Jamming türkçesi Jamming nedir

Jamming ingilizcede ne demek, Jamming nerede nasıl kullanılır?

Jamming resistance : Boğulma dayanaklılığı.

Jamming station : Parazit yapan radyo istasyonu. Yayını bozan radyo istasyonu.

Accidental jamming : Rastlantısal boğma. Kazayla karıştırma.

Anti jamming : Karıştırmaya karşı koyma. Boğma-önler. Karıştırmayı önleme.

Electronic jamming : Elektronik boğma. Elektronik karıştırma.

Jammed with : Tıkanmış. Tıkanık.

Window jamming : Radarı şaşırtmak için uçaktan mermi saçma. Düşman radarını şaşırtma.

Jammy : Birinci sınıf. Şans. Ballı. Şanslı. Kaliteli.

Antijamming : Karıştırmayı önleme. Radyo sinyallerine uluslararası karıştırmayı önleme eylemi.

Jammer : Parazit yapan radyo istasyonu. Yayını bozan radyo istasyonu. Sinyal boğucu. İşaret karıştırıcı. Sinyal bozucu. Boğucu.

İngilizce Jamming Türkçe anlamı, Jamming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jamming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impaction : Gömülü olma durumu. Gömülmüş olma. Aşırı kalabalık durumu. Hıncahınç olma durumu. Nesne sıkışması. Sıkıştırmalı kaynaklama. Bir dişin tamamen çıkarılması olanaklı olmama durumu (dişçilik). İmpaksiyon.

 

Compaction : Derleyip toplama. Sıkıştırılmış olma durumu. Tıkızlaştırma. Kısaltma. Sıkıştırma işlemi. Yoğunlaşma. Sıkıştırmak.

Adulteration : Malın niteliğini sorma. Yemde doğal olarak bulunabilen fakat hayvanlara zararlı etki yapmayacak düzeylerde olanların dışında yemlere zehirli ve zararlı olabilecek madde, yabancı ot tohumu, besleme değeri olmayan madde, emniyetli olmayan pestisit veya kimyasal madde; tolerans sınırını aşacak miktarlarda boya, konservatif vb. katkı maddelerinin katılması; yemdeki değerli maddelerin tamamı veya bir kısmı yerine daha az değerli maddelerin katılması işlemi. herhangi bir gıdanın veya malzemenin özelliklerini bozacak bir şeyle karıştırılması, hile. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dürüstlük ilkelerine aykırı olarak bir malın içine konulan değersiz başka bir madde ile tüketiciyi aldatma. Seyreltme. Hile katma. Aldatma. Katıştırma. Hile.

Timidities : Ürkeklik. Korkaklık. Utangaçlık. Çekingenlik. Yüreksizlik.

Anamorphic process : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi.

Admixture : Karışım. Kimyasal katkı maddesi. Harman. Karıştırım. Katkı. İlave. Katma. Katkı maddesi. Katışık.

Ecm : Hata düzeltme modeli. Düşmanın radar ya da belirleme aygıtlarını yanıltmak için elektromanyetik tayf kullanan aygıtlar. Ecm.

 

Scrupulosity : Doğruluk. Ahlaklılık. Açıklık. Vicdanlılık. Ahlaki prensiplere bağlı olma vasfı. Titizlik. Sıkılık. Hatasızlık. Kesinlik.

Backup : Yedek. Destek. Onun yedeği olmaya hazır kişi ya da şey. Yardım. Tabla yedeği. Dublör. Yedeğini almak. Yedekleme. Trafik sıkışıklığı.

Anamorphosis : Anamorfoz. Şekilsiz resim. Gelişim döneminde bir şekilde başka bir şekle girmek (bitki bilimi). Bir merceğin kapsadığı alanın, film boyu değişmediği halde artırılmasını sağlayan optik işlem. sıkıştırmaca dayanan geniş görüntülük işlemlerinde, konunun iki yandan basıklaştırılmış olarak filme görüntü vermesi. Şekilsiz remim yaratma yöntemi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şekilsiz resim (çarpık görünüm).

Jamming synonyms : barrage jamming, spot jamming, selective jamming, incarceration, jam, grilling, sticking, image compression, having hard time, combinations, pressures, density, agitating, congestions, compressions, scrupulosities, crimping, timidity, breakdown, breakdowns, stringencies, shyness, stuttering, pressure, agitations, amalgamations, commingling, constrictions, slowtness, congestion, hoarseness, compression, densities.