Jon türkçesi Jon nedir
- İncil'de jonah.
- Erkek ismi (john veya jonathan isimlerinin bir şekli).
Jon ile ilgili cümleler
English: A Mr. Jones came while you were out.
Turkish: Sen dışardayken Bay Jones diye biri geldi.
English: A Mr. Jones has come to see you.
Turkish: Bay Jones diye biri sizinle görüşmek için geldi.
English: A farewell party was held for Mr. Jones.
Turkish: Bay Jones için bir veda partisi yapıldı.
English: A goodbye party was held for Mr. Jones.
Turkish: Bay Jones için bir veda partisi düzenlendi.
English: A farewell meeting was held in honor of Mr Jones.
Turkish: Bir veda toplantısı, Bay Jones'un şerefinde düzenlendi.
Jon ingilizcede ne demek, Jon nerede nasıl kullanılır?
Jonah : Yunus. Uğursuz adam. Yunus peygamber.
Jonahs : Uğursuz adam. Yunus.
Jonas : Erkek ismi. Soyadı.
Jonathan : Saul kralı'nın oğlu ve david'in babası (incil'le ilgili). Erkek ismi. Kırmızı elma türü.
Jonathan netanyahu : 1976'da entebbe'de israil rehin kurtarma operasyonunu komuta eden ve operasyon sırasında öldürülen kahraman israil askeri görevlisi. Benjamin netanyahu'nun erkek kardeşi. Yonatan netanyahu (1946-1976).
Jong : Ereğe veya kadına hitap etme şekli (güney afrika'da).
Joni : Kadın ismi (joan isminin bir şekli).
Jones : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Abayı yakmış olma. Bağımlılık. Çok istemek. Penis. Canı (acayip) çekmek. Uyuşturucu alışkanlığı.
Jonestown : Pennsylvania'da bir şehir (abd). Devrimci jim jones ve “insanların tapınağı” tarikatı üyeleri tarafından guyana'da kurulan yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Teksas'ta bir şehir (abd).
Jongleurs : Ortaçağda gezgin müzisyen. Aşık.
İngilizce Jon Türkçe anlamı, Jon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Jon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trade : Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Zanaat. Alım satım yapmak. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tecim. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Takas etmek. İş yapmak. Sanat. Özdeksel gereksinme ve zorunlukları karşılamak için el ve araçla yapılan iş. el uzluğu isteyen işler.
Unite : Bitişmek. Evlenmek. Birleştirmek. Birleşmek. Birlik olmak. Kaynaşmak. Bağlamak. Kavuşturmak. Raptetmek.
Biz : İş. Saçmalık. Zaman kaybı.
Career : Meslek hayatı. Koşmak. Kariyer. Uğraşı. Uğraş. Hız yapmak. Hız. Meslekte başarı kazanma. Kariyer yapma. Sürat.
Line : Oyun alanını bölen, sınırlayan ve belirleyen boyadan şeritlere verilen ad. Oyun alanını sınırlamak, belirli ölçü ve bölgeleri göstermek amacıyla yapılan ayırıcı doğru. (genellikle kireçli su ile çizilir.). Sıralamak. Tarayıcı elektron demetinin yatay tarama sırasında soldan sağa bir gidişinde oluşturduğu çizgi. Dizmek. Sürütme oltaları. Çizgi çizmek. İçini kaplamak. Doldurmak. Askı halatı.
Infiltrate : Sınırdan içeri sızmak. Sokulmak. Doku aralıklarından süzülüp geçme. infiltrasyonla biriken materyal. Gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne). Sızmak. Gizlice girmek. Sızdırmak. İnfiltrat. Sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne).
Unify : Bir örnek yapmak. Birleştirmek. Tekbiçimli kılmak. Birlestirmek. Aynı yapmak. Bütünlestirmek. Bütünleştirmek. Bütün haline getirmek.
Organise : Birlik oluşturmak. Tanzim etmek. Düzen sağlamak. Sıraya koymak. Tertiplemek. İşçi sendikası kurmak (ayrıca organize). Teşkilatlanmak. Düzenini sağlamak. Sendikalaştırmak. Bir şeyi koordine etmek.
Penetrate : Dalmak. Arasından geçmek. Anlamak. Çözmek. İçyüzünü anlamak. Delip geçmek. İyice kavramak. Nüfuz etmek. Sokulmak. Girmek.
Business : Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Konu. Ticarethane. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Firma. Mesele. Görev. İşyeri. Şey. Faaliyet.
Jon synonyms : line of work, band oneself, sign up, organize, sport, office, salt mine, vocation, craft, calling, billet, farming, position, unionise, rejoin, unionize, work, berth, treadmill, metier, confectionery, spot, situation, game, get together, league together, medium, photography, activity, appointment, accounting, catering, employment.
Jon zıt anlamlı kelimeler, Jon kelime anlamı
Divide : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Paylaştırmak. Araları açık olmak. İkiye ayırmak. Taksim etmek. Paylaşmak. Bölüştürmek. Kesmek. Bölme. Kırışmak.
Inactivity : Hareketsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Tembellik. Durgunluk. Tesirsizlik. Üşengeçlik.

Bu kısımda Jon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Jon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Jon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Jon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.