Kamanmak nedir, Kamanmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Bunalmak, âciz kalmak.
Şaşırmak.
Yorulmak.
Yıkılmak, düşmek, abanmak.
Nazlanmak.
Kapanmak, yumulmak.
Direnmek, gitmemek : Araba yokuşa geldi kamandı.
Yüzükoyun yere düşmek, yatmak.
Alışmak, tutkun olmak.
Sıkışmak, bunalmak.
Kamanmak anlamı, kısaca tanımı
Kama : Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti
Kaman : Kırşehir iline bağlı ilçelerden biri.
Nazlanmak : Kolayca gönlü olmamak, ısrar beklemek. İsteksiz görünmek.
Yüzükoyun : Yüzüstü.
Sıkışmak : Kalabalıktan dolayı birbirine çok yaklaşmak. İki şey arasında kalmak. Yerinden oynamamak. Sıkıntı ve darlık vermek, çarpıntı duymak. Dar bir yere zorla sığmak veya sığdırılmak. Zor bir durumda kalmak. Tuvalet ihtiyacı gelmek.
Kapanmak : Kapalı duruma gelmek. Yara iyileşmek. Son verilmek, kesilmek. Hava bulutlanmak. Çalışamaz, etkinliğini sürdüremez duruma getirilmek. Göz kör olmak. Tatile girmek. Dışarı ile ilişiğini kesmek. Yüzü, gövdesi bir yere gelecek biçimde eğilmek.
Şaşırmak : Ne yapmak gerektiğini bilememek, nasıl davranacağını kestirememek, içinden çıkamamak. Herhangi bir durum karşısında şaşkınlık duymak, hayret etmek. Doğru, gerçek ve gerekli olanı ayırt edemeyecek duruma gelmek.
Yıkılmak : Yıkma işi yapılmak veya yıkma işine konu olmak. Devrilmek, yığılmak. Yok olmak, mahvolmak. Yenilmek. Yüklenmek. İstenmeyen biri çekilip gitmek, defolmak. Herhangi bir sebeple çökmek, göçmek.
Yumulmak : Kapanmak, örtülmek. İki büklüm olmak. Kısılmak, örtülür gibi olmak. Kendini bir işe istekle vermek, girişmek, saldırmak, atılmak.
Yorulmak : Yorgun duruma gelmek. Bir sebebe bağlanılmak, yorumlanmak.
Direnmek : Herhangi bir düşüncede, bir istekte veya bir durumda ayak diremek, inat etmek, ısrar etmek, taannüt etmek.
Nazlanma : Nazlanmak işi.
Bunalmak : Soluk alması güçleşmek. Çok sıkılmak, çok tedirgin olmak.
Şaşırma : Şaşırmak işi.
Direnme : Direnmek işi.
Bunalma : Bunalmak işi.
Alışmak : Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
Yıkılma : Yıkılmak işi.
Abanmak : Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
Yumulma : Yumulmak işi.
Diğer dillerde Kamalin anlamı nedir?
İngilizce'de Kamalin ne demek ? : kamalin

Bu kısımda Kamanmak nedir? Kamanmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kamanmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kamanmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.