Ketches türkçesi Ketches nedir

  • İki direkli yelken kayığı.
  • Keç.
  • Ketch.
  • İki direkli yelkenli.
  • İki direkli yelkenli gemi.

Ketches ile ilgili cümleler

English: He sketches the outline of the machine.
Turkish: O, makinenin ana hatlarını kısaca anlatır.

English: Ali looked at Mary's sketches.
Turkish: Ali Mary'nin taslaklarına baktı.

English: Let me see your sketches.
Turkish: Senin skeçlerini göreyim.

English: The end of which there were two little sketches of rhetoric and logic, the latter finishing with a specimen of a dispute in the Socratic method.
Turkish: Onun sonunda konuşma sanatı ve mantık ile ilgili , Socrates metodunda herhangi bir anlaşmazlık örneği ile biten ikincisinin sonunda iki küçük skeç vardı.

English: Show me your sketches.
Turkish: Çizimlerini bana göster.

Ketches ingilizcede ne demek, Ketches nerede nasıl kullanılır?

Sketches : Taslağını çizmek. Kroki yapmak. Kabataslak çizmek. Taslağını yapmak. Kabaca açıklamak. Eskizini çizmek.

Sketched : Kabaca açıklamak. Taslağını çizmek. Eskizini çizmek. Kabataslak çizmek. Kroki yapmak. Çizilmiş. Kabataslak çizilmiş. Taslağını yapmak.

Sketcher : Desinatör.

Sketchers : Desinatör. Eskiz çizen kimse. Çizi ressamı.

Unsketched : Resmedilmemiş. Taslak edilmemiş. Çizilmemiş.

Farcical sketch : Güldürüyü temel alan kukla oyun betiği. Kukla güldürüsü.

 

Diagrammatic sketch : Şematik kroki.

Action sketch : Canlıresimde, filmi oluşturan olguların evrelerini gösteren kabataslak resimlerden oluşan dizi. Olgu taslağı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Biographical sketch : Hayat hikayesinin özeti.

Ketchups : Domates sosu. Ketçap.

İngilizce Ketches Türkçe anlamı, Ketches eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ketches ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Yawls : Filika. Gemi filikası. Yole. Küçük filika.

Schooner : Uzun içki bardağı. Büyük şarap bardağı. Golet. Bira bardağı. Özellikle sherry içilen büyükçe kadeh. Gulet. Uşkuna. Büyük bardak.

Domicile : Yerleştirmek. Ödemek (poliçe). Oturmak. Ödemek. İkamet ettirmek. Yerleşmek. İkametgah. Oturma yeri. Yasal konut. Ev.

Yawl : Yole. Gemi filikası. Gemi sandalı. Küçük filika. Yelkenli. Filika.

Home : Bakımevi. Hedeflemek. Yuvasına dönmek. Sinyallere göre yönelmek. Melce. (kuş) yurda dönmek. Yurda dönmek (kuş). Özerklik. Ev. Yerleştirmek.

Cookhouse : Yemek pişirmek için kullanılan yer. Gemi mutfağı. Küçük kamara. Mutfak yapısı.

Schooners : Büyük bira bardağı. Büyük bardak. Uşkuna. Gulet. Bira bardağı. Büyük şarap bardağı. Özellikle sherry içilen büyükçe kadeh. Uskuna. Golet.

Room : Pansiyon. Apartman. Yer. Oturmak. Ç.daire. Fırsat. Neden. Olanak. Mahal. Mekan.

Sailing vessel : Yelkenli (gemi). Yelkenli gemi. Sefer yapan gemi.

Ketch : İki direkli yelkenli yat.

Ketches synonyms : ship's galley, dwelling house, dwelling, yawling, habitation, caboose, galley, brig, brigs, kitchenette, sailing ship, abode.

Ketches zıt anlamlı kelimeler, Ketches kelime anlamı

Ketches antonyms : uncarved.