Rattling türkçesi Rattling nedir

Rattling ile ilgili cümleler

English: Everything on top of the table started rattling when the earthquake hit.
Turkish: Deprem vurduğunda masanın üstündeki her şey tıkırdamaya başladı.

Rattling ingilizcede ne demek, Rattling nerede nasıl kullanılır?

Rattling noise : Zıngırtı.

At a rattling pace : Doludizgin. Tıkır tıkır.

Saber rattling : Savaş tehdidi.

Sabre rattling : Savaş tehdidi.

Rattlings : Takırdayan. Vızır vızır. Çok. Tıkırdayan. Hareketli. Pek. Son derece. Tıkırtı. Şakır şakır. Zangır zangır.

Rattle on : Durmadan konuşmak. Cır cır konuşmak. Cırcır konuşmak. Cır cır ötmek. Saçmalamak. Habire konuşmak.

Rattle the saber : Savaş tehdidinde bulunmak.

Rattle off : Ezbere söylemek. Çabuk çabuk söylemek. Ezberden çabucak tekrarlamak.

Rattle through : Bitirivermek. Yapıvermek.

Brattling : Tıkırtı sesi çıkarmak. Çıngırdamak. Şakırdamak.

İngilizce Rattling Türkçe anlamı, Rattling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rattling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Marvelous : Harikulade. Nefis. Garip. Hayret verici. Fevkalade. Müthiş. Şahane. Süper. Harika. Olağanüstü.

 

Rale : Harhara. Hırıltı. Ral. Bronş veya bronşçuklar içerisinde eksudat, transudat, kan veya aspirasyon sıvısının varlığını gösteren hastalık belirtisi sesler, ral sesleri, subkrepitan. yaş ve kuru harharalar olarak ikiye ayrılır.

A great deal : Bir hayli. Pek çok. Birçok. Oldukça çok. Hayli.

Rattled : Dırdır etmek. Şaşırmış. Tıkırdatmak. Bozmak (birini). Şaşırtmak. Sinir etmek. Takırdamak. Vırvır etmek. Hırıldamak.

Grand : Azim. Önemli. Asil. Baş. Bin dolar. Azamet. Büyüklük. Ağırbaşlı. Büyük. Genel.

Quite : Su katılmadık. Epey. Hayli. Elbette. Epeyce. Büsbütün. Hakikaten. Bütünüyle. Oldukça.

Terrific : Süper. Olağanüstü. Korkunç. Harika. Çok iyi. Dehşet. Çok güzel. Müthiş. Mükemmel.

Brightly : Parlak. Canlı. Aydınlık. Parlak bir şekilde. Pırıl pırıl. Parlak biçimde. Işıl ışıl.

Brisks : Faal. Enerjik. Hareketlilik. Sertçe esen (rüzgar). Çevik. Canlanmak. İstenilen hızda hareket eden. Hareketlendirmek. Canlandırmak.

Beyond measure : Ölçüsüz. Haddinden fazla. Çok fazla. Hadsiz hesapsız. Aşırı derecede. Hadden aşırı. Sayılamayacak kadar çok. Sonsuz.

Rattling synonyms : crepitation rale, eminently, desperately, highly, arrant, active, catastrophically, pouring, all fired, animated, tremendous, a whale of, clattery, briskest, rather, mosts, above, noise, a great many, breezy, continuously, a lot, affluents, jolly, a whale of a lot, direful, breeziest, a good deal, stiff, alive, rattle, awfully, agile.

Rattling zıt anlamlı kelimeler, Rattling kelime anlamı

Ordinary : Olağan. Alelade. Lokanta. Adi. Tabldot lokanta. Lokanta (ingiliz ingilizcesi). Orta halli yemek (ingiliz ingilizcesi). Olağan şey. Alışılmış şey. Değişmez kurallar (katolik kilisesi).

Lethargic : Letarjik. Aşırı halsiz. Uyku halinde. Uyuşuklukla ilgili olan. uyuşukluk gösteren. Uyuşuk.