Khanate türkçesi Khanate nedir
Khanate ingilizcede ne demek, Khanate nerede nasıl kullanılır?
Khanate of bukhara : Buhara hanlığı.
Uzbek khanate of bukhara : Buhara özbek hanlığı.
Astrakhan khanate : Astrahan hanlığı.
Khanates : Hanlık.
Gymkhana : Yarış alanı. Spor araba yarışı. Yarış. Yerel spor karşılaşması. Atletizm yarışması. Atların yarış için toplanmaları.
Backhanded compliment : Eleştiri niteliğinde iltifat.
Backhanded : Elin tersi öne doğru olduğu halde yapılan. Elin tersiyle yapılan. Elin tersiyle yapılan vuruş. Belirsiz. Sola yatık yazı. Sola yatık (yazı). Sinsice. Kapalı. Elin tersiyle yapılan (vuruş). İki anlamlı.
Genghis khan : Cengiz han. (d.1162-1227) moğolistan imparatorluğu'nun kurucusu.
Khans : Yol üstü konaklama yeri. Ortaçağda moğol veya türk hükümdar. Han. Kervansaray. Kağan. Kaan. Emir. Orta asya'da hükümdar veya rütbeli adam. Hakan.
Gymkhanas : Yarış alanı. Atletizm yarışması. Spor araba yarışı. Atların yarış için toplanmaları.
İngilizce Khanate Türkçe anlamı, Khanate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Khanate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Place : Yerleştirmek. Sıra. Anımsamak. Basamak. Statü. Kim olduğunu çıkarmak. Vermek (para). Yazdırmak. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası.
Office : Devlet dairesi. İma. Yazıhane. Atölye. Büro. Sorumluluk. Dini tören. Ajans. Kiler. Bakanlık.
Post : Postalamak. İlan yapıştırmak. Sonraki. Direk. Vazifelendirmek. Afişe etmek. Bilgi vermek. Posta ile göndermek. Bildirmek. Posta.
Domain : Beylik arazi. Etki alanı. İlgi alanı. Çalışma alanı. Ülke. Arazi. Etkinlik alanı. Çevre. Memleket. Malikane.
Position : Oyuncuların alanda yer alış durumu. Görev. Sav. Rütbe. Vaziyet. Yerini belirlemek. Memuriyet. Mevki. Görüş. Yerleştirmek.
Berth : Limana girmek. Rıhtıma yanaşmak. Gemici ranzası. Görev. Yatacak yer bulmak. Palamarla bağlamak. Demir yeri. Yatak. Açıklık. Rıhtıma bağlamak.
Billet : Konak yeri. Yerleştirmek. Baraka. Pusula. Konaklama yeri. Ödev. Kışla. Kütük. Konaklatmak. Not.
Land : Ülke. Kişisel arazi. Vatan. İniş yapmak. Kara. Memleket. İnmek. Alan. Aynı türden toprak parçası.
Demesne : Mülk. Mıntıka. Taşınmaz mal. Etki alanı. Emlak. Devlet veya hükümdara ait topraklar. Miri arazi. Malikane. Serf veya özgür çiftçiye ait olmayan lord toprağı.
Khanate synonyms : khanates, situation, spot.
Khanate ingilizce tanımı, definition of Khanate
Khanate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dominion or jurisdiction of a khan.

Bu kısımda Khanate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Khanate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Khanate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Khanate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.