Jailed türkçesi Jailed nedir

  • Kapatılmış.
  • Hapse atılmış.
  • Hapsedilmiş.
  • Tutuklanmış.

Jailed ile ilgili cümleler

English: He was jailed for offering money to the police.
Turkish: O, polise para teklif etmek nedeniyle hapis cezasına çarptırıldı.

English: Dozens were jailed.
Turkish: Onlarca insan hapsedildi.

English: Ali should be jailed.
Turkish: Ali hapsedilmelidir.

Jailed ingilizcede ne demek, Jailed nerede nasıl kullanılır?

Jailer : Zindancı. Gardiyan.

Jailers : Zindancı. Gardiyan.

Jail bird : Hapishanede olan kimse. Tutuklu. Hapishane kuşu.

Jail cell : Hükümlünün tutulduğu oda. Hücre. Hapishane hücresi.

Jail delivery : Hapishaneden çıkma.

Jail : Hapis. Hapishaneye kapatmak. Tutuklamak. Hapishane. Kafes. Nezaret. Hapse atmak. Nezarethane. Cezaevine kapatmak. Kodes.

Jailbait : Çıtır. Çekici genç kız. Onunla cinsel ilişkiye girmek hapis cezası ile sonuçlanabilen reşit olmayan kız (argo terim). Reşit olmayan çekici kız.

Jail sentence : Hapis cezası.

Jailbreaking : İphone gibi elektronik cihazlara üretici tarafından konulmuş yazılım kısıtlamalarının kaldırılması veya aşılması. Yazılım kırma.

Jailbird : Mahpus. Hapishane kuşu. İp kaçkını. Hapishane gediklisi.

İngilizce Jailed Türkçe anlamı, Jailed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jailed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Pent up : Bastırılmış (duygu). Bastırılmış.

Pent : Gizli kalmış. Kapanık. Kapanmış.

Impounded : Haczedilmiş. El konulmuş. Tutulmuş. Kuşatılmış.

Booked : Göz altında. Kayıtlı. Yeri ayrılmış. Defterde kayıtlı. Kiralanmış. Nezarete alınmış. Ayırtılmış. Hapis cezası almış. Ayrılmış.

Trapped : Kapan kurmak. Tuzak kurmak. Kapak takmak (gaz kaçırmasın diye). Tuzağa düşmüş. Kapana kısılmış. Tuzağa düşürülmüş. Yakalamak. Tutsak kalmış. Tutulmuş. Tuzağa düşürmek.

Detained : Nezarethanede. Alıkonmuş. Gecikmiş. Yakalanmış. Göz altına alınmış. Sorgulanmak üzere tutulan. Göz altında.

Covered : Kaplı. Kapalı. Kapaklı. Güvenceli. Örtülü. Kaplanmış. Kaplama. Saklı. Sarılı.

Unfree : Özgür veya serbest olmayan. Özgürlüğü iptal etmek. Tekrar yakalamak.

Arrested : Tutuklu. Durdurulmuş. Mevkuf. Alıkonulmuş. Geciktirilmiş. Kısıtlanmış.

Busted : Yakalanmış (suçlu). Kırılmış. Vurmak. Patlatmak. Tutuklamak. Rütbe indirmek. İflas etmek. Kırmak. Bozmak.

Jailed synonyms : behind bolt and bar, imprisoned, under lock and key, captive, insulated, embosomed, confined, enveloped, incarcerated, cabined, inclosed, gaoled, immured, closed, shut.

Jailed zıt anlamlı kelimeler, Jailed kelime anlamı

Free : Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Serbestçe. Rahatlatmak. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Hiçbir biçimde herhangi bir koşula bağlı olmayan, özgür olan. Parasız. Ücretsiz. Bedava. Özgür. Bağımsız.