Khanates türkçesi Khanates nedir

Khanates ingilizcede ne demek, Khanates nerede nasıl kullanılır?

Khanate of bukhara : Buhara hanlığı.

Uzbek khanate of bukhara : Buhara özbek hanlığı.

Astrakhan khanate : Astrahan hanlığı.

Khanate : Hanlık.

Gymkhana : Spor araba yarışı. Atletizm yarışması. Yerel spor karşılaşması. Yarış. Atların yarış için toplanmaları. Yarış alanı.

Backhanded : Sinsice. Elin tersiyle yapılan vuruş. Elin tersiyle yapılan. Sola yatık (yazı). Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Sola yatık yazı. Belirsiz. İki anlamlı. Kapalı. Elin tersiyle yapılan (vuruş).

Backhanded compliment : Eleştiri niteliğinde iltifat.

Gymkhanas : Atların yarış için toplanmaları. Yarış alanı. Atletizm yarışması. Spor araba yarışı.

Astrakhan : Karagül. Astragan. Karakul.

Backhand : Oyuncunun soluna gelen topa el sırtı dışa dönük durumda yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Ters vuruş. Oyuncunun soluna gelen topa yaptığı vuruş. [solak oyuncunun sağına gelen topa yaptığı vuruş]. Tenis, masa tenisi alanlarında kullanılır. Elin tersi öne gelecek şekilde yapılan vuruş. Teniste el-arkası vuruş. Sol vuruş. Bekhent. Elinin tersiyle. Sola yatık el yazısı.

İngilizce Khanates Türkçe anlamı, Khanates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Khanates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Situation : Memuriyet. Durum. Görev. Halet. Hal. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. İş. Konum. Ekmek kapısı.

Position : Hayvanlardan radyolojik görüntü alınırken belirli bir organ ve bacaklar için istenen duruş biçimi. vaziyet. Yerini belirlemek. Görüş. Vücudun, herhangi bir bölümü üzerinde, alıştırma için aldığı biçim. Bir nesnenin seçilen bir başvuru noktasına, eksenine ya da eksenlerine göre yeri. Koymak. Durum. Hal. Vaziyet. Duruş.

Place : Basamak. Yazdırmak. Sıra. Anımsamak. Yer. Mahal. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Yerleşim yeri. Ev. İş.

Spot : Beneklemek. Lekelenmek. Alacalamak. Benek yapmak. Yerleştirmek. Yerine koymak. Her tür tecimsel işlemin peşin para karşılığı, günü içinde yapılması. Bilgisayar, uzay, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Tanımak. Fark etmek.

Post : Posta. Afişe etmek. İlan yapıştırmak. Postalamak. Sonrası. Sonraki. Vazifelendirmek. Sonra. Posta ile göndermek. Makam.

Billet : Konaklama yeri. Yerleştirmek. Çelik çubuk. Not. Konak yeri. Ödev. Kütük. Pusula. Baraka. Kışla.

Berth : Rıhtıma bağlamak. Açıklık. Yatak yer vermek. Limana girmek. Yatak. Demir yeri. Gemici ranzası. Rıhtıma yanaşmak. Görev. Yatacak yer bulmak.

Death instinct : Ölüm içgüdüsü.

Office : Ajans. İş. Bakanlık. Memuriyet. Görev. Hizmet. Makam. Ticarethane. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Büro.

Khanates synonyms : khanate, urge, death wish, impulse.