Jingling türkçesi Jingling nedir

Jingling ingilizcede ne demek, Jingling nerede nasıl kullanılır?

Jingling johnny : El makası ile kırkan kimse (avustralya argosu). Bir odun veya metal parçasına (çoğu zaman hilal şeklinde)sıra ile asılmış olan küçük zillerden veya madeni seslerden oluşan vurmalı çalgı.

Jingle : Şıkırdatmak. Şıngırtı. Şakırdatmak. Şıkırdamak. Çınlamak. Basit vezinli şiir. Çıngırdatmak. Tıngırdatmak. Şıngırdamak. Şakırdamak.

Jingled : Şıkırdatmak. Tıngırdatmak. Şakırdamak. Çalmak. Şıngırdamak. Şıkırdamak. Çıngırdatmak. Şakırdatmak. Çınlamak. Şıngırdatmak.

Jingler : Zil sesine benzer çınlayan ses çıkaran bir şey. Jing. Kinh. Kafiyeli yazan kimse. Gin. Acemi şair. Çancı. Çin'de yaşayan etnik bir grup. Bir şey çıngırdatan kimse.

Jinglers : Acemi şair. Zil sesine benzer çınlayan ses çıkaran bir şey. Çin'de yaşayan etnik bir grup. Kinh. Gin. Bir şey çıngırdatan kimse. Jing. Çancı. Kafiyeli yazan kimse.

Jingoes : Şoven. Aşırı milliyetçi.

Jingoisms : Aşırı vatanseverlik. Aşırı milliyetçilik. Şovenlik.

Jingoism : Şovenlik. Aşırı vatanseverlik. Aşırı milliyetçilik.

Jingoish : Şoven. Aşırı milliyetçi olan. Aşırı derecede milliyetçilik eğilimi olan.

 

Jingoists : Aşırı milliyetçi. Köklü vatansever. Aşırı milliyetçi kimse. Aşırı derecede milliyetçilik görüşleri olan kimse.

İngilizce Jingling Türkçe anlamı, Jingling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jingling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rattling : Tıkırdayan. Son derece. Pek. Zangır zangır. Çok. Takırdayan. Tıkırtı. Hareketli. Vızır vızır.

Bag : Torba. Çuvala koymak. Şişirmek. Aşırmak. Torbalanmak. Çanta. Sarkmak. Torbalamak. Poşet.

Blow : Kaçmak. Küfretmek. Körüklemek. Harcamak. Uçmak. Darbe. Hava vermek. Kahretmek. Uçurmak. Fışkırmak.

Adopt : Seçmek (pol.). Sahip çıkmak. Nüfusuna geçirmek. Edinmek. Kabul etmek. Benimsemek. Evlat edinmek. Hayata geçirmek.

Border on : Sınır komşusu olmak. Eğiliminde olmak. Kaçmak. Ramak kalmak. Bitişik olmak.

Clanked : Madeni ses çıkarmak. Şakırdamak. Şakırdatmak. Tangırdamak. Zangırdamak. Çınlama. Şıkırdatmak. Şıkırdamak. Madeni ses.

Cabbaging : Lahana beyaz. Lahana. Aşırmak. Başlahana. Beyaz lahana. Yürütmek. Kelem.

Abstract : Almak. Çekmek. Özet. Soyut. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Usavurma ya da çıkarsama yoluyla geçerlik kazanan kavramsal nesne. bk. somut. Aşırmak. Damıtmak (biyoloji terimi). Soyutlamak. Özet çıkarmak.

Dinning : Gürültü etmek. Söyleyip durmak. Kafasını şişirmek (argo terim) gürlemek. Tekrar tekrar söylemek. Yankılanmak.

Jingling synonyms : clanq, clang, clangs, jingle, clanged, echo through, dinned, appropriate, accroach, din, clanging, buzzes, buzz, clinked, rang, clinks, pelting, blew, to beat the band, jingles, jingly, easily, clanks, buzzed, add, adopts, ring, reverberant, clink, chime, pouring, cabbages, brightly.

Jingling zıt anlamlı kelimeler, Jingling kelime anlamı

Jingling antonyms : unreverberant.

Jingling ingilizce tanımı, definition of Jingling

Jingling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A chink. Also, the sound itself. The act or process of producing a jingle.