Kata nedir, Kata ne demek

Kata; Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İyi gelişmemiş hayvan yavrusu.

Besili, şişman, yuvarlak (hayvan için).

Kimya'da terim anlamı:

“Aşağı” veya “alt” belirten bir ön ek.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Küçük geviş getirenlerin vebası.

Kata ile ilgili Cümleler

  • Katar'da oturuyorum.
  • Biz çayımıza şeker katarız.
  • Ali bile üst kata gelmedi.
  • Katar'da ikamet ediyorum.
  • Katalanca'da İspanya'ya "Espanya" denir.
  • Ön masadaki anahtarımı istedikten sonra asansörle benim kata çıktım.
  • Kataloğumuzda bulunanlara göre lütfen siparişlerinizi sınırlayın.
  • Üst kata merdivenlerden çıkmak mümkün değil.
  • Katar'da yaşıyordum.
  • “Her seferki gelişinde bu katakulliyi okursun fakat sözün ardı hep boşa çıkar.”
  • “Bunca yıllık arkadaşız; hiç değilse bana katakulli yapma!”
  • Katalanca konuşmam.
  • Asansör bozuktu ve biz beşinci kata yürümek zorunda kaldık.
  • Katakrez ne demek?
  • Lütfen bana en son kataloğunu gönder.

Kata hakkında bilgiler

Kata; (sözcük anlamı olarak form) tek ya da eşli olarak yapılan detaylı olarak düzenlenmiş hareketler dizisi anlamına gelen Japonca bir sözcüktür. Kata denince akla her ne kadar Savaş Sanatları gelse de; sözcük Geleneksel Japon Tiyatrosu Kabukiden, Geleneksel Çay Seramonisine kadar birçok Japon Kültürü ögesinde kullanım alanı bulmuştur. Kata, Aikido, İaido, Judo, Jujutsu, Kendo ve Karate gibi tüm Japonya ve Okinava kökenli Savaş Sanatlarında kullanılır. Tai Chi Chuan ve Taekwondo gibi diğer sporlarda da, Kata yerine Çince ya da Korece isimlerle aynı tür eğitim yapılır. Her savaş sanatında Kata eğitiminin çalışmasının yoğunluğu değişir. İaidoda tek başına çalışılan katalar, çalışmanın neredeyse tamamını oluştururken, Judoda bir eş gerektiren katalar sadece Dan Sınavları için çalışılır. Kenjutsu eğitimin ilk seviyelerinde, Katalar çok yavaş yapılırken, üst seviyelerde yüksek hızların çalışma arkadaşlarına zarar vermesi ancak sporcunun yüksek dikkati ve hassas hareketleri ile önlenebilir. Bu çalışmanın ana amacı, zamanlama ve uzaklıkların sporcu tarafından sezgisel olarak kavranabilir oluncaya kadar tekrar edilmesidir. Birçok dövüş sporu karşılaşmasında Kata dalında yarışmalar yapılır. Hakemler tarafından puanlamada değer verilenler, stilin tekniğini ön plana çıkarmak, denge, zamanlama ve sanal dövüşün gerçekçi görünmesidir.

 

Kata ile ilgili Atasözü veya Deyim

katakulli okumak : yalan söylemek, palavra atmak.

katakulli yapmak : tuzak veya düzen hazırlamak, oyun oynamak.

katakulliye gelmek : tuzağa düşmek.

katakulliye getirmek : tuzağa düşürmek.

katana gibi : iri yarı (kadın).

kötü söyleme eşine, ağı katar aşına : “ilişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme, kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar” anlamında kullanılan bir söz.

Kata anlamı, tanımı

Abecesel konu kataloğu : Kitabın içeriğini konu başlığı, vurgu sözcük, anahtar sözcük ve benzerleri yollarla belirten konu fişlerinin abecesel düzenle oluşan kataloğu

 

Abecesel sınıflamalı katalog : Konu fişlerinin tek bir abecesel düzende olması yerine, belli birtakım anabölümlere ve her bölüm içinde de daha alt bölümlere ayrılan ve bunların kendi içlerinde abecesel sıraya konulmasıyle oluşan katalog.

Açlık katabolizması : Temel metabolizma.

Alak katak : Karmakarışık, dağınık: Zihnim alak katak oldu.

Anahtar sözcük kataloğu : Anahtar sözcüklerin abecesel olarak düzenlenmesinden oluşan konu kataloğu, bk. anahtar sözcük.

Ayrımsal kataloglama : Ayrımsal fişin hazırlanmasında yarar sağlayan kataloglama türü. bk. ayrımsal fiş.

Bağlantı kataloğu : "Bakınız", "ayrıca bakınız" fişleriyle konular arasında bağlantı sağlayan bir tür sözlük katalog.

Basılı katalog : Kitaplıktaki dermeyi belirleyen ve basımı yapılan katalog, bk. kitap katalog.

Bonn katalogu : Tanınmış büyük bir yıldız katalogu, bd.

Bölünmüş katalog : Yazar, kitap adı ve konu fişlerinin, türlerine göre ayrı ayrı sıralanmalarıyle oluşan katalog. Yazar ve kitap adı fişlerinin ayrı, konu fişlerinin ayrı olarak sıralanmalarıyle oluşan katalog.

Dalga katarı : Titreşen bir cismin bir ortam içine saldığı ardışık dalga dizisi.

Defter katalog : Kitapların bir deftere ayrıntısız, abecesel düzende yazılmasıyle oluşan katalog, bk. katalog.

Demet katalog : Her birinde tek bir yapıtın kaynakçasal kimliği ve kitaplıktaki yer numarası yazılı kâğıtların, belli bir düzende ve aralarına yenileri katılabilecek biçimde küçük dosyalara yerleştirilmeleriyle oluşan katalog, bk. katalog.

Diyabetik katarakt : Diyapedes mellitusa bağlı göz merceğinin genellikle çift taraflı bulanıklaşması.

Dizgesel konu kataloğu : Kaynakçasal kimliğini verdiği kitabın içeriğini, kitaplıkta uygulanan sınıflama yönteminin simgeleriyle belirten konu fişlerinin, adı geçen simgelere göre sıralanmalarıyle oluşan konu kataloğu.

Doğuştan katarakt : Göz merceğinin doğuştan bulanıklığı. Gözde diğer yapılış bozukluklarıyla birlikte Holstein-Friesian ve Jersey ırkı sığırlarda kalıtsal bir özellik olmasının yanı sıra, sığır viral diyare virüsünün yol açtığı dölüt enfeksiyonlarında da biçimlenir.

Döl yatağı biyopsi katateri : Döl yatağından biyopsi örneği almak için kullanılan özel biyopsi katateri, uterus biyopsi katateri.

Düz katalog : Konu başlıklarını olağan dil düzeni içinde, abecesel sırayla veren katalog. (Örneğin: katalog-konu yerine, konu kataloğu gibi.).

Elektrik kataraktı : Yüksek elektrik akımına maruz kalma sonucu, göz merceği saydamlığının kaybolması.

Enteraljia kataralis : Sindirim kanalını uyaran otonomik sinirlerde oluşan işlev bozuklukları sonucu ortaya çıkan, özellikle n. vagus'un gerginliğini artıran üşütme, rüzgâra maruz kalma, soğuk su içme gibi durumlarda görülen atlarda çok sık rastlanılan, ani olarak başlayan orta şiddette veya şiddetli derecede, kısa aralıklı veya aralıksız bir sancı, spastik kolik, hlk. kulunç.

Fiş katalog : Karton fişlerden oluşan katalog, bk. katalog.

Gelişimsel katarakt : Erişkinlik yaşından önce göz merceğinin saydamlığını kaybetmesi.

Genel katalog : Okuyucuların, kitaplık gereçlerine yazar adı, kitap adı ya da konu yoluyla ulaşımını sağlayan katalog.

Gök katalogu : Yıldızların, gezegenlerin uzaklık, parlaklık ve benzerleri değerlerini bir düzene göre veren kitap.

Kara kata : Karıştırarak.

Katabasis : Bir oyunun gelişiminde doruk noktadan, dönüşümden itibaren gerilim açısından düşüşe geçtiği kesim. Aristoteles'in Poetika'sında kullanılan bir terimdir. Düşüş. Dönümden (bk. peripeti) sonraki olayların gerilim yönünden gevşeyişinde, bir iniş durumu almasına Aristoteles'in Poetika kitabında verdiği ad.

Katabilme : Katabilmek işi.

Katabilmek : Katma imkânı veya olasılığı bulunmak.

Katabolik etki : Glukokortikoitlerin çizgili kaslar ve bağ dokusu başta olmak üzere çeşitli yerlerde proteolizi artırmasıyla oluşturduğu etki.

Katabolit : Herhangi bir katabolizma ürünü.

Katabolit baskısı : Glikoz eklenmesi ile birçok bakteri operonunun ifadesinin azalması. Halkasal AMP seviyesinin düşmesi CAP düzenlenmesinde faaliyet durumuna yol açarak katabolit baskısını hazırlar. Katabolit represyonu.

Katabolit gen aktivatör proteini : CAMP almaç proteini.

Katabolizm : Canlı organizmada meydana gelen parçalanma olayları. Canlı protoplâzmayı yapan büyük ve karışık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması (okside olması); disimlasyon. karşıt anabolizm. Dokularda maddelerin bozularak daha basit maddeler haline gelmesi.

Katacak : Şarap boşaltmak için kullanılan bir ölçek. Sözcükleri kolayca izlemek için kullanılan, tahtadan yapılmış bir ders aracı. Yoğurt mayası. (İnönü Eskişehir).

Katadrom : Hayatlarının çoğunu tatlı sularda geçirip her yıl yumurtlamak için denizlere göç eden balıklar ve diğer bazı hayvanlar. Hayatlarını tatlı sularda geçiren, üremek için denizlere göç eden. Her yıl yumurta bırakmak üzere tatlı sudan tuzlu suya göçeden balıklar ve diğer bazı hayvanlar.

Katadrom balıklar : Hayatlarının çoğunu tatlı sularda geçirip üremek için denizlere göç eden balıklar.

Katafil : Sürgünlerin alt taraflarında yer alan ve tomurcukları koruyan yapraklar; dip yapraklar.

Kataforez : Elektrik alanı etkisindeki bir ortamda, asıltı (kolloidal) halindeki elektrikle yüklü taneciklerin, işaretlerine göre anoda veya katoda hareketlerine denir. 1.Yüklü parçacıkların katoda hareketi. 2.Elekroforez.

Katagen : Kıl gelişiminde etkin büyüme (anagen) ve dinlenme (telogen) dönemi arasında ara geçiş devresi. Normal deride bu devrede olan bir kıl oranı % 7'den daha azdır.

Katağaç : Meşe ağacı.

Katahor : Karmakarışık.

Katakalsin : Kalsitonin prekürsörü olan madde.

Kataklamak : Kovmak, kovalamak.

Katakollu : Hile, oyun.

Katakomb : (Mimarlık) İlk hıristiyanların yer altına yaptıkları mağara mezarlara verilen ad.

Katal : SI birim sisteminde enzim aktivitesi birimi 1 saniyede 1 mol substradı ürüne dönüştüren enzim aktivitesi 1 kataldır. Bir saniyede bir mol substratı ürüne dönüştüren enzim etkinliği, kat.

Katal öküz : İhtiyar manda.

Katalak : Arabanın dingilindeki demir halka. Araba tekerleğinin içeri kaçmasını önleyen, dingildeki demir halka.

Katalamak : Kovmak, kovalamak.

Katalan tavuğu : Orta irilikte, dayanıklı, Amerika’da yaygın olmamasına karşın Güney Amerika’da yaygın olarak gözlenen tavuk ırkı.

Katalaz : Hidrojen peroksiti suya ve oksijen molekülüne parçalayan ve oksijen alıcısı gerektirmeyen bir enzim. Hidrojen peroksidi parçalayan hayvan ve bitki hücrelerinde bulunan, mol kütlesi 225000-250000 g aralığında olan, pH=7 de ciğer ve bakterilerden saflaştırılan, haemartin içeren, toksik peroksiti oksijene dönüştürerek, toksik peroksitlerin birikimini önleyen enzim. Hidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim. Hidrojen peroksidi oksijen ve suya ayrıştıran, hem hayvan hem de bitki hücrelerinde bulunan enzim.

Katalaz testi : Bazı mikroorganizmalarca sentezlenen katalaz enzimini belirlemek amacıyla yapılan deney. Sütte akyuvar artışı ve stafilokokların olup olmadığını ortaya koyan test.

Kataleptik ölüm katılığı : Travmatik ölüm katılığı.

Katalist : Kimyasal bir reaksiyonu hızlandıran madde, enzim. Katalizör.

Katalitik elementler : İz elementler.

Katalitik hidrojenleme : Doymamış yağların hidrojenlendirilmesinde olduğu gibi katalizör kullanarak çift bağların açılarak hidrojenlerin bağlanması.

Katalitik metotlar : Sahte-birinci (pseudo) mertebe kinetiğe dayanan analitik metotlar; özellikle enzim-katalizli reaksiyonlar için kullanılır.

Katalitik parçalanma : Katalizör kullanarak bir kimyasal madde molekülünün kararlı veya daha az kararlı daha küçük moleküllere parçalanması.

Katalizör zehiri : Yüzeyin katalitik aktifliğini bozan madde. Bir molekül yüzeyin aktif yerlerinde adsorbe oluyorsa bu molekül yüzeyde cereyan eden diğer tepkimeler için katalizör zehiridir. Kükürt bileşikleri, petrol kraking işleminde etkin zehir rolü oynarlar.

Katalizör zehirlenmesi : Katalizörün yapısını bozan bir maddenin katalizör tarafından adsorbe olması ve katalizör etkinliğinin kaybolması.

Katalog kuralları : Fişlerde yer alması gereken bilgiyi, veriliş sırası, biçimi ve noktalama imleri bakımından belirleyen kurallar.

Kataloglatma : Kataloglatmak işi.

Kataloglatmak : Katalog durumuna getirtmek.

Kataman : İnekleri sağarken tuz yalatmak için kullanılan kıldan yapılmış kap.

Katamaran : Birbirine paralel tutulmuş iki ağaç kütükten yapılan tekne. Birbirine bağlanmış iki tekneden oluşan ve gezi tekneciliğinde kullanılan deniz taşıtı.

Katana : Bir cins iri at.

Katapleksi : Solunum ve göz kasları dışındaki tüm kasların katılaşması. Kedi, köpek ve özellikle Shetland midilli ırkı atlarda genellikle idiopatik, bazen de beyin sapı lezyonlarıyla birlikte görülür.

Katar ağaları : Yeniçeri ocağının yedi büyük ağası: kul kethüdası, zağarcıbaşı, seksoncubaşı, muhzırağa, kethüdayeri, başbölükbaşı.

Katar dutmak : Katar teşkil etmek, sıra sıra dizilmek.

Katar etkisi : Tutum, görüş ve kanıların oluşumunda önemli bir payı olan, bunların çoğunlukça benimsenenler doğrultusunda belirmesine yol açan etki.

Katarakt bıçağı : Göz ameliyatlarında kullanılan, ince uzun bir sapı olan ve kesici yüzü köşelerinden basık dörtgen biçiminde bıçak.

Kataral endometritis : Lamina epiteliyalis ve lamina propriyanın enfekte olması ve döl yatağı bezlerinde akyuvar infiltrasyonunun artması, lamina epiteliyaliste yer yer difterik döküntülerle belirgin endometriyumun basit yangısı.

Kataral yangı : Sümüksü yangı.

Katarlamak : Katar durumuna getirmek, arka arkaya dizmek. Kovmak, kovalamak.

Katarlanma : Katarlanmak işi.

Katarlayu gitmek : Katar halinde gitmek. Bir düziye gitmek, süratle gitmek.

Katarlı : Mardin ili, Kızıltepe belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

Katarmak : Bir kaptan başka bir kaba yemek boşaltmak, yemeği kaplara dağıtmak.

Katarsis : Seyircinin acıma ve korku duygularıyla iç arınmaya, dolayısıyla duygusal adalete yönelmesi durumu. Aristoteles'in Poetika'sında kullandığı bir terimdir. Seyircilerin olmayacak tutkularından arınmaları. Bu da ancak duyulan korku ve acıma duygusunun uyandırılması ile olabilir. Aristoteles'in "Poetica" adlı eserinde kullandığı bir terimdir. Dehşet ve acıma duygulannın seyirciyi içsel bir arınmaya götürdüğünü önerir.

Katartik : Müshil.

Katastrof : Yıkım, felaket. Doğal afet. Bir şiir veya tiyatro oyununun sonu. Fiyasko.

Katastrofizm : Fosil kayıtlara göre canlıların bir seri felâketle kitle hâlinde yok olduğunu ileri süren XVIII. ve XIX. yüzyıllarda benimsenmiş bir görüş.

Katava : Kaba, duygusuz. İnatçı.

Katavaşi dalyan : Akıntının geldiği veya akıntıyla gelen balıkları avlayan dalyanlara verilen ad.

Katavuz : Kaba, duygusuz.

Katayama ateşi : Ağır Schistosoma japonicum enfeksiyonlarında serum hastalığı sendromunda görülen ateş, üşüme, mide bulantısı, kusma, öksürük, baş ağrısı, kurdeşen, dalak ve karaciğerde büyüme, lenfadenopati, belirgin eozinofili ve genellikle IgE ve IgG seviyelerinde artış gibi belirtilerin görüldüğü hastalık.

Katayama hastalığı : Doğu kan kelebeğinden ileri gelen ve dalak, karaciğer büyümesi, sürgün, peklik, deri kabarmaları, zayıflık gibi belirtilerle tanınan sıcak ülkeler hastalığı.

Katayama sendromu : İnsanlarda Schistosoma japonicum enfeksiyonlarının başlangıcında görülen klinik belirti.

Kitap katalog : Basın yoluyla ya da başka bir teknikle çoğaltılan kitap biçimindeki katalog, bk. katalog.

Konjunktivitis kataralis : Konjunktivanın epitel katının akut nitelikli yangısı.

Konu kataloğu : Konu fişlerinin belli bir düzene göre sıralanmasıyle oluşan katalog.

Kronik kataral endometritis : Fibroblastların üremesi ve plazma hücrelerinin infiltrasyonuyla belirgin uzun süre devam eden endometriyumun yangısı.

Kronik kataral meme yangısı : Meme sarnıcı ve süt kanallarının genellikle subklinik seyreden proliferatif yangısı.

Larengitis kataralis : Gırtlağın nezlevi yangısı.

Malign kataral fever : Sığırların kangrenli nezlesi.

Öz katalog : [Bakınız: düz katalog].

Özgün asit baz katalizi : Suyu oluşturan ögelerin katıldığı asit veya baz katalizi.

Sistitis kataralis : İdrar torbasının nezlevi yangısı.

Sözlük katalog : Temel ve ek bütün fişlerin tek bir abecesel düzen içinde yer aldığı fiş katalogu.

Stomatitis kataralis : Nezlevi ağız yangısı.

Tema kataloğu : Bestelerin ya da uzun bestelerde belli bölümlerin başlangıç temalarını belirten katalog.

Temel katalog : Yıldızların konsayılarını, parlaklık ve uzaklık gibi temel öğelerini topluca veren cetveller kitabı.

Toplu katalog : Dermesi ayrı ayrı yerlerde bulunan bir kitaplığın ya da birden çok kitaplığın dermelerini bir arada gösteren katalog.

Uterus biyopsi katateri : Döl yatağı biyopsi katateri.

Yalın katalog : "Bakınız", "ayrıca bakınız" fişleri bulunmayan katalog.

Yayınevi kataloğu : Yayınevlerinin çıkarttıkları kitabı tanıtmak amacıyla düzenledikleri katalog.

Yazar kataloğu : Yazar adlarına göre çıkarılan fişlerin ya da temel fişlerin abecesel düzende sıralanmalarıyle oluşan katalog, bk. yazar fişi, temel fiş.

Yıldız kataloğu : Yıldızları herhangi bir sırada düzenleyip, onlara ilişkin değerler veren cetvelleri toplayan kitap.

Zigler katalizörü : Geçiş metallerinin periyodik çizelgenin IV-VIII gruplarından, hidrür veya alkil metallerinin ise I, II, III gruplarından olabildiği, bir geçiş metali halojenüründen, bir metal hidrürden veya basınçla elde edilen, etilenin doğrusal polietilene ve polipropilenin kristalimsi polipropilenen sterospesifik polimerleştirilmesinde kullanılan, çoğunlukla bir kimyasal kompleks olan bir tür sterospesifik katalizör.

Alfabetik katalog : Eserleri yazarların soy adlarına veya adlarına göre sıraya sokan katalog.

Asit katalizör : Kimyasal reaksiyonları hızlandıran veya sentetik reçinelerin sertleştirilmesinde kullanılan organik veya inorganik asitler ile bunların tuzları.

Katabolizma : Yadımlama.

Katafalk : Önünden geçilerek kendisine saygı gösterilmek istenen ölünün tabutunun konulması için yapılmış yüksek yer.

Katafot : Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör.

Katakofti : Klasik Türk müziğinde 8/8'lik bir usul.

Katakomp : İlk Hristiyanların kayaları oyarak veya yer altını kazarak uzun dehlizler biçiminde yaptıkları, ölülerini gömdükleri veya tapınak olarak kullandıkları mezarlık.

Katakulli : Yalan dolan, oyun, tuzak, düzen.

Katalanca : İspanya'nın kuzeydoğusunda Katalan topluluğunun konuştuğu dil. Bu dille yazılmış olan.

Katalepsi : İradenin yitimi, dış etkilere karşı duygunluğun ortadan kalkması ve hareket organlarına verilen herhangi bir durumun olduğu gibi sürüp gitmesiyle beliren sendrom.

Kataleptik : Katalepsi ile ilgili. Katalepsiye tutulmuş.

Katalitik : Katalizle ilgili, kataliz niteliğinde olan. Katalitik soba.

Katalitik soba : Tüp gaz ile çalışan, ısıtma amacıyla kullanılan bir soba türü, katalitik.

Kataliz : Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi.

Katalizör : Kimyasal tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini molekül yapısını değiştirmeden sağlayan, katalitik etkiye yol açan madde.

Katalog : Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist. Kitabevi, yayınevi, kurum vb. kuruluşların yayınlarını, ürettikleri malları, eşyaları tanıtan, gösteren liste veya kitap, fihrist.

Kataloglama : Kataloglamak işi.

Kataloglamak : Kitaplıktaki veya belli bir daldaki gereçleri yer numarası, bibliyografik kimlik vb. bakımından tespit etmek.

Katalpa : İki çeneklilerden, yaprakları çok iri ve kalp biçiminde, çiçekli bir süs bitkisi (Bignonia catalpa).

Katar : Tren. Bir arada giden veya uçan hayvan dizisi. Taşıt dizisi.

Katarakt : Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu.

Katarlama : Katarlamak işi.

Katarlanmak : Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek.

Katavaşya : Göçücü balıkların kışa doğru Karadeniz'den Akdeniz'e geçmesi, anavaşya karşıtı.

Sürat katarı : Hat üzerinde belli duraklarda duran, her yerde durmayan tren.

Turna katarı : Arka arkaya ve teker teker dizilmiş durumda olan turna kümesi.

Yük katarı : Yük treni.

Diğer dillerde Kata anlamı nedir?

İngilizce'de Kata ne demek ? : kata