Khan türkçesi Khan nedir

  • Yol üstü konaklama yeri.
  • Hakan.
  • Emir.
  • Han.
  • Kağan.
  • Kaan.
  • Kervansaray.
  • Ortaçağda moğol veya türk hükümdar.
  • Orta asya'da hükümdar veya rütbeli adam.

Khan ile ilgili cümleler

English: She wanted him to live with her in Arkhangelsk.
Turkish: Onunla birlikte Arkhangelsk'te yaşamasını istedi.

English: For him, the arctic climate of Arkhangelsk was hell on earth, but for her, who had grown up in this region, Arkhangelsk was heaven on earth.
Turkish: Onun için, Arhangelsk'in arktik iklimi yeryüzündeki cehennemdi, ama o bölgede büyüyen diğeri için Arhangelsk yeryüzündeki cennetti.

English: Kublai Khan established the Yuan Dynasty in 1271.
Turkish: Kubilay Han Yuan Hanedanı'nı 1271 yılında kurmuştur.

English: Kublai Khan is the grandson of Genghis Khan.
Turkish: Kubilay Han Cengiz Han'ın torunudur.

English: Mr. President, my name is Khan and I am not a terrorist.
Turkish: Sayın Başkan, benim adım Khan ve ben bir terörist değilim.

Khan ingilizcede ne demek, Khan nerede nasıl kullanılır?

Genghis khan : (d.1162-1227) moğolistan imparatorluğu'nun kurucusu. Cengiz han.

Khanate : Hanlık.

Khanate of bukhara : Buhara hanlığı.

Khanates : Hanlık.

Khans : Orta asya'da hükümdar veya rütbeli adam. Kervansaray. Kağan. Emir. Kaan. Ortaçağda moğol veya türk hükümdar. Han. Hakan. Yol üstü konaklama yeri.

 

Astrakhan : Karakul. Karagül. Astragan.

Astrakhan khanate : Astrahan hanlığı.

Backhanded : Elin tersiyle yapılan (vuruş). Sola yatık yazı. Sinsice. İki anlamlı. Elin tersiyle yapılan vuruş. Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Belirsiz. Elin tersiyle yapılan. Kapalı. Sola yatık (yazı).

Backhanded compliment : Eleştiri niteliğinde iltifat.

Backhands : Teniste el-arkası vuruş. Bekhent. Ters vuruş. Elinin tersiyle. Sola yatık el yazısı. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Sol vuruş.

İngilizce Khan Türkçe anlamı, Khan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Khan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lodging : Konut. İskan. Kalacak yer. Kiralık ev. İnsanların oturması için yapılıp düzenlenen yer. Konaklayış. Pansiyon. Konut olarak kullanılan oda. Kalacak yer (geceyi geçirmek için).

Captive : Mahpus. Rehine. Kapatılmış. Köle. Savaş esiri. Kısıtlanmış. Mahkum. Tutsak. Esir.

Command : Cimnastikte, alıştırmaları yaptırmak için verilen kısa emirler. Kontrol etmek. Yönetim. Bilgisayar, jimnastik alanlarında kullanılır. Emretmek. Emir vermek. Hakim olmak. Yetki. Komut.

Inns : Konak. Meyhane. Otel. Misafirhane. Konaklama yeri.

 

Hostels : Öğrenci yurdu. Pansiyon. Yurt.

Biddings : Emretme. Buyruk. Buyurma. Teklif. Fiyat verme. Teklif verme. Buyurulan şey.

Commandments : Allah'ın emri. Buyruk.

Hostelry : Otel. Pub. Küçük han. Konakçı.

Appointment : Randevu. Atama. Buluşma. Tayin. İş. Atanılan makam. Memuriyet. Görev.

Khan synonyms : swayer, caravan inn, ameer, decision, commandment, auberges, caravansary, caravanserai, caravansaries, chams, sultan, auberge, becks, emperor, behests, ruler, inn, hostel, serai, public house, khans, ameers, commanding, rest house, amirs, hostelries, bidding, amir, lodge, cham, hosteling, behest.

Khan ingilizce tanımı, definition of Khan

Khan kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A governor. An Eastern inn or caravansary. So called among the Tartars, Turks, and Persians, and in countries now or formerly governed by them. A chief. A prince. A king.