Jaconet türkçesi Jaconet nedir
- Sargı bezi.
- İnce pamuklu bez.
- Cilt bezi.
- Jakone.
- Jakona.
Jaconet ingilizcede ne demek, Jaconet nerede nasıl kullanılır?
Jacob : Yakup. Yakup peygamber. Hazreti yakup. Erkek ismi.
Jacob frenkel : İsrail bankası'nın eski başkanı.
Jacob sheep : Amerikada bulunan, ufak yapılı, dar, yağsız karkas tipinde olan, boynuzlu ikili, dörtlü, bazen de altı adet boynuz gözlenen, dişilerde bulunan boynuz her zaman koçlarınkinden daha kısa olan, yapağı rengi beyaz üzerine siyah lekeli olarak tanımlanabilen koyun ırkı. Yakup koyunu.
Jacobean : Jakobusçu. Jakoben. İngiltere kralı ı. james zamanında yaşamış olan devlet adamı ya da yazar.
Jacobian determinant : Jacobi determinantı. Jacobi belirteci.
Jacobins : İhtilalde şiddeti başlatan politikacı. Jakoben. Köktenci. Dominikan papazı. Radikal.
Jacobus : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri.
Jacobs disease : Jacop hastalığı. Creutzfeldt-jacop hastalığı.
Jacobinic : Jakobenlerle ilgili. Devrimci. Fransız devrimindeki köktencilerle ilgili veya onlara dair.
Jacobson : Soyadı.
İngilizce Jaconet Türkçe anlamı, Jaconet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jaconet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Leatherette : Yapay deri. Suni deri. Pantazot. Meşin kap. Meşin benzeri kağıt.
Cloth : Çaput. Örtü. Rahiplik. Kumaş. Bez. Yelken. Bez örtü. Dokuma. Sofra örtüsü.
Cloths : Bez örtü. Kumaş. Dokuma. Din adamlığı. Örtü. Çaput. Rahiplik. Yelken. Sofra örtüsü. Bez.
Gauzes : Şeffaf. Gazlı bez. Bürümcük. Gaz bezi. Tül. Şilebezi. Tülbent. Şile bezi. Pus.
Tourniquet : Sıkı sargı. Kanamayı durdurucu sargı. Turnike. Kanı durdurmak için sarılan sargı. Damar sıkacı. Kanamayı durdurmaya yarayan bir tür sargı. Turnike (tıp). Turnike (medikal tıp terimi).
Fabric : Yapı. Bünye. Doku. Çatı. Nesiç. Bez. İnşa. İskele. Bir kayacın iç yapısı. (iç yapı, kayacın oluşum koşullarına bağlı olduğundan belli başlı doku örneklerinde, kayaç cinslerine göre şöyledir: a) kor kayaçlar. 1. kristal: kayaç yapıcı minerallerin hepsi kristal biçimi göstermektedir, aralarında bağlayıcı madde yoktur. kristal dokunun şu cinsleri vardır: a) tüm kristal: kayacı yapan bütün mineraller kristallenmişlerdir. b) yarı kristal: kristallenmiş yapıcılar arasında camsı madde de vardır. c) iri kristalli: kristallenmiş yapıcılar çıplak gözle görülebilmektedirler. ç) ince kristalli: kristal yapıcılar ancak mikroskopla seçilebilmektedir. d) taneli: kristallenmiş yapıcıların büyüklük ve biçimleri ortalama özdeştir. iri, ufak ve sık taneli dokular vardır. 2. camsı: kayaç tüm ya da büyük çoğunlukla, camsı bir madde ile yapılıdır. 3. porfirsi: sık taneli ya da camsı bir kayaç hamuru içinde kendine özgü kristal biçimi gösteren kristaller vardır. 4. camsı porfirsi: kayaç hamuru büsbütün camsı maddedir ve bu hamur içinde iri kristaller bulunmaktadır. 5. akış izli doku: kayacın geldiği magmanın akış yönü, kayaç hamurundaki kristalciklerin sıralanışından ve camsı maddenin biçiminden bellidir. 6. yuvarsı doku: camsı madde ile yapılı kayaç hamurunda, özekten ışınsal ve küresel biçimler vardır. a) tortul kayaçlar. doku genellikle birikme koşullarına uygun olarak katlıdır. c) başkalaşım kayaçları. mineralleri az çok özdeş zamanda kristallendiklerinden, bu kayaçlarda, genellikle kristal başkalaşım dokusu bulunur: a) mozaiksi doku: kayacın mineralleri taneli biçim gösterir. b) eşit doku: kayacın minerallerinin taneleri ortalama birbirine eşit büyüklüktedir. c) değişik doku: minerallerin tane büyüklükleri çeşitlidir. ç) porfirsi başkalaşım dokusu: taneli kayaçta, ötekilerinden sonra ve çok daha büyük tane büyüklüğünde gelişmiş kristaller vardır. d) porfir kırıklı doku: başkalaşımdan önce oluşmuş kristaller, kayaçta kalıntı durumunda bulunur.
Gauze : Kalın tül. Tül perde. Şilebezi. Gazlı bez. Belli bir dramatik hava ve etki sağlamada kullanılan tül perde. Tiyatro dekorunda. kalın, gözenekli, pamuklu dokuma. Şeffaf. Tül. Gaz bezi.
Bandage : Bağlamak. Bandaj. Sarmak. Yarayı sarmak. Dolamak. Koruyucu çember. Sargı sarmak. Bağ.
Lints : Kumaş tiftiği. Yaraları sarmak için kullanılan yumuşak bir madde. Pamuk tiftiğini ayıklamak. Hav. Pamuk tiftiği. Keten tiftiği. İplik tiftiği.
Jaconet synonyms : book cloth, lint, tourniquets, material, textile.
Jaconet ingilizce tanımı, definition of Jaconet
Jaconet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A thin cotton fabric, between cambric and muslin, used for dresses, neckcloths, etc.

Bu kısımda Jaconet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jaconet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jaconet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jaconet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.