etmek. İpotek etmek. İpotek. Rehin olarak vermek. Rehine koymak. Rehin vermek.

Rehypothecate : Yeniden ipotek etmek.

Hypothecating : İpotek etmek. Rehin etmek. Rehin vermek. Terkin etmek. İpotek. Rehin olarak vermek. Haciz etmek. Rehine koymak.

Hypothecary value : İpotek değeri.

Hypothecator : İpotek alan. İpotek alan kimse.

Hypothecary : İpotekli. Rehinde.

Hypotheca : İpotek.

Hypothec : İpotek. Tutu. Sağlanca. Rehin. Durağan değerin borca inanca olabilmesi sağlanılmak üzere borcun ödenmesine değin belirli koşullar altında tutulanması.

İngilizce Hypothecated Türkçe anlamı, Hypothecated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hypothecated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expect : Zannetmek. Ümit etmek. Ummak. Beklenti içinde olmak. Sanmak. Bebek beklemek. Düşünmek. Beklemek.

Theorize : Ortaya bir teori atmak. Kuram ortaya koymak. Kuramlamak. Kuramlaştırmak. Teori kurmak. Teorileştirmek. Farzetmek. Kuram geliştirmek. Kuram oluşturmak.

 

Suppose : Eğer. Bellemek. Gerekmek. Varsaymak. Zannetmek. Gerektirmek. Sanmak. Düşünmek. Bence ...-se iyi olur. Farz etmek.

Mortgaged : Rehinli. Tutuda. İpotekli.

Anticipate : -den önce davranmak. Beklenti sahibi olmak. Geleceği görmek. Önceden tahmin edip ona göre davranmak. Beklemek. Ummak. Söylenmeden yapmak. Önceden görmek. Karşı oyuncunun yapacağı vuruşu önceden kestirip ona göre durum almak.

Explicate : İzahat vermek. Yorumlamak. Açıklamak. Anlatmak. Ayrıntılı bir şekilde açıklamada bulunmak. Açıklamada bulunmak.

Pledge : Şerefine içmek. Yemin etmek. Söz vermek. Kanıt. Rehin vermek. Karşılıklı anlaşma. Alınan borç para karşılığı alacaklıya verilen değerli nesnenin tutulu durumu. Rehine koymak. Güvence vermek. Vadetmek.

Retrace : İzini takip etmek. Kaynağına inmek. İzini takip ederek kaynağına gitmek. Üzerinden geçmek. Tekrar çizmek (bir çizginin üstünü). Geri akma. Kökenine inmek. İz sürerek geri gitmek. Kaynağına gitmek. Tekrarlamak.

Construct : Düzenlemek. İmar etmek. Dikmek. Resmetmek. İmal etmek. Çizmek. İskeletini çizmek. Tertip etmek. İnşa etmek. Yapmak.

Theorise : Teorileştirmek. Bir teori geliştirmek. Teori kurmak. Kuramlamak. Farzetmek. Ortaya bir teori atmak. Kuramlaştırmak. Kuram ortaya koymak. Kuram geliştirmek. Hipotez ortaya koyma (ayrıca theorize).

Hypothecated synonyms : develop, reconstruct, conjecture, hypothesize, speculate, formulate, hypothesise.