Kidneys türkçesi Kidneys nedir

Kidneys ingilizcede ne demek, Kidneys nerede nasıl kullanılır?

Kidney bean : Fasulye. Bir tür barbunya fasulyesi. Barbunya. Börülce.

Kidney cancer : Kötücül böbrek hastalığı. Böbrek kanseri.

Kidney fat : Böbrek ve böbrek dokularının etrafını çevreleyen yağ dokusu. Böbrek yağı.

Kidney machine : Böbrek makinası. Böbreğin yerine çalışan cihaz. Diyaliz makinesi. Böbrek makinesi.

Kidney pelvis : Renal pelvis.

Kidney transplant : Yetersiz olan böbreğin sağlıklı böbrek ile değiştirildiği cerrahi ameliyat. Böbrek nakli. Böbrek aktarması. Böbrek transplantı.

Kidney stone : Böbrektaşı. Böbrek kumu. Böbrek taşı.

African green monkey kidney cell line : Vero. Afrika yeşil maymun böbrek hücresi hattı.

Kidney transplantation : Böbrek transplantasyonu. Böbrek nakli.

Kidney ureter and bladder : Kub (anatomi terimi). Böbrek üreter ve idrar torbası. İdrar yollarını oluşturan üç ana yapıya ilgili olan.

İngilizce Kidneys Türkçe anlamı, Kidneys eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kidneys ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Benefaction : Nimet. Hayır işine bağışlanan para. Yardım. İyilik. Hayır işine para bağışlama. İhsan. Hayır. Sadaka. Bağış.

 

Pelvis : Alt karın. Leğen. Havsala. Leğen kemiğinin kapsadığı içbükey boşluk. Küçük leğen. Üreterin böbrek ile birleştiği yerde genişleyen bölgesi. kuyruk sokumu kemiği ile kalça kemiği arasında kalan boşluk. pelvis. Leğen kemiği. İdrar boşluğu. Pelvis.

Cupboard love : Göstermelik sevgi gösterisi. Kişinin kendi çıkarları doğrultusunda bir şeyi elde etmek için gösterdiği sahte sevgi.

Lung : Hava ile soluyan yüksek yapılı hayvanlarda, çift olarak bulunan solunum organı. Akciğer.

Habits : Bağımlılık. Kıyafet. Elbise. Yaşam biçimi. Yapı. Adet. Adetler. Alışkanlıklar.

Metaled : Madensel. Metalik. Madeni. Madde. Metal. Maden. Tıynet. Madenle kaplamak.

Antipodes : Avustralya ve yeni zelanda. Zıtlık. Yerkürenin tam tersindeki yer. Birbirine zıt iki şey. Yeryüzünün aksi tarafında bulunan yer. Taban tabana ters olma.

Suprarenal gland : Böbrek üstü bezi. Adrenal bezi. Süprarenal bez. Omurgalı hayvanlarda böbreklerin hemen üstünde bulunan kan basıncına ve sempatik sinir sistemine etki yapan hormonları salgılayan, dış kısmı adrenal korteksi, iç kısmı adrenal medullayı oluşturan bir çift iç salgı bezi, adrenal bez, sürrenal bez, süprarenal bez.

Renal : Böbrek adenomu. Böbrekle ilgili, böbreğe ait olan, nefrik. Böbreksel. Böbrek (ile ilgili). Renal. Böbreklere ait. Böbreğe ait.

Blood : Soy. Kan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dem. Hayvanlarda vücut boşluğu içinde ya da kapalı damarlar içerisinde dolaşan hücreler ile oksijen, karbondioksit, hormonlar, besin, boşaltım ve bağışıklık maddelerini taşıyan sıvı. omurgalılarda oksijenin ve karbondioksitin taşınmasında görev yapan kırmızı kan hücreleri ile organizmanın savunmasında görev yapan beyaz kan hücreleri ve kanın pıhtılaşmasında görevli olan kan pulcukları ve serumdan oluşur. Kan bağı. Mizaç. Adam öldürme. İlkellere göre insana güç ve dirim veren, ruhu barındıran, kötülüğü uzaklaştıran, pisliği arıtan erginleme törenlerinde, kan kardeşliğinde, büyücülükte, beslenmede önemli yeri olan sıvı. Yapı.

 

Kidneys synonyms : urinary organ, arcuate vein of the kidney, uriniferous tubule, renal pelvis, urinary tract, vena arcuata renis, venae interlobulares renis, venae renis, arcuate artery of the kidney, vena renalis, bloods, favor, habit, nephritic, pans, consideration, renal cortex, livers, constitutions, humors, idiosyncrasies, custom, natures, character, second nature, action, blooding, arteria renalis, renal vein, forgiveness, favour, lungs, kidney.

Kidneys zıt anlamlı kelimeler, Kidneys kelime anlamı

Kind : Takım. Sevecen. Yumuşak başlı. Yürekten. Yardımsever. Nazik. Müşfik. Candan. Cins. İnce.

Unkind : Düşmanca. Şefkatsiz. Zalim. Kaba. Nezaketsiz. İncitici. Düşüncesiz. Sert. Kırıcı. İnsafsız.

Stinginess : Hasislik. Pintilik. Bahilik. Çingenelik. Cimrilik. Sıkılık. Mıhsıçtılık.

Kidneys antonyms : inconsideration, evil, unkindness, thoughtlessness, evilness, mercilessness.