Kişisel nedir, Kişisel ne demek

Kişisel; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî

"Kişisel" ile ilgili cümle

  • "Bu özü susma ile tanımlamak pek kişisel, rastgele bir yargı kurmak oluyor." - N. Uygur

Felsefi anlamı:

Tek kişiye özgü, bireye ilişkin olan.

Kişiye ilişkin olan.

Hukuki terim anlamı:

şahsî, ~ durumlar: ahvâl-i şahsiyye. ~ durumlar kütüğü; ahvâl-i şahsiyye sicilli, nüfûs sicilli (bk. kişiler, kişi durumları kütüğü). ~ hak: şahsî hak. ~ sonuçlu babalık arancı (dilemi) : ahvâl-i şahsiyyeye müteallik neticeleriyle babalık da’vâsı, şahsî neticeleriyle babalık da'vâsı. katlandırım hakkı: şahsî irtifak hakkı.

İngilizce'de Kişisel ne demek? Kişisel ingilizcesi nedir?:

personal

Kişisel kısaca anlamı, tanımı:

Kişisel sergi : Sadece bir sanatçının eserlerinin yer aldığı sergi.

Kişi : Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek. Eş, koca.

Kişiselleştirme : Kişiselleştirmek işi.

İlişkin : İlgisi, ilişiği olan, bağlı, ilgili, ait, merbut, müteallik.

Şahsi : Kişisel.

Kişisel ağ sunucusu : (KAS)

 

Kişisel bildirge : Dar yükümlülükle bağımlı gerçek kişilerin yasalarına göre düzenleyerek vergi dairelerine verecekleri bildirge.

Kişisel bilgisayar :

Kişisel borçlanım : Bir kişinin bir başka kişiye ilişkin olan borcu alacaklısına karşı yüklenmesi. Kişinin borçlu adına borçlanımda bulunması.

Kişisel dava : Suçtan zarar görenin, savcının katılması zorunluğunu duymaksızın kendi başına açtığı dava.

Kişisel denetim : Bireydeki iç ve dış bulaşma sonucu nefes, gaita ve giysi yoluyla yayınlanan ışınımın kişisel dozölçerle belirlenmesi.

Kişisel dilgi :

Kişisel dozölçer : Bireyin alabileceği soğrulmuş doz ya da doz eşdeğerini belirlemeye yarayan ve vücut üzerinde taşınabilecek biçimde tasarımlanmış dozölçer.

Kişisel gelenek : Toplumun benimsemediği kişilerce oluşturulan gelenek türü. bk. gelenek, krş. toplumsal gelenek.

Kişisel gelir : Millî gelirden sosyal güvenlik katkıları (sosyal güvenlik prim kesintileri), kurumlar vergisi, dağıtılmayan kurum kârları düşülüp transferlerin eklenmesiyle bulunan ve bir ülkede o ülke vatandaşlarının genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde gelir vergisi öncesi ellerine geçen toplam gelir. krş. harcanabilir gelir

Kişisel ile ilgili Cümleler

 
  • Kişisel aşk diye bir şey yok genel aşk var ve bu benim hoşuma gitti, gidiyor, gidecek.
  • Kişisel bilgisayarın benimki ile aynı.
  • Bu kişisel bir şey değil, Dan. Ben sadece işimi yapıyorum.
  • Kişisel bilgilerimi daha iyi korumalıydın bu senin en büyük hatan.
  • Bazı şeyler kişiseldir.
  • Troy kişisel kazancı için konumunu kullanır.
  • Kişisel bilgisayarını yalnız başına kullabilir.
  • Hiçbir kişisel çek kabul edilmeyecektir.
  • Ben kişisel olarak ilgilenmiyorum artık.
  • Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.
  • Kişisel bilgisayarın gelişmesi insanların çalışma tarzında, yaşama tarzında ve birbirleriyle etkileşime girme tarzında devrim yapmıştır.
  • Ağrı tamamen kişisel bir duygudur.
  • O, onun kişisel yaşamı hakkında hiçbir şey bilmek istemiyordu.
  • Kişisel bakım yapmaya, her gün tıraş olmaya fırsatım olmadı.

Diğer dillerde Kişisel anlamı nedir?

İngilizce'de Kişisel ne demek? : adj. personal, private, individual, singular, closet, intimate

pron. self

Fransızca'da Kişisel : personnel/le

Almanca'da Kişisel : adj. individuell, personal, personell, persönlich

Rusça'da Kişisel : adj. людской, личный, персональный