Jinks türkçesi Jinks nedir

Jinks ingilizcede ne demek, Jinks nerede nasıl kullanılır?

High jinks : Eğlence. Şamata. Gürültülü eğlence. Çılgınlık. Cümbüş.

Hijinks : Şamata. Gürültülü eğlence.

Jink : Çalımlamak. Sıçramak. Yana kaçmak. Yana kaçma.

Jinked : Sıçramak. Çalımlamak. Yana çekivermek. Yana kaçma. Yana kaçmak.

Jinker : Odun taşımak için kullanılan araç. Kütük ve kerestelik ağaç taşımak için kullanılan at arabası veya römork. At tarafından çekilen hafif yolcu arabası.

Jingo : Aşırı milliyetçi. Şoven.

Jingles : Çınlamak. Çalmak. Şıngırdamak.

Jingler : Çancı. Çin'de yaşayan etnik bir grup. Bir şey çıngırdatan kimse. Zil sesine benzer çınlayan ses çıkaran bir şey. Kafiyeli yazan kimse. Kinh. Gin. Acemi şair. Jing.

Jingling : Şakır şakır. Şıngırdamak. Çınlamak. Çalmak.

Jingly : Vızıldayan. Afgani. Çınlayan. Tıngırdayan. Cingıl gibi. Çınlayan zil sesine benzer ses çıkaran. Çıngırdayarak.

İngilizce Jinks Türkçe anlamı, Jinks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jinks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dustup : Kavga. Kavga kıyamet. Gürültü. Haraza. Tartışma. Patırtı.

 

Brisked : Hareketlendirmek. Hareketli. Canlanmak. İstenilen hızda hareket eden. Canlandırmak. Sertçe esen (rüzgar). Faal. Enerjik. Çevik.

Festivity : Eğlence. Kutlama. Gala. Festival. Bayram.

Festival : Tiyatro şenliği. Eğlence. Festival ile ilgili. Çeşitli oyunların ve sanat ürünlerinin halk önünde belli bir düzen ve sıra içinde topluca değerlendirilmesi ve sonunda ödül verilmesi ile ortaya çıkan gösteriler kümesi. bazı şenlikler ödülsüzdür. Çoğunlukla yaz aylarında oynatılan sanat bakımından örnek oyunlar. bu şenlikler tiyatro tarihi yönünden önemli yerlerde (epidauros) ya da önemli sanatçıların doğum yerlerinde (mozart-salzburg) ya da çeşitli tiyatro kültürü olan ulusları karşılaştıracak başkentlerde (theatre des nations-paris) düzenlenir. Düğün dernek. Bir toplumun kendini her tür kötü dış ve iç etkenlerden korumak, bol ürün elde etmek, barış ve güvence içinde yaşamak amacıyla bir mevsimden ötekine, bir yaşam çağından sonrakine ve toplumsal bir yaşantıdan başka bir yaşantıya geçme ya da tarihsel, dinsel, söylensel olay, kişi, varlık ve yüce varlıkları anma sırasında topluca yemek yiyerek, oynayarak, bağırarak, iş görerek yaptığı geleneksel eğlenim türü. krş. büyü, din, söylen. Bayram.

Merrymaking : Neşeli. Şen. Eğlence. Alem.

Buster : Devamlı azami hızla uçmak. Zorla açan kimse. Alem. Devamlı azami takat süratiyle uçmak. Adam. Herif. Ulan. Sert güney rüzgarı.

Dynamisms : Devingenlik. Dinamiklik. Devimselcilik. Dinamizm. Canlılık.

Commotion : Velvele. Telaş. Keşmekeş. Patırtı. Hareket. Heyecan. Zürzavar. Karışıklık. Karmaşa.

Fest : Kutlama. Festival.

 

Feted : Yortu. Ziyafet. Bayram. Çit. Kutlamak. Ağırlamak. Piknik. Eğlence. Ziyafet vermek.

Jinks synonyms : high jinx, briskest, brisker, convivial, carnival, agreeability, hustle and bustle, carousals, din, hilarities, liveliness, bender, festivals, benders, brisking, hijinks, deray, hoo ha, activity, bashers, dinned, feting, fete, binges, briskness, hell, mobility, booze, festivities, dynamism, helling, high jinks, hells.