Backup türkçesi Backup nedir

  • Sıkışıklık.
  • Destek olan kişi ya da şey.
  • Yardımcı olan.
  • Trafik sıkışıklığı.
  • Tabla yedeği.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Destek.
  • Yedeğini almak.
  • Yedekleme.
  • Onun yedeği olmaya hazır kişi ya da şey.
  • Yedek.
  • Dublör.
  • Yardım.
  • Kopyalama.
  • Başkasının yerine geçmeye.

Backup ile ilgili cümleler

English: Do you have a backup plan?
Turkish: Bir yedek planın var mı?

English: Tom always has a backup plan.
Turkish: Her zaman bir yedek planın var.

English: Did they have a backup plan?
Turkish: Onların yedek bir planı var mıydı?

English: Bring backup.
Turkish: Yedek getirin.

English: Moustapha and Mary were my backup singers back when I used to perform.
Turkish: Eskiden konser verdiğimde Mustafa ve Mary arkada benim yedek şarkıcılarımdı.

Backup ingilizcede ne demek, Backup nerede nasıl kullanılır?

Backup battery : Destek batarya. İmdat aküsü. Taşınabilir bilgisayarlarda ana bataryanın çıkarılmasından sonra belli bir süre elektrik akımı sağlayan yedek batarya. Yardımcı batarya. Yedek batarya.

Backup center : Yedekleme merkezi.

Backup computer : Yedekleme bilgisayarı.

Backup copy : Yedek kopyasını. Yedekleme kopyası. Yedek kopya.

Backup device : Yedekleme aygıtı.

Backup frequency : Yedekleme sıklığı.

Backup operations : Yedekleme işlemleri.

 

Backup light : Geri gidiş lambası.

Backup force : Destek kuvveti.

Backup file : Yedek dosya. Orijinalinin kaybedilmesi halinde kullanmak üzere oluşturulan yedek bilgisayar dosyası. Güvenlik kütüğü. Yedekleme dosyası. Yedek bilgisayar dosyası. Dosya yedekle. Yedekleme kütüğü.

İngilizce Backup Türkçe anlamı, Backup eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Backup ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abort sequence : Durdurma dizisi.

Jamming : Sinyal boğma. Frekans bozma. Burunda sümük toplanması. Tutukluk. Karıştırma. Yayını bozma. Parazit yapma. Sıkışma. Sıkıştırma.

Bottle neck : Şişe boğazı. Geniş bir alandan dar bir alana geçiş birleşme yeri. Dar boğaz. Dar boğazlı.

Constrictions : Daralma. Kısıtlama. Büzme. Büzülme. Boğaz. Dar geçit. Daraltma. Kesit daralması. Sıkma.

Compensation : Herhangi bir zarara yol açan kişinin bu zararı karşılaması için ödemesi gereken para. Ücret. Kamulaştırma karşılığı. Bireyin, belli bir çalışma alanında başarı göstererek ya da özel bir davranış yolu seçerek, bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliştirdiği yetersizlik ve aşağılık duygularını yenmesiyle kişiliğini dengede tutması. Karşılama. Bitki, eğitim, iktisat, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tazminat hukuku. Ödünleme. Ödün. Kompenzasyon.

 

Closeness : Sıkılık. Kapalılık. Gizlilik. Yakınlık. Sıklık. Havasızlık. Darlık. Cimrilik. Tahminde yakınlık.

Anchorage : Emniyet. Güven. Sabitleme. Demir. Saplamalı bağlama. Güven kaynağı. Gemilerin demirleme yeri. Demirleme.

Replication : Akis. Tekrarlama. Çoğaltma. Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir hücre veya canlının benzerinin meydana getirilmesi. dna'nın kendini eşlemesi veya sentezlenmesi işlemi, replikasyon, klonlama. Mukabele. Kendiliğinden kopyalama. Kopyalama. üreme. Röprodüksiyon. Aynısı.

Halters : İpe çekmek. Yular. Korkuluk. Dizgin. Asmak. Yular takmak. İdam ipi. İp. Kement.

Backing : Arka dolgusu. Dekorun derinliğini destekleyen resimli bir pano. Geri çekilme. Arka resmi. Arka. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Ciro. Dip fotoğrafı.

Backup synonyms : musical accompaniment, computer backup, halter, cloning, stand in, adjuvant, access control, ac adapter, doublure, bearer, understudied, stuntman, support, facsimiles, duplication, congestions, relief, duplicate, fallback, advocation, facsimile, aid, part, densities, donkey, towing, relievers, scrupulosities, traffic congestion, haltered, answer wizard, understudying, scrupulosity.

Backup zıt anlamlı kelimeler, Backup kelime anlamı

Disapproval : Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Reddetme. Kabul etmeme. Ayıplama. Beğenmeme. Kınama. Doğru bulmama. Hoşnutsuzluk. İtiraz.