Jettisons türkçesi Jettisons nedir

  • Safra atmak.
  • Atarak boşaltmak.
  • Gemi yükünün bir kısmının denize atılması.
  • Safra atma.
  • Yük boşaltımı.
  • Ağırlık azaltma.
  • Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü).
  • Ağırlık boşaltmak.
  • (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma.
  • Yük atmak.
  • Başından savmak.

Jettisons ingilizcede ne demek, Jettisons nerede nasıl kullanılır?

Jettison of cargo : Yükün denize atılması.

Jettison : Ağırlık azaltma. Denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü). Yük boşaltımı. (gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma. Safra atmak. Başından savmak. Safra atma. Ağırlık boşaltmak. Atarak boşaltmak. Gemi yükünün bir kısmının denize atılması.

Jettisonable : Atılabilir. Fırlatılabilir.

Jettisonable seat : Fırlatılabilir koltuk.

Jettisoning : Başından savmak. Yük atmak. Ağırlık boşaltmak. Safra atmak. Yükü azaltma için atma.

Jetties : Dalgakıran. Vapur iskelesi. Rıhtım. Mendirek.

Jetting : Fışkırtma. Basınçlı sulu kazık çakma. Püskürtme. Basınçlı su uygulaması. Fırlatma. Jet ile uçmak. Fışkırtmak.

İngilizce Jettisons Türkçe anlamı, Jettisons eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jettisons ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fobbed : Kazıklamak. Saat kösteği. Dirsek çevirmek. Atlatmak. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Yutturmak. Göçmen. Saat cebi. Hile ile satmak.

 

Put away : Mideye indirmek (yemeği). Sonrası için bir kenara koymak (para vb). Ayırmak. Silip süpürmek. Hapse atmak. Tıkınmak. Öldürmek (yaşlı veya hasta bir hayvanı). Kaldırmak. Biriktirmek. Bırakmak.

Toss out : Başından atmak. Görmezden gelmek. Çevresinden uzaklaştırmak.

Get rid : Kurtulmak (bir şeyden). Başından atmak. Gitmesine neden olmak.

Fobbing : Kazıklamak. Saat cebi. Bir ülkeye yeni ayak basmış kişi. Göçmen. Saat kösteği. Atlatmak. Yutturmak. Hile ile satmak. Dirsek çevirmek.

Discard : Kağıt atmak. Atmak. Terketmek. Iskartaya çıkarmak. Gözden çıkarmak. Kovmak. Iskartaya ayırmak. Kurtulmak. Ayırmak.

Dispose : Dizmek. Kullanmak. Dağıtmak. Düzenlemek. Başından atmak. Alt etmek. İkna etmek. Anıklamak. Kurtulmak. Atmak.

Cast out : Uzaklaştırmak. Kovmak. Toplumdan dışlamak. Başından atmak. Sürmek. Atmak. Dışlamak. Toplumdan uzaklaştırmak. Çevresinden uzaklaştırmak.

Get rid of : Yakayı sıyırmak. Kovmak. Kurtulmak. Savmak. Öldürmek. Sepetlemek. Elden çıkarmak. Savuşturmak. Yok etmek.

Jettisons synonyms : jettison, cast away, evades, doffs, doffed, evade, chuck out, evaded, excuss, throw, toss, doff, doffing, throw away, cast aside, drop like a hot potato, fling, throw out, fobs, jettisoning, toss away, bleed off.