Kidney türkçesi Kidney nedir

Kidney ile ilgili cümleler

English: How much do you think I can get for my kidney?
Turkish: Böbreğim için ne kadar alabileceğimi düşünüyorsun?

English: Tom was diagnosed with kidney cancer in 2013.
Turkish: 2013 yılında Tom'a böbrek kanseri teşhisi kondu.

English: I had a kidney stone.
Turkish: Bir böbrek taşım vardı.

English: Ali gave Mary his kidney.
Turkish: Ali Mary'ye böbreğini verdi.

English: I have kidney trouble.
Turkish: Böbrek sorunum var.

Kidney ingilizcede ne demek, Kidney nerede nasıl kullanılır?

Kidney bean : Barbunya. Fasulye. Börülce. Bir tür barbunya fasulyesi.

Kidney cancer : Kötücül böbrek hastalığı. Böbrek kanseri.

Kidney fat : Böbrek yağı. Böbrek ve böbrek dokularının etrafını çevreleyen yağ dokusu.

Kidney machine : Böbrek makinesi. Böbrek makinası. Böbreğin yerine çalışan cihaz. Diyaliz makinesi.

Kidney pelvis : Renal pelvis.

Kidney recipient : Böbrek bağışlanmış olan kişi (tıp veya medikal terimi). Böbrek alıcısı.

Kidney worm : Dioctophyma renale. Eustrongylus gigas, strongylus gigas, strongylus renalis, dev böbrek solucanı, böbrek kurdu.

Kidney vetch : Parmak şeklinde tohum zarfları olan avrasya bitkisi (önceden böbrek hastalıklarını tedavi etmek için kullanılan).

 

Kidney shaped : Böbrek şeklinde.

African green monkey kidney cell line : Vero. Afrika yeşil maymun böbrek hücresi hattı.

İngilizce Kidney Türkçe anlamı, Kidney eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kidney ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Codger : Antika adam. Moruk. Tuhaf adam. Pinpon. Garip.

Adrenal gland : Omurgalı hayvanlarda böbrek üstünde bulunan, kan basıncına ve sempatik sinir sistemine etki yapan hormonları salgılayan, dış kısmı adrenal korteksi, iç kısmı adrenal medullayı oluşturan bir çift iç salgı bezi. adrenal bez, surrenal bez, suprarenal bez. Böbreküstü. Adrenal bezi. Sürrenal bez. Böbreğin üst kısmında bulunan ve hayat için gerekli olan birçok hormon salgılayan, böbreklerin ön ucu iç tarafında, dışta adrenal kabuk, içte adrenal öz denilen farklı iki bölümden oluşmuş iki küçük bez, sürrenal bez, suprarenal bez, adrenal bez, glandula suprarenalis. Böbreküstü bezi. Suprarenal bez. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Böbrek üstü bezesi. Omurgalı hayvanlarda böbreklerin hemen üstünde bulunan kan basıncına ve sempatik sinir sistemine etki yapan hormonları salgılayan, dış kısmı adrenal korteksi, iç kısmı adrenal medullayı oluşturan bir çift iç salgı bezi, adrenal bez, sürrenal bez, süprarenal bez.

Renal : Böbreğe ait. Renal. Böbrekle ilgili, böbreğe ait olan, nefrik. Böbrek (ile ilgili). Böbreklere ait. Böbreksel. Böbrek adenomu.

Constitutions : Kurma. Yapı. Anayasalar. Bünye. Oluşturma. Anayasa. Karakter. Yaradılış. Meydana getirme.

Bird : Kuş. Adam. Roket. İnsan. Uzay gemisi. Uydu. Kız. Aves sınıfından yumurtlayan, akciğerli, sıcak kanlı, vücudu tüylerle örtülü, gagalı, iki ayaklı, iki kanatlı, uçucu hayvanların ortak adı. Manita.

 

Excretory organ : Boşaltım organı. Boşaltım kılganı. Boşaltım sisteminde boşaltım görevini yapan böbrek, mesane gibi organlar. ekskresyon organı.

Birth : Başlangıç. Doğum. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Nesil. Kaynak. Veladet. Doğuş. Doğma. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı.

Habits : Alışkanlıklar. Uzun süre içindeki yinelenmeler sonunda özdevimselleşen bilinçsiz ya da bilinçli davranışlar. Yaşam biçimi. Alışkanlık. Bağımlılık. Elbise. Kafa yapısı. Kıyafet. Adetler.

Births : Doğma. Nesil. Doğurma. Yavrulama. Kaynak. Doğuş. Köken. Doğum. Doğumlar.

Kidney synonyms : vena renalis, urinary organ, urinary tract, venae interlobulares renis, uriniferous tubule, venae renis, arcuate vein of the kidney, vena arcuata renis, renal pelvis, unsubdivided, arcuate artery of the kidney, pans, character, antipodes, eccentrics, liver, humors, lung, customers, eccentric, characters, bloodlines, temperaments, cuss, pelvis, customer, bloodings, cusses, metaled, ascendance, adrenal, custom, renal vein.

Kidney zıt anlamlı kelimeler, Kidney kelime anlamı

Compound : Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bileşik. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Birleşik. Birkaç elementden yapılmış madde.

Kidney ingilizce tanımı, definition of Kidney

Kidney kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A glandular organ which excretes urea and other waste products from the animal body. A urinary gland.