Juvenil hormone türkçesi Juvenil hormone nedir
- Böceklerde corpora allata tarafından üretilen, larva evresinin geçirilmesinde etkili, ekdizon hormonunun antagonisti olan, farnesol türevi bir hormon. juvenil hormon.
- Gençlik hormonu.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Juvenil hormone ingilizcede ne demek, Juvenil hormone nerede nasıl kullanılır?
Hormone : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İç salgı. İçsalgı. İç salgı bezleri (endokrin bezler) tarafından salgılanıp kana verilerek vücudun başka bölgesindeki hücre ya da hücre gruplarını faaliyete geçiren, kimyasal yapılarına göre (peptitler, proteinler, steroitler) ve etki şekillerine göre (faaliyeti hızlandırıcı ve azaltıcı) gruplandırılan, başta beyin olmak üzere eşey organları, adrenal bezler, tiroit, pankreas vb. gibi organlardan salgılanan birincil haberci maddeler. örnek: pankreasın langerhans adacığından salgılanan insülin ve glukagonun kan şekerini düzenlemesi gibi. Hormon. İç salgı bezleri tarafından salgılanıp kana verilerek vücudun başka bölgelerindeki hücre veya hücre gruplarını faaliyete geçiren, kimyasal yapılarına göre peptitler, proteinler ve steroitler olarak, etki biçimlerine göre ise faaliyeti hızlandırıcı ve azaltıcı biçiminde gruplandırılan, başta beyin olmak üzere eşey organları, adrenal bezler, troit, pankreas vb. organlardan salgılanan haberci maddeler. İç salgı. düzenleyen. iç salgı bezi dokuları tarafından genel dolaşıma verilen, almaçlar aracılığıyla etki gösteren, hedef doku veya organın işlevini artıran azaltan veya tamamen durduran, kimyasal yapıları açıklanmış maddeler.
Juvenile : Çocuk. Yavru. Otuz yaşına kadar olan erkeklerin canlandırdığı rol. Tiyatro, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel olarak ergin bireylere benzeyen fakat henüz eşeysel olgunluğa erişmemiş olan genç bireyler. Jüvenil. Gençliğe ait. Genç. Jön. Delikanlı.
Juvenile book : Çocuk kitabı.
Juvenile cellulitis : Köpek eniği sellülitisi. Aynı anneye ait, süt emen bir veya daha fazla köpek yavrusunda görülen, yüz, baş ve kulak derisinde kabartı, sivilce, kabuklanma, kıl dökülmesi ve çene altı lenf yumrularında irinleşmeyle belirgin, genellikle streptokok türleri izole edilse de, nedeni kesin olarak bilinmeyen deri enfeksiyonu, köpek eniklerinin steril granülomlu dermatitisi ve lenfadenitisi, köpek eniği pyoderması.
Juvenile court : Çocuk mahkemeleri. Çocuk mahkemesi.
Juvenile delinquency : Çocuk suçluluğu. Çocuk suçları. Yaş bakımından yasalar önünde daha ergin sayılmayan gençlerin toplum kurallarına aykırı eylemlerde bulunmaları durumu. Gençlik suçluluğu. Reşit olmayanın suçluluğu. Çocuğun suç işlemesi.
İngilizce Juvenil hormone Türkçe anlamı, Juvenil hormone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Juvenil hormone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Karınca yiyen.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Juvenil hormone synonyms : abductor muscle, acacia, abo blood groups system, a site, a cells, aardwolf.

Bu kısımda Juvenil hormone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Juvenil hormone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Juvenil hormone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Juvenil hormone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.