Kütür nedir, Kütür ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük saç ekmeği.

Olmuş karpuz: Bostandan bir kütür kırp.

Kütür ile ilgili Cümleler

  • Ali eklemlerini kütürdetti.
  • O kütürtü nedir?

Kütür anlamı, kısaca tanımı

Kül kütürüm : Kötürüm, sakat

Kütürdek : Gevrek: Kütürdek üzüm. Sert, dolgun (üzüm ve benzerleri için). Az yüksekten düşerek akan suyun yeri.

Kütüre : Küçük. Saçma, boş söz. Çabuk, tez.

Kütüredek : "Küt"diye ses çıkararak: Pilav yerken kütüredek ağzıma taş geldi.

Kütürge : Taş kaldırmakta kullanılan uzun demir çubuk ya da ağaç, basit kaldıraç. [Bakınız: küskü]. Küçük ağaç sandalye. Çocuk oturağı.

Kütürtdek : "Küt"diye ses çıkararak.

Kütürtdenek : "Küt"diye ses çıkararak.

Kütürüm : Kötürüm.

Patırtı kütürtü : Gürültü, şamata.

Kütür kütür : Tazeliğinden dolayı kütür sesi çıkaran. Kütür sesi çıkararak (yemek).

Kütürdeme : Kütürdemek işi.

Kütürdemek : "Kütür" diye ses çıkarmak.

Kütürdetme : Kütürdetmek işi.

Kütürdetmek : "Kütür kütür" diye ses çıkartmak.

Kütürtü : Kütürdeme sırasında çıkan sesin adı.

Patır kütür : Gürültülü, güçlü bir biçimde, acele ile.

Karpuz : Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.

 

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Olmuş : Olgunlaşmış, ergin.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Diğer dillerde Kütüksü beden anlamı nedir?

İngilizce'de Kütüksü beden ne demek ? : endomorphic