Kabal nedir, Kabal ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Tef.
Toptan, götürü, hepsi birden.
Götürü, toptan alışveriş.
Kabal ile ilgili Cümleler
- Kabalığına şaştım.
- Davetimi geri çevirmeleri büyük kabalık.
- Kabalığı beni sinirlendirdi.
- Kabalığı için benden özür diledi.
- Bir erkeğin karısını dövmesi, kanunlar nezdinde suçtur, toplumun gözünde kabalıktır, terbiyesizliktir.
- Birilerine ne kadar para kazandığını sormak kabalıktır.
- Profesör böyle bir şeyi söylemenin kabalık olduğunu düşündü.
- Böyle bir şey söylemen büyük kabalık.
- Diğerlerini göstermek kabalıktır.
- Kabalaşıyorsunuz!
- Lütfen beni affet. Kabalık etmek istemedim.
- Kabalık etme.
- Bir garsona bahşiş vermemek kabalıktır.
Kabal kısaca anlamı, tanımı
Kaba : Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı. Taneleri iri. Kuyruk sokumunun her iki yanındaki şişkin yer. Terbiyeye, inceliğe aykırı, çirkin, kötü. Terbiyesiz, görgüsü kıt, nezaketsiz (kimse). Hafif olduğu hâlde kalın veya hacimli
Kabal almak : Götürü almak, tümüne pazarlık edip almak.
Kabal vermek : Bir işi toptan yaptırmaya vermek.
Kabala almak : Pazarlık ederek, toptan, götürü almak.
Kabala pazarı : Toptan alış veriş yapılan pazar.
Kabala vermek : Bir işi toptan yaptırmaya vermek: Oda takımını kabala verdim.
Kabalacılık : Kabala yanlısı sanat akımı. Kabalacının yaptığı iş.
Kabaladan : Sormadan, izin almadan.
Kabalak leblebi : Özel kavrulmuş, iri leblebi.
Kabalak soğan : Baş soğan.
Kabalaklanmak : Büyümek, irileşmek.
Kabalaklaşmak : Büyümek, irileşmek. Olgunlaşmak.
Kabalaklı : Zonguldak ili, Beycuma bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Kabalamak : Bir işi gerektiği gibi yapmamak. Tarlayı ikinci kez sürmek. Tahıl, pamuk ya da samanı ölçerken kaba sıkıştırmadan, bastırmadan koymak. Ele geçirmek, sıkı tutmak. Kabarık koymak, sıkıştırmamak.
Kabalar : Ankara şehri, Beypazarı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Aydın şehri, Akçaova nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Denizli ili, Çal ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ili, İnebolu ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu ili, Taşköprü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Zonguldak şehrinde, Alaplı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Kabalarsökü : Kastamonu ili, İnebolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
Kabalaşmak : Kaba bir duruma gelmek, irileşmek. Kabalık etmek, görgü ve incelikten yoksun söz söylemek.
Kabalayı : Toptan, götürü, hepsi birden. Üstünkörü.
Kabalcı : Tarla işlerinde götürü olarak çalışan, götürü alış veriş yapan. Kira ile bağda oturan kimse.
Kabaldızdikeni : Ekinler kaldırılırken dikenleri yuvarlanarak uçan bir çeşit bitki.
Kabalı : Bir çeşit saç ekmeği, böreği. Çanakkale ili, Pazarköy bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Samsun şehrinde, Vezirköprü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sinop ilinde, Kabalı nahiyesine bağlı bir bölge. Sivas şehri, Celâlli bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tokat kenti, Reşadiye ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Yozgat ili, Kadışehri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Kaballus : At, küçük binek atı.
Kabaltı : Ağırlığı az, kapladığı yer geniş olan eşya. Kemer altı (üstüne bina, ev yapılır). Jandarma komutanı.
Simgeleştirme kabalığı : Bir simgeleştirmenin başka birinden kaba olması, birincisinin yol açtığı simgesel karşılıkların ikincisinin yol açtıklarından daha kısa olması demektir. Örnek:.
Kabala : Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. Götürü, toptan. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı.
Kabalacı : Kabala (I) konusunda uzmanlaşmış kimse, kabala ile uğraşan kişi. Kabala (II) iş yapan kimse.
Kabalak : Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki.
Kabalaşma : Kabalaşmak işi.
Kabalaştırma : Kabalaştırmak işi.
Kabalaştırmak : Kaba bir duruma getirmek, kabalaşmasına sebep olmak.
Kabalık : Kaba olma durumu. Kaba davranış, nezaketsizlik, huşunet.
Kabalist : Kabalacı (I).
Kaballama : Kaballamak işi.
Kaballamak : Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek.
Diğer dillerde Kabak yaprakbiti anlamı nedir?
İngilizce'de Kabak yaprakbiti ne demek ? : squash aphid

Bu kısımda Kabal nedir? Kabal ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kabal tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kabal hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.