Anchorage türkçesi Anchorage nedir

  • Liman.
  • Demirleme yeri.
  • Güven.
  • Demir.
  • Emniyet.
  • Dayanak.
  • Saplamalı bağlama.
  • Sabitleme.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Demirleme.
  • Güven kaynağı.
  • Gemilerin demirleme yeri.
  • Destek.

Anchorage ile ilgili cümleler

English: I went to Europe by way of Anchorage.
Turkish: Anchorage yoluyla Avrupa'ya gittim.

Anchorage ingilizcede ne demek, Anchorage nerede nasıl kullanılır?

Anchorage bearing : Ankraj mesneti.

Anchorage bolt : Bağlama cıvatası.

Anchorage bolt bush : Bağlama cıvatası duyu.

Anchorage bolt nut : Bağlama cıvatası somunu.

Anchorage dues : Demirleme harcı.

Anchorages : Demirleme yeri. Demirleme. Dayanak. Destek. Güven kaynağı.

Safe anchorage : Güvenli demirleme yeri.

Anchor arm : Bağlama kolu. Çıpa kolu.

Anchor chain : Ankraj bulonu. Demir zinciri. Tespit cıvatası. Çapa zinciri. Tespit zinciri.

Quarantine anchorage : Karantina limanı.

İngilizce Anchorage Türkçe anlamı, Anchorage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Anchorage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Assurances : Vaat. Teminat. Kendinden eminlik. Sigorta. Söz. Kendine çok güvenme. Pişkinlik. İtimat. İtikat. Güvence.

Fixedness : Sıkılık. Sabitlik. Kararlılık. Sabit oluş. İstikrar. Güvenlik. Dengelilik. Süreklilik. Değişmezlik. Durağanlık.

 

Immobilisation : Hareketini sınırlama. Madeni veya kağıt paraların tedavülden çekilmesi (immobilization olarak da yazılır). Hareketsiz kılma. Bloke etme. Bağlama. (britanya ingilizcesi) hareketsiz kılma. İmmobilizasyon. Hareketsizleştirme. Tedavülden çekme.

Credences : Doğru kabul etme. Sofra takımı dolabı. İnanma. İtimat. İnanç.

Afforcement : Takviye. Güçlendirme.

Ferr : Demirli.

Bearer : Tabut taşıyan kimse. Kolon ya da piramitte üstündekileri taşıyan güçlü kişi. trapez gösterisinde uçan trapezciyi tutup taşıyan cambaz. Hamil. Tabut taşıyan. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Tabut taşıyıcı. Meyve veren ağaç. Taşıyan.

Acid treatment : Asitle işleme. Asitle arıtma. Ekşitleme. Asitle muamele.

Acidization : Asitleştirme. Asidizasyon. Asitleşme. Ekşitleme.

Abandon : Tehire salmak. Koyup gitmek. Terk etmek. El etek çekmek. Bırakma. Dayandırmak. Kesmek. Durdurmak. Coşku. Kendini tamamıyla vermek.

Anchorage synonyms : advance heading, adjuvant, additional support, auspices, foundation, anchoring, credit, belief, anchor, cleating, faiths, faithing, dockage, abandoned mine, harbor, backup, acetylene lamp, ferric, hythe, arrival, affiance, confidence, backings, havens, bracing, wrought iron, ferrous, condition, immobilization, hithe, guaranty, aid, advancing longwall.

Anchorage ingilizce tanımı, definition of Anchorage

Anchorage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of anchoring, or the condition of lying at anchor. Abode of an anchoret.