Jungles türkçesi Jungles nedir

Jungles ingilizcede ne demek, Jungles nerede nasıl kullanılır?

Jungle cat : Orman kedisi. Yaban kedisi türü.

Jungle fever : Sıtma. Şiddetli sıtma.

Jungle fowl : Cengel tavuğu. Tavuksular (galliformes) takımının, iri ayaklıgiller (megapodidae) familyasından, avustralya'da yaşayan bir tür. Hint kuşu.

Jungle gym : Oyuncak merdiven. Çocuk merdiveni. Tırmanma oyuncağı. Oyuncak tırmanma merdiveni.

Jungle hen : Orman tavuğu.

Junglefowl : Hint kuşu. Güney asya'ya özgü av kuşu.

Jungle music : Hızlı tempolar kullanan elektronik dans müziğinin ritmik olarak karışık olağandışı şekli.

Red jungle fowl : Tavuksular (galliformes) takımının, sülüngiller (phasianidae) familyasından, 55 cm kadar uzunlukta, hindistan ve sunda adalarında yaşayan, evcil tavukların atası sayılan bir tür. Bankiva tavuğu.

The jungle of life : Yeteneklilerin ve uyum sağlayanların hayatta kalması. Hayatın ormanı. Yaşam ormanı. Medeni kurallar olmaksızın orman benzeri yerdeki hayat. Vahşi yaşamın doğasının bir sembolü olarak orman. Orman kanunu.

Law of jungle : Orman yasası.

İngilizce Jungles Türkçe anlamı, Jungles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jungles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brouhahas : Kargaşa. Keşmekeş. Karmaşa. Yaygara.

Clutter : Zürzavar. Dağıtmak. Darmadağınlık. Yığmak. Tıka basa doldurmak. Koşuşmak. Karmakarışık etmek. Karman çormanlık. Karıştırmak.

Sturm und drang : (almanca'dan) edebiyatı kişinin şahsi tutkularının fırtınası olarak gören ve düşüncede ve sosyal yaşamda şekilciliğe karşı olan 18'inci yüzyıl sonlarında almanya'da milli edebiyat akımı.

Bungles : Yüzüne gözüne bulaştırmak. Bozma. Berbat etmek. Acemice iş. Becerememek. Büyük hata. Beceriksizlik. Aptalca hatalar yaparak bir şeyi becerememek. Acemice iş yapmak.

Brouhaha : Kargaşa. Karmaşa. Yaygara. Keşmekeş.

Noise : Şamata. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Gürültü. Gürültü etmek. Parazit. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Ses çıkarmak. Bilgisayar, fizik, gitar, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Kısa devre.

Jingle : Şıngırdatmak. Tıngırdatmak. Basit vezinli şiir. Çıngırdatmak. Şıkırdatmak. Şıngırtı. Şakırdamak. Şıngırdamak. Şakırdatmak. Çınlamak.

Ballup : İçine sıçmak. İçine etmek. Karmakarışıklık. Piç etmek.

Foresting : Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Louisiana eyaletinde yerleşim yeri. Mississippi eyaletinde şehir. Ağaç dikip orman haline getirmek. Ormanlaştırmak. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Ağaçlandırmak.

 

Forestry : Ormanlık. Amenajman. Ormancılık.

Jungles synonyms : jingle jangle, the wood, sturm und drang, resound, ruction, bedlam, ruckus, tailspin, hurst, jungle, shambles, sylvans, rout, chaoses, tailspins, wildwood, seething pot, cataclysm, sylvan, chaos, wildwoods, cataclysms, ruckuses, addlement, befuddlement, bedevilment, make noise, forest, bungle, jangle, woods, callaloo, bedlams.

Jungles zıt anlamlı kelimeler, Jungles kelime anlamı

Jungles antonyms : unwooded.