İskan nedir, İskan ne demek

İskan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Yurtlandırma
  • Yurtlanma.

Teknik terim anlamı:

Bardak. (Küllük Iğdır Kars).

İskan ile ilgili Cümleler

  • “Evde kimsenin olmadığını telefonla iskandil ediyorlarmış diyor Bedri.”
  • İskân izni.
  • Bölge insanlar tarafından hiç iskan edilmedi.
  • Ali ve Mary İskandinavya'yı ziyaret ettiler.
  • “Cevizlerin altını iskandil ederek böğürtlen yığınının gölgesine sığındı.”
  • Bu alandaki adaların çoğu iskan edilmiş.
  • İsveç, İskandinavya'daki en büyük ülkedir.
  • Kayakla atlama İskandinav ülkeleri ve Orta Avrupa'da popülerdir.
  • Hiç İskandinavya'da bulundun mu?
  • Sabah kahvaltısı iskandinav usulü açık büfedir.

İskan ile ilgili Atasözü veya Deyim

iskan etmek : ev, yurt kazandırmak boş bir yere insan yerleştirmek.

iskana açmak : kadastrosunu, planlarını ve altyapısını bitirip bir bölgeyi inşaat yapmaya hazır duruma getirmek.

iskandil etmek : deniz derinliğini ölçmek soruşturmak, araştırmak Mecaz anlamı bir işin içyüzünü araştırmak, bilgi toplamak gözetlemek, çevreyi kollamak.

İskan anlamı, kısaca tanımı

İska : Tohumluk küçük soğan, arpacık soğanı

İskandal : Büyük çuval.

İskandinav yem birimi : Çeşitli yemlerin verim değerini 1 kilogram arpayla karşılaştırma esasına dayanan, 1 kilogram arpayı 1 birim olarak kabul eden bir yem birimi sistemi.

 

İskandinavyalı : İsveç, Norveç, Danimarka ve Finlandiya'da oturan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.

İskaniye : Bursa şehri, İnegöl ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

İskankuyu : Eskişehir ili, Han ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

İskan belgesi : Yeni yapılarda oturulabilirlik belgesi.

İskandil : Denizin derinliğini ölçme. Bu iş için kullanılan araç. İşin içyüzünü öğrenme, bilgi toplama, sorup soruşturma.

İskandinav : Kuzey Avrupa yarımadalarının bütünü. İskandinavyalı.

İskandinav dilleri : Germen dillerinin kuzey kolundaki diller.

Yurtlandırma : Yurtlandırmak işi, iskân.

Yurtlanma : Yurtlanmak işi, iskân.

Küllük : Çöplük. Sigara külü silkelenen ve sigara söndürülen kap, tabla, kül tablası, sigara tablası. Banyo, kalorifer kazanıyla ve sobada küllerin döküldüğü yer veya kap. Kül ve süprüntü atılan yer, çöplük. Çöp tenekesi. Çamaşır yıkamak için içinde küllü su bulundurulan çukur. İçine küllü su konulan kırmızı topraktan yapılmış küp. Eğrelti otu. Ayakyolu, hela. Çevresi çalı ile sarılarak kış için saklanan saman yığını. Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan tahıl, saman ve benzerleri kalıntılar. Kuluçka : Sizin tavuk küllük oldu. Ateş küreği. Çift sabanı. Dağın en yüksek tepesi, doruk. İnsanın oturduğu, yaşadığı yer, çevre, mahalle. Teneke su kabı. Temizlikte kullanılan suların konulduğu ağzı geniş, toprak testi. Kül, çöp, süprüntü atılan yer, çöplük. Samanlık. Geleneksel kadın giyiminde başa vurulan fes. Kazan ve sobada küllerin döküldüğü yer. Gübre ve kül çöplüğü. (Körküler Yalvaç Isparta). Bacadan düşen pisliklerin içinde biriktiği duvar içindeki teneke kuytu. (Aksara Niğde). Saflık. Elâzığ ili, Hankendi nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır kenti, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

 

Bardak : Su vb. şeyleri içmek için kullanılan, genellikle camdan yapılmış olan kap. Boduç, çamçak. Toprak testi. Bu kabın alacağı miktarda olan.

Iğdır : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Barda : Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

Küllü : İçinde veya üzerinde kül bulunan.

Küll : Tüm.

Yurt : Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçası, vatan. Diyar. Yörüklerin yazın veya kışın oturdukları yer. Bir şeyin ilk veya çok yetiştirildiği yer, vatan. Memleket. Sahip olunan arazi, emlak. Göçebe Türklerin oturduğu çadır. Öğrencilerin kaldığı, barındığı yer. Bakıma ve barınmaya muhtaç bir grup insanın oturduğu, yetiştirildiği veya bakıldığı kurum.

Kars : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Diğer dillerde İskambil bakısı anlamı nedir?

İngilizce'de İskambil bakısı ne demek ? : cartomancy